




Sevmek kalbe iyi gelir. İnsan sevince bir yüreği olduğunu hisseder. Vicdanın varlığını farkeder. Sevince iyilik kapıları aralanir adeta. Kalbi yaşatan her iyi şey sevgiden sonra gelir çünkü. Birini sevdiğiniz zaman gözlerinizin içi güler. Sanki o sevgi hayatınızın anlamı olmuştur. Fedakar olmayı, sabırlı ve anlayışlı olmayı öğrenirsiniz. Çünkü sevmek kaybetmekten korkmak demektir. Bu yüzden tüm bunları farkında olmadan öğrenmeye başlarsınız. Hatta yaşantınıza katmaya. İki insanı birbirlerine bağlayan ne de güzel bir köprüdür. Aşk denen o histe kaybolmaya, kendinizden çok onu düşünmeye başlarsınız. İçinizi ısıtan tebessümü, avuç içlerinizi terleten bakışları, çocuksu masum halleri, olgun tavırları, aklınızdan bir an çıkmamaya başlar. Her şey bir yana o bir yanadır artık. Her derdinizi, mutluluğunuzu onunla paylaşmayı ve ona dair her şeyi bilmeyi istersiniz. Bakışlarında ki manayı, ses tonunda ki hüznü ya da sevinci, kızgın zamanlarında nasıl davranmaniz gerektiğini sadece siz bilmek istersiniz. En sevdiği yemekten tutun, sabahları nasıl uyanmak istediğine, gece yatağa yattığında düşündüklerine, onu en sevindiren en üzen şeye, çok özlediği bir hisse, ettiği dualara ve çocukluğuna varana kadar her şeyini ezberlemek ve bir tek siz bilmek istersiniz. Çünkü ona dair hiç bir şeyi hiç kimseyle paylaşmak istemezsiniz. Onu sıkı sıkıya sahiplenmeyi ‘sadece benim’ diyebilmeyi dilersiniz. Kıskanarak seversiniz evet. Bazen çok sıkarak belki de. Fakat seversiniz işte. Gökyüzünün mavisi kadar, yeryüzüne düşmüş tüm yağmur tanelerinin sayısı kadar ve canınızdan bir parça kadar seversiniz. Sevmek güzel şey. Uzak yahut yakın farketmeden yüreğinizi ısıtması çok güzel şey! Aşka yenilebiliriz. Aşk’la yenilebiliriz.
