





ÇANAKKALE BUGÜN TOZ İLE DUMAN
Çanakkale bugün toz ile duman,
Düşmanda imkan var, Mehmet'te iman,
Alem görsün el mi, bey midir yaman,
. .Burda son söz Türk'ün sözü olacak,
. .Nefer şehit, ordu gazi olacak!
Çanakkale şahit, düşmandan azdık,
Diş ile tırnakla siperler kazdık,
Her siperde ayrı destanlar yazdık,
. .Halimiz şerefli mazi olacak,
. .Nefer şehit, ordu gazi olacak!
Boğaz'da cihana karşı durmuştuk,
Etten ve kemikten kilit vurmuştuk,
Zabiti neferi karar vermiştik,
. .Vatan bugün bizden razı olacak,
. .Nefer şehit, ordu gazi olacak!
OZAN ARİF






"Siz sokak köpeklerini bilmezsiniz.
Tanrı’nın heybesinden paylarına düşen
15 yıllık ömürlerini asla tamamlayamazlar.
İtile kakıla, horlana taşlana geçen kısacık bir zaman diliminde
bir güncük bile köpek tadında yaşayamadan,
göç edip gidiverirler bu dünyadan.
Siz sokak köpeklerini bilmezsiniz.
Duygulu, sadık ve sevecendirler.
Bir lokmacık ekmek uğruna, kulunuz köleniz olurlar.
Dövseniz de, sevseniz de, uğruna her şeyinizi verdiğiniz hayırsız insanoğlu gibi terk edip gitmezler sizi.
Siz sokak köpeklerini bilmezsiniz.
Tek bir suçları vardır, köpek olmak.
Bu suçu da asla isteyerek işlememişlerdir.
O sıcacık kebap kestanelerine benzeyen,
hüzün dolu gözleriyle özür diler gibi bakmaları, işte bu yüzdendir.
Eğer ta içine bakmasını bilirseniz o gözlerin,
ısınıverir içinizin bütün üşümüşlükleri.
Siz sokak köpeklerini bilmezsiniz,
BİLSENİZ SEVERSİNİZ ONLARI..."


NEDEN KÖPEKLER VE KEDİLER İNSANLARDAN DAHA AZ YAŞAR?
İşte 6 yaşındaki bir çocuğun şaşırtıcı cevabı:
Bir veteriner olarak Belker isimli, 10 yaşındaki İrlanda cinsi bir kurt köpeğini muayene için çağrılmıştım.
Köpeğin sahipleri Ron, eşi Lisa, ve küçük oğulları Shane olmak üzere köpeklerine çok bağlılardı, ve bir mucize umuyorlardı.
Belker’i muayene ettim ve kanser sebebiyle ölmek üzere olduğu teşhisini koydum. Aileye Belker için yapacak bir şey kalmadığını ve izinlerine istinaden evde uyutarak ötenazi uygulamayı teklif ettim.
Gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra aile 6 yaşındaki oğulları Shane’in de uygulamayı görmesinin iyi olacağını söyledi. Shane’in bu tecrübeden bir şeyler öğrenebileceğini düşünüyorlardı.
Ertesi gün yine boğazımdaki o tanıdık düğümlenme ve aile ile köpeğin etrafında toplandık. Küçük çocuk köpeğini son bir defa severek “Hoşçakal” derken o kadar sakindi ki, ne olup bittiğini anlamadığını düşündüm. Birkaç dakika içinde Belker sessiz bir şekilde hayata veda etmişti.
Küçük çocuk ilginç bir şekilde Belker’in gidişini herhangi bir zorluk yaşamadan kabul etmişti. Belker’e veda ettikten sonra aile ile oturmuş “köpeklerin neden insanlardan daha az yaşadığını” sorgularken küçük çocuk aniden “ben sebebini biliyorum” dedi. “İnsanlar iyi olmayı, doğru bir hayat yaşamayı ve herkesi sevmeyi öğrenmek için doğar ve yaşarlar değil mi?” Küçük çocuk konuşmasına şaşkın bakışlarımız arasında devam etti “Köpekler zaten bunların tümünü bildikleri ve uyguladıkları için bizim kadar uzun kalmalarına gerek yok ki!”
Küçük çocuğun konuşması üzerine düşünmeye başladım,
Basit yaşa
Koşulsuz sev
Derinden hisset
İyilikle ve içten konuş
Eğer köpekler birer öğretmen olsalardı bize neler öğretirlerdi?
Sevdiklerin eve geldiklerinde mutlaka koş ve karşıla
Hiçbir eğlence ve mutlu olma fırsatını kaçırma
Yüzüne vuran rüzgâr ve temiz havanın keyfini delicesine çıkar
Kısa uykulara dal
Kalkmadan önce germe hareketleri yap
Her fırsatta koş, zıpla ve oyna
İlgiden sıkılma ve insanların sana dokunmasına izin ver
Küçük bir havlama yeterli ise sakın ısırma
Sıcak günlerde küçük bir mola verip sırt üstü çimlere uzanmayı unutma
Çok sıcak günlerde bolca su iç ve gölgeye sığınmayı unutma
Mutlu olduğunda tüm vücudunla dans et
Küçücük yürüyüşlerin bile keyfini çıkar
Sadakatli ol
Asla olmadığın birisi gibi hareket etme
Eğer istediğin şey derinde gömülü ise onu bulana kadar pes etme ve kaz
Eğer birisi üzgünse sessizce yanına otur ve kibarca destek ol
İşte köpeklerden VE kedilerden öğrenebileceğimiz mutluluğun sırları!





İzmir kurtuldu, çok tatlı bir yorgunluk, Ankara'ya hareket edecekler. Trene binerler kompartımana çekilirler.
Ertesi gün kompartımanın kapısını çalar yaveri, açar yorgun, bitkin, kravatını yıkamaktadır Atatürk. Yaveri "paşam, bu ne hal hiç uyumadınız herhalde niye böylesiniz" der.
"Ya çocuk kompartımanıma yastıkla battaniye koymayı unutmuşsunuz.
Kolumu yastık yaptım ağrıdı , setremi yastık yaptım üşüdüm , bende uyumadım kalktım" der.
Yaveri "aman paşam! Birimize haber vereydiniz hemen size bir yastıkla battaniye getirirdik" der.
Ve bir ülke kurtarmaktan dönen komutan tarihi bir cevap verir, der ki
"geç farkettim hepiniz en az benim kadar yorgundunuz. Hiçbirinize kıyamadım. Önemli olan benim uyumam değil milletimin rahat uyuması".
BUNU HİÇ DURMADAN MİLYONLARA GÖNDERİN, GÖNDERİN Kİ BELKİ YÜZLERİ BİRAZ KIZARIR. ATAMIZ SAYESİNDE NE KADAR RAHAT UYUYORUZ Kİ HALA UYANAMADIK...


Eskiden, kar yağardı.
Henüz ayrılmamıştık, henüz bölünmemiştik
Aynı mahalledeydik, zengini, fakiri, esnafı,
yoksulu, bir arada birliktik,
omuz omuza sımsıcak yaşardık ve kar yağardı bembeyaz,
lapa lapa henüz bölünmemiştik, henüz ayrılmamıştık.
Henüz icat olmamıştı, kooperatifler, siteler,
dubleksler,tripleksler,olmaz olası kartonpiyerler.
Gariban sıkısınca kime gidebileceğini bilir
Zengin kimi gözeteceğini bilir,
esnafla memur gül gibi geçinip giderdi
ve kar yağardı bembeyaz lapa lapa
Henüz ayrılmamıştık henüz bölünmemiştik…
Fakir zengini hırsızlıkla
zengin, fakiri tembellikle suçlamazdı
çünkü kar yağardı lapa lapa
Çünkü kar yağardı bembeyaz
çünkü karin temizliği yüreklerimize vurmuştu..
Kar rahmetti çünkü kar bereketti.
Adam boyu adamlarda adamdı o zamanlar
Ne Cumhuriyet Caddesinde
onun bunun namusuna kötü gözle bakar
ne de laf atardılar
çünkü senin namusun benim benim namusum senindi
bir idik biz idik
ve kar yağardı
adam boyu ve adamlar adamdılar o zamanlar
kar sendin, kar bendim, kar bizdik
eridik, eridik, eridik, eridik...
Sabahattin Ali


AYIPTIR GÜNAHTIR ÇARESİZ LERE DOKUNMAK.
ALLAH ZİHNİYET I VE DÜŞÜNCESİ BOZUK OLANLARI BİLDİĞİ GİBİ YAPSIN İNŞALLAH.
Kadın etek giydi bacaklarına baktınız, pantolon giydi yine baktınız.
Kalabalığa girdi taciz ettiniz, otobüste yalnız kaldı tecavüz ettiniz.
Açık giyinince tahrik ediyorsunuz dediniz, kapalı giyindi içini merak ettiniz.
Kız çocukları okumasın dediniz, hastaneye gidince Kadın doktor istediniz.
O kadar mı açtın cinselliğe çaresize saldırdın. İstediğini alamayınca da yakıp yıktın.
Sana hiç öğretmediler mi zorla güzellik olmaz diye.
Milyonlarca Kadını öldürdün bir kez daha bir kez daha hiçlik yaşattın Kadınlara.
Bir kez daha dedin ki sizin yeriniz yok. Ve bir kez daha dedin ki Kadın cinsel bir araçtır.
Araca ulaşamayınca ölüme ulaştırdın.
Oysaki sen evine gittiğinde annen hazırladı sofrayı, sen yemek seçiyorsun diye sevdiklerinden yaptı.
Temiz giyin diye hiç bekletmedi kıyafetlerini yıkadı, ütüledi dolabına astı.
Okul toplantılarına hep annen geldi.
Alfabeyi tekrar ezberledi seninle.
Sen üşüme diye uykusundan uyanıp üstünü örttü senin.
Karşılıksız sevdi seni.
Yeri geldi arkadaş oldu, yeri geldi öğretmen oldu, yeri geldi kardeş oldu, yeri geldi baba oldu sana.
Şimdi bir düşün bakalım
senide bir Kadın doğurmadı mı...!









Dövüşeceksen aslanla dövüş,
Aslan kavgadan kaçmaz.
Dalaşacaksan bir kurtla dalaş,
Saldıracaksa saldırır, çekinmez.
Dağlarda kartala meydan oku,
Kanatlarını gizleyemez.
Akreple bile uğraşabilirsin,
Zehri görünmese de, iğnesi görünür.
Ama bir yılanla savaşma,
Çünkü yılan kuytuda bekler, göremezsin,
Zehri ağzındadır, sokmadan bilemezsin.
Güreşeceksen bir ayıyla güreş,
Onun güreşi hilesizdir, oyun bilmez.
Düşman arıyorsan, tilki gibi olsun,
Onun silahı zekasıdır.
Ama bir çakalla savaşma,
Çünkü çakal sessiz gelir, göremezsin,
Mertçe savaşmaz, yenemezsin.
Bunların hepsi etrafında dolaşır,
Tanıdıklarının yüzüne iyi bak, anlarsın...


Çocuklarınıza tarihi anlatırken Osmanlı'dan başlamayın.
Mete Kağan’dan başlayın. Bilge Kağan’ı anlatın. Attila’yı öğretin.
Kız çocuklarına Tomris Katun’u anlatın. Anlatın ki, kendine güveni olan bir birey olsun.
Erkek çocuklarına, Türklerde devletin, kağan ve katunla eşit yönetildiğini anlatın.
Anlatın ki, evlendiğinde eşine saygı duysun.
Kadın erkek eşitliğinin batıya ait bir değer olmadığını, atalarının batıdan binlerce yıl önce kadınla erkeği eşit gördüğünü bilsin...
