

HARCADINIZ...
İki yumurta kıramayan kadınlar için, size yaprak sarıp mantı açan kadınları harcadınız..
3 bin dolarlık Tom Ford Black kullanan kadınlar için, mum kokulu kadınları harcadınız...
Göbeginizi iğrenç bulan kadınlar için, o göbeğe sarılıp uyuyan kadınları harcadınız...
Yemeğe çıktığınızda sürekli hesabı size kitleyen kadınlar yüzünden, "Bu sefer de benden olsun" diyen kadınları harcadınız.
"Manikürüm bozulur" diyerek ütü bile yapmayan kadınlar için, kirlilerinizi elinde yıkayan kadınları harcadınız...
Adnan Hoca'nın "kedicikleri"ni andıran kadınlar için, "Selvi boylum al yazmalım"ın Asya'sına benzeyen kadınları harcadınız...
Yağmur yağınca saçları bozulmasın diye en lüks cafe'ye dalan kadınlar yüzünden, kolunuza girip "Beraber ıslanalım" diyen kadınları harcadınız...
Kuaförden çıkmayan kadınlar yüzünden, saçını süpürge eden kadınları harcadınız...
Model arabadan aşağısına binmeyen kadınlar için, halk otobüsündeki tek koltuğu sizinle paylaşan kadınları harcadınız...
Müzik zevki Aleyna Tilki'den ibaret olan kadınlar yüzünden, size çilingir sofrası kurup ud çalan kadınları harcadınız...
Televizyonda magazin programları dışında başka bir şey izlemeyen kadınlar yüzünden, sizinle üstüne formasını çekip maç izleyen kadınları harcadınız...
Lavinya şiirini vanilyalı dondurma zanneden kadınlar yüzünden, o mahûr beste çaldığında gözyaşları müjgan'la buluşan kadınları harcadınız...
"Parasız adam gereksiz adam" diyen kadınlar için, "İki gönül bir olunca, samanlık seyran olur" diyen kadınları harcadınız...
Burnu aktığında Amerikan Hospital'a koşan kadınlar yüzünden, kırk derece ateşle yanarken alnına sirkeli bez koyan kadınları harcadınız...
Kredi kartlarınızın limitlerini patlatan kadınlar için, yarım kilo kıymayla beş çeşit yemek yapan kadınları harcadınız...
Saçlarınız döküldüğünde sizi beğenmeyen kadınlar için, kel kafanızı öpen kadınları harcadınız...
Zamanı gelince sizi bir kağıt parçası gibi buruşturup atan kadınlar yüzünden, aşkı için her türlü ihanetinize ve zorbalığınıza katlanan kadınları harcadınız...yalan mı ?








Bakire kadınlar istiyorsunuz çünkü cinsel performansınızdaki başarısızlığın kıyaslanmasını istemiyorsunuz.
Edilgen ve tecrübesiz kadınlardan eş istiyorsunuz, çünkü hizmetinizi yaparken sözünüz geçsin istiyorsunuz.
Her kadın bedenine hakkınız var gibi bakıyorsunuz, sahip olduğunuz kadınlara da başka erkekler aynı şekilde bakacak diye kadınlara hayatı zehir ediyorsunuz.
Ben sana güveniyorum da çevreye güvenmiyorum diyenleriniz az değildir.
Aşağılık kompleksinin adı oluverir kıskançlık, kıskançlığı sevgi yapan geri zekalılık.
Özgür düşünen, güçlü, kişilikli kadınlardan korkuyorsunuz, çünkü ne kadar aciz olduğunuzla yüzleşmekten kaçıyorsunuz.
Bir erkek her haltı yediğinde görmezden geliyorsunuz, ama bir kadın ''bedenim benimdir sana ne dese'' adını çıkartmaktan hiç gocunmuyorsunuz.
Ahlakı kişilikte kaybettiniz, kadının apış arasında arıyorsunuz.
Namusunuzu kadın kazandırır, nasıl bir erkek olduğunuz kadına göre ölçülür.
Utanmanız ancak karınız "namussuzluk" yaparsa olur.
Ödünüz kopar o yüzden tam bir tahakkümcüdür ruhunuz.
Faşizm sizden başlıyor, zihniyetsizliğinizden farkedin.
Sahi yaa siz erkek kalanlar, hala insan olamayanlar, cinsel organından yukarı çıkamayan kafalar, siz bu dünyada niye varsınız?
Cahillikle övünen tek canlı olmak, nasıl bir hakarettir kendinize farkında mısınız?
Bir Kadının Günlüğü


OKUMAYA DEĞER..’
BOŞ OLMAK
Ben 20 yıldır eşinden ayrılmış bir bayanım.
Neden mi ayrıldım???
İşte sorun burada.Ben bunu ne eşime,
Ne aileme 20 yıldır anlatamadım.
Sanılıyorki boşanmak için dayak yemem lazım.Kafam gözüm yarılmalı elim kolum kırılmalı.
Yada aç kalmalıyım, Açıkta kalmalıyım
üstüm başım perişan olmalı.
Aldatılmalıyım,ortada kalmalıyım.
Bende öyle değildi.
Ben babasız büyüdüm.Annemi gördüm.
Bizi nasıl baktı büyüttü, Nelerle başetmek zorunda kaldı.Bir evin hem anası hem babası nasıl olunur ondan öğrendim ben.
Evliliğimin 8 yılında farkettiğim şey bende annem gibiydim.Bir evin hem erkeği hem kadını.Oysa evlilik müştereklikti.Bunu eşimle konuştuğumda.Kızdı dalga geçti.Anlamadı.
Ona göre o görevlerini eksiksiz yapıyordu.Bende yapmalıydım.
İşte burada benim için uykusuz geceler başladı.İlk düşündüğm madem bu kadar şeyi tek başıma yapıyorum o zaman benim bir erkeğe ihtiyacım yok dedim.Buda eşime olan saygımı kaybetmeme sebep oldu.
Saymadığınız birisini sevemiyorsunuz.
Bambaşka biri oluverdim.
Bir yeremi gitmek istiyorum , Gidiyorum
Bir şeymi almak istiyorum , Alıyorum
Konuşmak mı istiyorum, Konuşuyorum.
Bunun için kimseden izin istemiyorum.
Bu eşimi deli ediyor.Ona göre ona sormalı
izin istemeliyim.
Doğrusu bencede bu.Ama bir kadın her şeyi
tek başına yapıyorsa bunlarıda yapabilir.
İşe gidip geliyorum.Gecenin bir köründe metrolarda,Otübüslerde serhoşlarla başetmek zorunda kalıyorum.
Eve geliyorum yemek bulaşık tam bitiyor birde kocanın keyfi.Kadınım ya.
Ama yan komşumda bir akşan 10 kadar oturamıyorum çünkü kocası var.Ama metro ,Otübüs duraklarında elin serhoşlarıyla oturabilir yolculuk yapabilirim.
Evde aynı filmi bile birlikte bakamıyoruz.
Aynı şarkıyı birlikte söyleyemiyoruz.
Ya biz dans bile edemiyoruz.Ya belimi incitiyor,ya ayağıma basıyor.Yada sadece sağa sola dönüp duruyoruz.
Az kıvırsam sen dansözmüsün
Gülsen one oruspumusun.
Ciddi olsan kadın kadın değil 12 ayak buzdolabı
Ulan ben ne olacağımı şaştım. Eşimin istediği gibi olayım yuvamda huzur olsun derken birde baktım ben yittim.
Öyle ruhsuz kişiliksiz bir ucube oldum çıktım.
Hayır dedim.Ben ben olmalıyım.
Ben oldum ama eşim beni istemedi.
Bende onun istediği gibi olamadım.
O da benim istediğim gibi olamadı.
Boşandık.
Şimdi ben kötümüyüm??
Yada eşimmi kötüydü???
Boşanmak için birinin kötü mü olması gerekiyor???
Yada evlilik için iyimi olmak gerekiyor???
Hani uyum??
Hani paylaşmak??
İnsanlar vardır balık ruhlu maviyi sever derinliği sever sessizliği sakinliği sever.
İnsanlar vardır kartal ruhlu,uçmayı sever,Yüksekliği sever,Gücü sever
İnsanlar vardır kurt gibi sürüyü sever,
Geceyi sever
İnsanlar vardır her biri bir başka renk,bir başka şarkı,nota
Düşünsenize kalabalığı ve şamatayı seven biriyle sesizliği yalnızlığı suskunluğu seven nasıl bir araya gelir nasıl mutlu olur???
Eş demek bir ömür demek,Bir hayat birlikte yürümek demek.
Yanlış insanla doğru yolda gidilmez.
Şimdi dönüp geriye baktığımda bir suçlu aramıyorum,Kimseye kızgın yada kırgın değilim.Biz sadece farklı insanlardık.
Hemde çok farklı.
Bunu söylediğimde sen kocanı hala seviyorsun belki bir gün gene barışırsınız diyorlar.
Gülüyorum.
Evet kızgın değilim.
Ama bu onu seviyorum demek değildir.
Ben kendimi seviyorum.Kendime olan saygımı korumaya çalışıyorum.Sevgide geçmişin acıları ile değil geleceğe olan umut ve güvenle yaşar.
Bu gün bakıyorumda evlilikler hala aynı temeller üzerine kuruluyor.Ve aynı yanlışlardan dolayı yürümüyor.
Beyler, Hanımlar...
Artık 21 yüzyılda yaşıyoruz.Kimse kimseye ne muhtaç.Ne köle.Hayat yolunuzu çizin ve çizdiğiniz yola girenlerle devam edin.Başka yoldakilerilere göz atmayın,Yolundan etmeye kalkmayın.Bir gün bilemedin üç beş gün gider
o yolu sizinle sonra sıkılır kendi yoluna döner.
Hanımlar hiç kimse sizi doyurmak,taşımak korumak kollamak zorunda değil.Bundan vazgeçin artık.Kocam değilmi mecbur demeyi bırakın artık.
Beyler hiç bir kadın sizin özel zevklerinizin hizmetçisi egolarınızın hamalı değil.Karım değilmi görevi yapacak ayaklarını bırakın artık.
Önce insan olarak sayın birbirinizi.Sevgi zaten saygıyla gelir.Sahip değil yoldaş olun.
Hepinize iyi günde kötü günde bir ömür mutluluklar diler sevgi ve saygılarımı sunarım.
ALINTI

Bu çocuğa bunu yapanları salıverdiler.
Neyse ki dizilerde öpüşülmüyor, içki kadehler blurlanıp yayınlanıyor da namusumuz korunuyor.









Adam gibi adamları sevin diyorum. Bir adamın önce sesinde huzur, bakışlarında sıcaklık ve ellerinde şefkati arayın.
Mükemmel olsun demiyorum ama sevgiden önce onda mutlaka biraz da saygı arayın.
Yanınıza yakıştığı kadar yakışsın yarınlarınıza.
Yani kişiliğinde de şüphe götürmez bir güven arayın.
Sizi kaybetmekten korktuğu kadar korksun sizi incitmekten. Ve gücünü sadece sizi korumak için kullanan bir adam arayın.
O'na uzaktan her baktığınızda, yaralarınızı değil, yüreğinizde sevildiğinizi hissedin.
Ve üstünüzden yıllar geçse bile, “iyi ki seni seçmişim, iyi ki seni sevmişim be adam” deyin





Bir kadını sev. Ama dış görünüşü için değil, kalbinin güzelliği için sev. Her sabah uzunca mesajlar at ona mesela. Uyandığında telefonuna baktığında ilk senin adını görsün mesela. Sevinsin, gözleri parlasın. Desin ki; işte beni gerçekten seven biri!
Ama sadece uzun mesajlar atmakla bırakma. Gülüşünü sev bir kadının, gülerken çenesinin altında oluşan gamzesini sev, avuç içlerini sev,kirpiklerini sev. Sev ama, hissettirde sevdiğini. Başka kadınlardan daha özel olduğunu, başına gelebilecek en güzel şey olduğunu ispatla ona. Pamuk şeker al mesela, yerken izle onu.
Fazla makyaj yapmamasını, doğal halinin daha güzel olduğunu söyle ona. Günlük bir ilişki olmadığını, ömürlük olduğunu anlat. neşeleneceğini anlat mesela. Ama sakın ama sakın bir kadının gözünden yaş gelmesine neden olma. Seviyorsan, mutlu edeceksin.
Mutlu olsun ki dünyanın en güzel kadını gibi gözüksün..









