
Bütün masallar “Bir varmış bir yokmuş” ile başlar,
“Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine” ile biter.
Bazı hikayeler ise “Neden olmasın” ile başlar,
“Zaten olmayacaktı” ile biter...!


Sesini duymayanlar,
Sessizliğini hiç duymazlar ..!


Çiftler birbirine hayranlıkla bakmalı.
Elmayı soyuşuna,çayı bardağa döküşüne,
saçlarını savuruşuna,odunu yarışına,sobayı yakışına,derinlere dalıp gidişine hayranlıkla bakamıyorsanız demek ki çift olamamışsınız..✔️


Zincirler değildir özgürlüğünü elinden alan.
Ayaklarına vurulan prangayı parçalamakla,
Ellerine vurulan kelepçeleri kırmakla özgür olamazsın.
Özgür olmak istiyorsan ruhunu satma,
Fikirlerini esir etme ...!


Gündüz gözüyle bilemezsin.
Akşamleyin lamba lamba öykü saçar her hane...


Çayını,kahveni,yüreğini soğutma.
Mevsim kış,zaten yeterince soğuk herşey...


İnsanların gençliği ; Hayalleridir,umutlarıdır.
Gençliği geride bırakmakla değil,
hayallerini ve umutlarını kaybetmekle yaşlanır insan..✔️


Sevgisiz geçen zaman-ı hayatın kazası yoktur...!


Yazılmamış mektuplar vardır bazı yüreklerde.
Okunmamış intihar mektupları bazı köşelerde.
Kırılmış hayaller,
Tükenmiş umutlar.
Dolup taşmış kül tabakları masalarda...


Eğer hala dönüyorsa bu kazığından çıkmış dünya,
Yemin ederim ki henüz kirlenmemiş güzel yürekli çocukların hatırına...


İnsan hayatında en büyük pişmanlığı yaşı kadar yaşamadığını anladığı an yaşar...!


Yüreğini yaralamayın bir insanın.
Sadece yürekte kalmaz bu acı.
Yayılır tüm vücuda.
Hücrelerine işler,
Moleküllerine işler.
Kanser mikrobu gibi kemirir insanın içini.
Yüreğini yaralamayın bir insanın.


Bir kere sarıbilmek için canını verebileceğin aşklar vardı.
Böyle aşklar artık eskimiş romanların tozlu yaprakları arasında kaldı.
Şimdi artık aşklar :
Dün tanıştık,bugün seviştik.
Yarın ;Hoşçakal,kendine iyi bak oldu...!


Umutlarını tüketirler,
Hayallerini yıpratırlar,
Duygularını eskitirler,
Seni senden ederler.
Ve
Sana
Yine
Efkarını
Sigaranın dumanına yükleyip
Gökyüzüne savurmak düşer...


Sevdiklerinin isimlerinin baş harflerini mendillere nakış nakış işlerdi eskiden genç kızlar.
Sonra da o mendilleri çeyiz sandıklarında saklarlardı.
İşte gerçek aşklar o çeyiz sandıklarında kilitli kaldı...


Çirkin kadın var mı yok mu bilemem ama adam olana sevdiğinden güzel kadın yoktur...


Sahip olupta kıymetini bilmediğin bazı şeylere sahip olmak isteyen milyonlarca insan var şu dünyada,
Şükret...!
Sahip olamadığın şeyler için gaflete düşüp isyan etme,
Sabret...!
Sahip olduğun ve olamadığın şeyler belki bu dünyadaki sınavındır,
Dua et...!


Bayramlar milli ve dini duyguların,örf ve adetlerin uygulandığı ve pekiştiği,millet olma şuurunun kuvvetlendiği günlerdir.
Bayramlar dargınlıkların unutulduğu,insanların barıştığı,
kardeşçe kucaklaştığı günlerdir.
Bayram dostluktur.
Bayram birliktir,beraberliktir.
Bayram kirli yüreklerin temizlenmesidir.
Bayramlarda temizlenen yüreklerinize,
Bayram ertesi gene haset,fesat,
doldurmayın.
Kin ve nefret tohumları ekmeyin.
Günaydın dostlar.
Sevdiklerinizle bir arada,
Sağlıklı,Mutlu ve Huzurlu daha nice bayramlar geçirmenizi dilerim.


Sevmek değil,
Sevdiğine sonsuza kadar sahip çıkmak yürek ister...!


Yorgunum dersin “sırtında taş mı taşıdın ?” Derler.
Mecal bulup “taş sadece sırtta taşınmaz”bile diyemezsin...


Yolu hüzne uğrayanın dili sükûta mesken olur ...!


Misafiriz hepimiz bu dünyada.
Hayat Takviminden Her gün bir yaprak eksiliyor.
Bugün kopardığın çiçekler yarın senin toprağında bitiyor.


Çocuğuna para kazanmayı değil,
kitap okumayı,şarkı dinlemeyi,şiir söylemeyi öğret.
Para öyle yada böyle illaki kazanılır ama kitap okumak,şarkı dinlemek,şiir söylemek insanı vicdan sahibi yapar.
Yani insanı İnsan yapar ...!


“Heyhat”diye bağırdı meczup;
Günahlar insanlardan tövbe ediyor...!


Çocuklarla birlikte fazla zaman geçirin.
Masumiyetleri bulaşıcıdır.
Kirlenen ruhlarınızı temizler ...!


Toprağını işgal etmişim gibi bakma bana !
Ben Tahtımı yüreğine kurmak için geldim sana.


Pencereden ay ışığını seyreden kadın,
Topla bohçanı gel bana.
Çay okurum,şiir demlerim sana...


Meczup Eyvah dedi ;
Eyvah,şeytan görevini insana devretti ...!


Çocuklarla birlikte fazla zaman geçirin.
Masumiyetleri bulaşıcıdır.
Kirlenen ruhlarınızı temizler ...!


Annenin babanın başında gördüğün beyaz saçlar şu an yaşadığın nimetlerin hikayesini anlatır ...!


Ben beni yakalamakla meşguldüm
Onlar başka anladılar
Derine indikçe kendimi buldum
Onlar deli sandılar...!


Bu gün anneler günü ...!
Anneler Gününüz KUTSUZ Olsun .!!!
Pek Hoşlanmam bu tür günlerden.
Anne'ler günü ,Baba'lar günü,
Sevgililer günü,Çiçek Böcek günü vs vs.
Kim icat etmiş sevgililer gününü ?
Vallentine adında bir Papaz .
Yani atalarımızın deyimi ile Gavur icadı !
Kim icat etmiş Anneler gününü ?
Anna marie jarvis adında bir Amerikalı.
Gene gavur icadı !
İnsan annesine ,babasına,sevdiğine sevgisini sadece bu günlerde dile getirmemeli.
İnsanın sevdiklerini hatırlaması için böyle özel günlere ihtiyacı olmamalı.
Her fırsatta sevdiklerini hatırlamalı, her fırsatta sevdiklerine sevdiğini hissettirmeli,
her fırsatta sevdiklerinin yanında olmalı.
Sadece şu günü bu günü,cart günü curt günü gibi güya özel günlerde dile getirilen yapmacık ve göstermelik sevgi ifadeleri biraz ters geliyor bana.
Bence senenin her günü Anneler Babalar günüdür.
Dolayısıyla Anneler gününü kutlamıyorum.
Ama çok özel bir istisna var;
Vatan için evlatlarını kaybetmiş tüm Şehit Anne'lerinin Saygı ve Hürmetle Ellerinden öpüyorum ...


Mektepte de matematiğim zayıftı benim.
Beş kere beş Yirmibeş eder’den fazlasına aklım ermez.
Ha birde helal 1 liranın haram 5 liradan değerli olduğunu bilirim...


NOKTA !!!


Bir ülkenin gelişmişliği yolları ile fabrikaları ile barajları,köprüleri ile ölçülemez.
Merkez bankasındaki döviz ve altın rezervasyonları değildir o ülkeyi gelişmiş kılan.
Bir ülkeyi gelişmiş kılan o ülkede hukuka verilen önem ve adaletin tecelli etmesidir.
Çok şükür fabrikalarımızda, hastanelerimizde, yollarımız köprülerimiz, dünyayı kıskandıran havalimanlarımızda var.
Şu anda acilen ihtiyacımız olan şey ivedilikle İDAM cezasının getirilmesidir.
Bu millet kurtuluş savaşında yedi düvele karşı savaşmış,açlık,kıtlık görmüştür.
Bu millet kara kışta tabanı delik burnu patlak ayakkabıyla,sırtında incecik ceketiyle yaşamasını,
Soğanı kuru ekmeğine katık yaparak karnını doyurmasını bilir.
Az ile yetinir bu millet.
Ama bu millet artık Mehmetçiklerimizi hain kurşunlara,kalleş mayınlara şehit vermek,henüz oyuncak bebekleriyle oynayan küçücük kızlarımızı,kadınlarımızı sapık tecavüzcülere kurban vermek istemiyor.
Bu milletin şu anda devletinden beklediği en acil şey suçu sabitlenmiş Vatan hainlerine,çocuk katillerine ve tecavüzcülere ivedilikle İDAM cezasının getirilmesidir...
