




Mahsene kapatılmış bir köle gibiyim özgürlüğümün anahtarını bulamıyorum. Çıkmazlardayım sevgili kaçamıyorum tek gerçegi bil seni çok seviyorum Rüzgarla savrulan yaprak gibiyim hep son bahara dönüyor yüregim Eseriri gözlerinin bakamıyorum baktıkca bakıyorbakamıyorum Suskunlugumu boz artık duramıyorum içinde olmadıgın hayaller kuramıyorum Tarihin en büyük şavaşını yaşıyorum aşık olmak aşık ölmek iştiyorum Kaldır artık rafa sebebsiz inadını doldur kadehi koy masaya miyadını kırma sana uçan aşkın kanadını Ayrılık postası kapıya mı dayandı mi içerim sensizligin acısını yudum yudum Saatimi yokluguna beş kala kurdum en güzelgünümde seni buldum koyu günümdebeni ateş gibi kavurdun küllerini mekansız dalgalara savurdun.....

Evet gün yine akşam oldu bulutlar ortadan kayboldu ezan çağrısı kulaklarımda seyreder yalnızlığım kuytu köşeleri kırılır gecenin hazin kalemi yok eder etraflıca bakınan çirkin gözleri Erdi Can Aydemir yazar en içten sözler kimisi dinler anlar kimisi görüp anlamaz,beyhude yakarışlar saçma sapan aldırışlar bi noktamıydı bitiren cümleyi bir virgülmü dinlendiren rüzgarın esintisini.....

Evet gün yine akşam oldu bulutlar ortadan kayboldu ezan çağrısı kulaklarımda seyreder yalnızlığım kuytu köşeleri kırılır gecenin hazin kalemi yok eder etraflıca bakınan çirkin gözleri Erdi Can Aydemir yazar en içten sözler kimisi dinler anlar kimisi görüp anlamaz,beyhude yakarışlar saçma sapan aldırışlar bi noktamıydı bitiren cümleyi bir virgülmü dinlendiren rüzgarın esintisini.....

