
“İnsanlardan birşey beklemeyin.
Güzel şeylerin hepsi Allah’tan gelir…


“Herkese koşma, yorulusun.
Sonra gelmedin derler.”


“Mesele yaşarken omuz vermekti,
öleni taşımak zaten sünnet…”


“ O gece seni bir rüya beklemiş
ama sen sabaha kadar uyumamışsın.”


“Sevilmekle imtihan olan bir masumdur
Yusuf”
Yakup sever kuyuya düşer,
Züleyha sever zindana.


Sanmayın ki bizim içimiz kan ağlarken sizin dağlarınız da çiçekler açacak ! 🇹🇷

Tacir değilim ,
Gelirsin diye beklemek,seversin diye sevmek gibi
Telaşlarım olmadı…


Yürürsen yakındır,bakarsan uzak…



İçimde işlemediğim suçlar,
Doyuramadığım halde gitmeyen kuşlar var...


Sen kalbi seç,elbise eskir...


Düşünsene;
Hem kuyudasın;
Hemde Yusuf değilsin !


“Biz hep yaralı kuşları sevdik
Sevdikçe iyileştiler,
İyileştikçe uçup gittiler...”


Yapabilseydim,sesini ekerdim saksıya bir çiçek yerine...


Yaşasın ırkımız 🇹🇷


Gideceği limanı bilmeyene hiçbir rüzgardan hayır gelmez.


Bir gözleri var ömre bedel 👀👀


Siyaha gönlünü verirsen,
Gökkuşağında aklın kalmaz...


Ben hiç konuşmadım ,o ise hiç dinlemedi...



Herkes kusurları ile kusursuzun peşinde...


Bir çiçeğe koşarken bütün bahçeyi ziyan ettik.


Susamak ile susmak çok benzerdir,
Birinde dilin, diğerinde yüreğin kurur...


Burası bozkır,burada aşklar hep yarım kalır...


Çiçeği iyi niyet olanın,bahçesi çürümez.


Ben yeni aşklar gibi değil eski aşklar gibi yaşamak istedim oysa.
Yeniler sevmeyi bilmez.
Eski dilde seveyim istedim...



Biliyorsun ya,
Susarak yaşamak zorundayım seni...


Bazen öyle hasretler vardır ki kavuşmaktan zevklidir.

“ Tehlikeli sayılmam artık.
Kalbimi kalın bir kitbın arasında kuruttum.”

Vazgeçtim ! Sen Ekim’ de gel.
Eylül’de herkes geliyormuş.


Yıkılmak binaya mahsus bir şey değil ki Züleyha.
Bir insanın,bir cümle ile yıkıldığını gördüm ben.


“ Bana sırtını dönüp gidebilirsin,ama yazgından kaçamazsın.”


Ben ne kadar öbür çiçekleri denesem
Seninki gül oluyor aralarında...


“ Sen yine de; koparılsa da kokusunu avuçlar da bırakan çiçek gibi ol...
