
ruhum tibetli rahip kentin loş caddelerinde.
sincere tibetan priest in the dimly lit streets of the city.

İnsanlık artık birbirini sevdiği için değil, birbirine sığındığı için birlikteydi.. Asla tamamlanamadan..


“İnsanlar kalp krizi geçirdikleri zaman onu kimseden saklamazlar ama ruhsal krizlerini herkesten saklarlar.”


Şimdi sen !! sonsuz şeritli bir yolun...eennn sol tarafındasın...
Ve hızla ilerliyorsun...Huzura doğru ! Erdeme doğru !
( açlığa alışıyor insan ! peki ya deliliğe alışabilir mi ? )
Ama ben, zamanın beni sancıya mıhladığı yerdeyim
Tatlım ama ben, zamanın beni sancıya mıhladığı yerdeyim
Ölümle doğum arasında..O bilinmeyen bölgedeyim..
Gece.. inanılmayan bir dinin edebi misyoneri...
bekleyenin gövdesi içinde..
Gece bir sızıntı..kirletilmeyen insanlardan ve o benim içim...
benim gövdemin içinde...
Şimdi ben !!
Şimdi ben !!
Şimdi ben !!!!!
" Eğer bir yanlış yapacaksan, bari onu doğru yap ! "

Gece inanılmayan bir dinin, ebedi misyoneridir bekleyenin gövdesi içinde !

Yağmuru damarlarımda hissediyordum,
Ellerim titriyordu, kusmak istiyordum, başım dönüyordu
Gözlerim kararmıştı !
Şimdi ben, zamanın beni sancıya mıhladığı yerdeyim, şimdi ben...
Söylememek, söylemekten daha dürüst bir davranıştır
( bütün gün burda sessiz sedasız evde oturdum )
Ve bu oyun üçlü oynanmaz
Sevgiyle yapılan hiç bir şey insana zarar vermez
( bir yerde bir kelebek uçuyordu )
Suçlu yok, yanlış var
( sus(?)tukça benim gerçekten içimden geçtiğini sessizce(?) nasıl izliyorduk ha ? )
Boşver, olmayanı arama..
( ay yansıyordu yatağa...yatağın kenarındaki parkelere )
( bir teleon geldi )
Sana gülümsemesi senin için hayat, benim içinse ölüm demek !

Soğuk bir rüzgar esti pencereme, tül perde genişledi
Şişti, odanın icine...Tıpkı bir balon gibi...Yayıldı...
Dün gece ona dokunduğumu sana nasıl anlatabilirim ?
Biraz şarap içtik..Ve bilirsin biraz dedikodu...
Aslında Chet Baker'ın bunla hiçbir ilgisi yoktu...
O ruj lekesi...Dağınık bir yatak..Sıcak bir gülümseme...
Bunlara katlanabilir misin ?
İnsanin kendisini önemsememesi; kendisinin kiralık katilidir .
Benciller ise yaşarlar...

iliklerimdeki yitik aşkı sarhoş bir unutkanlığa ilikliyorum... sanki şiirini bilmediğim bir fransız akşamında kaldırım taşlarını sayıyorum kalbimin... içimde ayak izlerin, aylak bir yaz geçiyor avuçlarımdan.

Sana gitme demeyeceğim.
Üşüyorsun ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar.
Yanımda kal.
Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
İncinirsin.
özdemir asaf 1957.

Her sistem,yaşayabilmek için,kendini oluşturan unsuarın içinde ya da dışında muayyen bir katılığa ihtiyaç duyar."Claude Levi-Strauss