







Senin derinlerinde bir yerde buldum
Sımsıkı sarılacak, karışacak köklerimiz
Görmek, beraber olmak seninle
Çok güzel belki ama düşlemek bambaşka
Tenin almış beyazlığını aydan
Saçlarının rengi geceden
Bundan geceye sevdam
Sen örterken benimle kalbini
Al aklım gibi hissimi
Al çünkü özlüyorum
Sen örterken benimle kalbini
Al aklım gibi hissimi
Al çünkü özlüyorum
Tenin almış beyazlığını aydan
Saçlarının…






Mendil alır mısın abi?” dedi kirli ama güzel yüzüyle.
“Yok dedim.” “Sağol, sağol benim var.”
“Olsun sonra kullanırsın.” dedi.
“Peki.” dedim. “Ver bir tane.”
Uzattım parayı, sevindi. “Mendil kalsın.” dedim, gücendi.
“Olmaz öyle şey. Ben dilenci değilim!”
“Peki.” dedim. “Peki, kızma.”
Aldım mendili elinden, sordum; “Adın ne senin?”
“Murat."dedi. "Murat ama arkadaşlar ‘İnce’ der, zayıfım ya hani.”
“Annen, baban yok mu senin?”
“Bilmem, vardır herhalde. Hiç görmedim ki?”
“Peki nerede yaşıyorsun?” dedim.
“Heryerde.” dedi. Hemde gülerek..
“Öyle, sınırlamıyorum kendimi hem sizler gibi.” dedi ve patlattı kahkahayı.
Haksızda sayılmazdı..
“Kimden alıyorsun sen bu mendilleri?”
“Sakallı Mehmet Amca'dan.”
“Kaçtan veriyor sana tanesini?”
“Ee!… İkiyüzelliii.”
“Ne yani, hiç para almıyor mu bu Mehmet Amca'n senden?” diye sordum şaşkınlıkla.
Bana kızgınlıkla baktı,“ Siz hep böylesiniz zaten, karşılıksız iyilikten anlamazsınız!”
“Niye ki?” dedim. Anlattı;
“Bir keresinde bir abla ağlıyordu. 'Abla mendil alır mısın?’ dedim. 'Defol!’ diye bağırdı bana. Oysa , oysa vallahi satmayacaktım ben ona. Gözyaşlarını silsin diye vermiştim. Anlamadı.. Ama ben yine de gizlice koydum çantasına.”
“Peki.” dedim. “Ben bir yıllık mendil ihtiyacımı alsam senden, bir seferde, yani topluca, olur mu?”
“Olmaz.” dedi kafasını iki yana sallayarak. “Olmaz!… O zaman benim bütün günlerimi satın alırsın. Satılık olan sadece mendiller abi. Günlerimi bırak, bana kalsın..”



Alışma bana, ne yapacağım belli olmaz..!
Bugün varım yarın birden yok olurum.
Dokunma bana, kapanmamış yaralarla doluyum.
Canımı acıtma, bir yara da sen açma..!
Sevme beni,yoğun duygularımda kaybolursun tutuşursun.
İsteme beni, yasaklarla boğuşursun, engellerle doluyum.
Çözmeye çalışma sakın, seninle karışır iyice kördüğüm olurum..
Anlama beni, ben kendimi bilirim, ben böyle mutluyum..
Aşkı yaşatmamı isteme asla, ben aşka yıllardır inanmıyorum..
Güveniyorsan kendine, inandır aşkın varlığına..
Sonucunda öyle bir aşk yaşatırım ki..!
Vazgeçemezsin tutkun olurum.
Yıkabilirsen duvarlarımı, sakın bırakma beni.
Tüm tutkularım ve gücümün arkasında;
Hala minik bir çocuğum.
Büyütemezsen; Kaybolurum...!😔😢😢
















Bazen ÇOCUK olurum,
bazen YAŞLI bir RUH..
Bazen HÜNGÜR HÜNGÜR ağlarım,
bazen KAHKAHALARIMLA çınlatırım..
Bazen bir köşede SUSAR kalırım,
bazen SEBEPSİZCE yerimde duramam,
çocuklar gibi ZIPLAR coşarım..
Arada bir sağlıklı yaşama TAKAR,
elmayla yaşarım,
zaman zaman kocaman HAMBURGERİ ısırır,
NUTELLA' yı elime yüzüme bulaştırırım..
Bir gece KIYAFETİNİN içinde gözleri kamaştırır,
sonra en SALAŞ halimle yollara çıkarım..
Güzel bir RESTAURANT' ın ön kapısından girer,
yemekten sonra arka kapısından İZBE MEKANLARA kaçarım..
Anaç, olgun SEVGİMİ verirken,
çocuk gibi SEVİLMEK isterim..
Saatlerce keyifle kurduğum KAĞIT evlerimi,
üfleyerek YIKARIM..
DÜRÜST yüreklerin yanında miskin KEDİ olur,
kan emicilerin karşısında vahşi bir KURT' a dönerim..
Yaşam gibi DEĞİŞKEN,
yaşam gibi AKIŞINDA,
yaşam gibi OLDUĞU GİBİ..
Her an SIFIR KİLOMETRE,
her saniye yeni bir MUCİZE,
yeni bir YAŞAM' ım ben..
Sadece,
HAK EDENLERİN yaşayabildiği.....................!!




