Über uns
  • Backgammon (Lieblingsspiel)
Fotos
  • Nilay
  • Nilay
  • Nilay
  • Nilay

    😂😂😂

    Nilay
  • Nilay

    (...) "aşure olmak" diye bir deyim vardır; karışmak, karıştırılmak, ne diyeceğini şaşırmak anlamında kullanılır...

    Oysa aşure; sen bana ne eklersen ekle, ben sana tadımı bozmam, hatta daha da güzelleşirim demektir. Acını ekle, tatlını ekle, mayhoşunu ekle, hatta tadsızını ekle; ben gene de tatlanırım sana demektir.

    Aşure; neyim var deme, neyin varsa onu getir, onunla gel. Ben sana sende olanlarla da "tad" olurum demektir. Yırtığınla, söküğünle, eksiğinle gel; ben sana her halinle "tam" olurum demektir...

    İşte hakiki sevdalar o yüzden biraz da aşureye benzer; kalp damağa, damak kalpten gelen her türlü tada; kucağını en büyük açar... üstadın kalemine sağlik nede güzel anlatmış gercek sevdayı....

    Nilay
  • Nilay
  • Nilay

    düşünve tohumunum aslındaa nekadar güçlü olduğunu unutmayin......

    Nilay
  • Nilay

    Uyuma Bu diyarda mevsim kış. Uyursan geriye dönüşü olmaz. Hadi tut elimi. Güneşin doğduğu yere gidelim. Gidelim ki gülümsemen hiç solmasın. Bırak elindeki günübirlik hayalleri. Onlar sadece aldatmacadan ibaret. Sana yük olmaktan başka bir işe yaramıyorlar. Bırak ki gitmemiz gereken yere gidebilelim. Gidelim ki sen hep böyle gülümse. Hep gülümse…"

  • Nilay
  • Nilay
  • Nilay
  • Nilay
  • Nilay

    Bazı insanlar vardır hayatınıza dokunan,bir mucize gibi tam da ihtiyacınız olduğu anda cıkıp gelen ve hayat akısınızı değiştiren..!

    Aslında o insanlar, tesadüf eseri girmiyorlar hayatlarımıza… Her şeyin bir sebebi olduğu gibi, hayatınıza eli değen tüm insanlar ayna görevi görüyorlar bir nevi… 

    evet bazı insanların çok ayrı bir yeri var

    yaşam yolculuğumda… Birden giriverdiler hayatima belki de en doğru zamanda… Kimileriyle hukukum çok uzun yıllara dayansa da, yıllar çok şey ifade etse de,

    kimileriyle de aslında bir günün bile ,içinde belki de bir çok yılı barındırdığını öğrendim… Ve neye inanıyorsanız inanın ya da inanmayın, ister Evren deyin, ister Tanrı, ister Yaradan, isterseniz de Allah deyin ya da hiç bir sıfat yüklemeyip sadece yaratıcı bir güç deyin, işte O size tam yüreğiniz gibi insanlar yolluyor…

    Vee Yeni tanıştığınız biri size, sanki kırk yıllık bir dostmuşsunuz gibi bir his ve enerji yükleyebiliyor… Bazen hiç konuşmasanız da, o özel insanlar yüreğinizdekileri ve aklınızdakileri okuyor ve resmen bir hızır gibi yetişiyorlar size, ki siz hiç bir şey söylemeyip imdat butonuna basmasanız bile… Bu gerçekten oluyor Nasıl oluyor bilmiyorum ama oluyor işte… 

    Arka planda çalışan ve bizim asla tahmin bile edemeyeceğimiz mükemmel işleyen bir sistem var aslında… Her birimiz için ayrı ve düzenli çalışan bir entegre sistem… Ve sizin kişisel sisteminize uymayan insanlar, otomatik olarak devre dışı kalıyorlar bir süre sonra..! Sizin gönül bahçenizde ‘ asıl olanlar’ kalıyorlar zamanla… Belki de bir nevi koruma ve korunma yöntemi Yaradan’dan biz insanlara…

    Sizi ‘siz’ olduğunuz için kabul eden, yargılamayan, afra tafra kapris yapmayan, günümüzün popüler deyimiyle ‘trip’ atmayan =) , iyi günde olduğu kadar kötü gününüzde de her daim yanınızda olan, yüreğinde saf sevgi barındıran, egolarına yenik düşmeyen, kıskançlık ve hasetlikten çatlamayan, mutluluğunuzla mutlu olup, acınızla da acınızı hissedebilen, başarılarınızı takdir eden ve iyi dileklerini yollayan, arada görünmez bir gönül bağının kendiliğinden oluştuğu dostlarınız varsa, hayat ne getirirse getirsin, nereye savurursa savursun, sırtınız bir kere bile yere gelmez bu yaşamda =)

    Böyle özel insanlar varsa sizin de hayatınızda, sımsıkı sarılın onlara ve kendinizi ‘özel’ ve şanslı hissedin bir anlamda… Selam olsun bu satırlarla, mucize gibi gelip hayatlarımıza dokunan insanlara…

  • Nilay
  • Nilay

    

    Ve Güz Geldi Ömür Hanım

    Ve güz geldi Ömür Hanım. Dünya aydınlık sabahlarını yitiriyor usul usul. İnsanın içini karartan bulutların seferi var göğün maviliğinde.

    Yağmur dindi Ömür hanım. Gökyüzü masmavi gülümsedi yine. Doğa aynı oyununu oynuyor bizimle. Umudun ucunu gösteriyor usulca, iyimserliğin ışığını süzüyor mavi atlasından. Ne aldanış! Bulutların rengi mavi-beyaz mıdır, kurşuni külrengi mi yoksa? Gökyüzünü öpmek isterdim Ömür hanım, gözlerimle değil dudaklarımla. Yoruldum bulutları kirpiklerimde taşımaktan. Delilik mi dedin? Kim bilir...Belki de yerde sürünmenin bir tepkisidir bu, ya da ne bileyim bilinçsiz bir aykırı olmak duygusu. Gökyüzü de olmak isteyebilirdim değil mi? Kim ne diyebilir ki?

    Nilay