

Bir davada tanıklık etmesi için kürsüye yaşlı bir teyzeyi çagırırlar
Kadın yerine oturur ve davalının avukatı kadına yaklaşır
Ayşe Hanım
Beni tanıyor musunuz ?
Yaşlı teyze cevap verir
Ah evet Avukat Bey sizi çocuklugunuzdan beri tanıyorum
Siz taa o zamanlar bile aileniz için tam bir baş belasıydınız
Sürekli yalan söylüyorsunuz, karınızı komşunuzla aldatıyorsunuz, en yakınım dediginiz insanların arkasından konusuyorsunuz, 2 lira fazla kazanmak için herkesi satarsınız
Davalının avukatı başta olmak üzere bütün salon şok olur
Adam ne yapacagını bilemez bir halde kadına tekrar sorar
Peki Ayşe Hanım, ya karşı tarafın avukatını tanıyor musunuz ?
Kadın yine cevaplar
Elbette tanıyorum
Çocuklugunda ona dadılık yapmıstım
Tembel, ödlek ve alkolik adamın tekidir
Etrafında bir tek dostu yoktur ve herkes onun hala geceleri altına kaçırdıgını söylüyor
Yine herkes şokta
Bütün salonu bir ugultu kaplar
Hakim kürsüye tak tak tak vurup herkesi susturur ve her iki tarafın
avukatını da kürsüye çagırır ve ikisine de egilmelerini söyleyerek
kulaklarına şunu fısıldar
Eger bu kadına beni tanıyıp tanımadıgını sorarsanız anam avradım olsun ikinizi de harcarım der😉

Harun Reşit bir gün Bağdat kentinin dışındaki bahçeleri gezerken, ihtiyar bir adamın Dicle Nehri kıyısında hurma fidanı diktiğini görür, yanına gider ve sorar:
—Ey ihtiyar! Hurma ağacı kırk senede ancak meyve verir. Sen ise yaşlısın. Meyvesini yiyemeyeceğin ağacı dikip de ne yapacaksın? İhtiyar cevap verir:
— Gördüğünüz bu ağaçlar, daha önce başkaları tarafından sırf bizim için dikilmiştir. Ben de bu fidanı kendim için değil, benden sonrakiler için dikiyorum. Bu cevap Harun Reşit’in hoşuna gider ve yaşlı adama içinde para bulunan bir kese vererek ona bir iyilikte bulunur. Adam verilen parayı aldıktan sonra, eliyle sakalını sıvazlar ve Allah’a şükür der. Harun Reşit: “Niçin Allah’a şükrediyorsun” diye sorduğunda adam şu cevabı verir:
— Herkes diktiği ağacın meyvesini kırk sene bekledikten sonra ancak alır, oysa ben bugün diktiğim ağacın yemişini bugün alıyorum, nasıl şükretmem? Verilen cevaplar Harun Reşit’in hoşuna gidiyor tabi ki. Tekrar adama bir kese vererek ona bir iyilik daha yapar. Bunun üzerine adam bir kere daha şükrettikten sonra konuşmasını şöyle sürdürür:
— Bu defaki şükredişimin sebebi de şudur, başkaları ağaçlarının ürününü yılda bir kere alırken ben bir günde iki kere alıyorum.
Harun Reşid gülümseyerek vezirine döner;
-Yürü gidelim bu ihtiyar bizde para bırakmayacak.


Biyoloji öğretmeni dört ayrı deney kabına birer tane solucan koyar;
1. Solucanı bira dolu kaba,
2. Solucanı şarap dolu kaba,
3. Solucanı Rakı dolu kaba
4. Solucanı da taze sebze dolu kaba
Ertesi gün öğretmen öğrencilerine sonuçları gösterir:
Bira içerisinde ki birinci solucan ölmüştür.
Şarap içerisinde ki ikinci solucan ölmüştür.
Rakı içerisinde ki üçüncü solucan da ölmüştür,
Sebzelerin içerisindeki solucan ise yaşıyor ve cap canlıdır
Öğretmen sınıfa sorar:
* Bu deneyden ne öğrendik?
Öğrencilerden biri cevap verir;
** Her kim bira, şarap yada rakı içiyorsa midesinde kesinlikle solucan olmayacaktır
Sırf otla beslenenler ise kurtlanır😁