
Sen, dünya zevklerine dahil etmediğim alçakgönüllü yanımdın.

Özledim seni...
Bırak şimdi şiiri,
Çayı,
Şarkıyı.

Eşyalar toplanmış seninle birlikte...


Sayfama davetlisiniz


Bana seni özleten ne varsa
Senden armağandır bana.

Haber mi saldın bahara?
Yıllar aktı ömrümden,
Yine de
Bir bana gelmedİ,
Yalan da olsa...

Beceremedik...
Kırık hayatlar taşır olduk gönlümüzde.

Zamanın da bir sancısı var;
Tecrübe doğurur,
İlgilenirsen “adam” olur.

“Küfreder gibi sev, özene bezene” dedi ve gitti.
Düşüremedim dilimden.

Demlenen kırgınlıklar olur. BaZen...
Açık ister gönül,
Dil yine de demli sunar.

Aşk, su birikintisinde kağıttan gemi yüzdürmekten daha keyifli bir oyundur.
Hayatına maal olur.

İşte Adalet!


Sadece sen sustuğunda huzur bulıyorum...
Dilin başka söylüyor,
Dudakların başka...
Berk-î Hâtıf

Önce mefesleri katlettik
Sonra...
Hayalleri.

Kimileri sevişir,
Kimileri hayalleşir.

Madem ki demli yanma yapıyor,
Ne diye bekletiyorsun yıllardır!

Kalbimin durduğu yerdesin...
Özeniyorum sana.

BaZen Yarın’a düşer insan,
Dün’den koptuğu vakit...

Deniz gibidir aşık olan insan; rengi yoktur onun, güneşten alır rengini.

Ya İnat Etseydi Gece;
Gün, Ömrüne Ömrüne Batardı,
Ay Işığı Bile Vurmazdı Yüzüne


Babasının süsü bu




Güzel bir anı.


Bir kuruntu düştü içime, senden geri kalana.

Bazen makamsız sevilir...
Bazen de duyguların üzerinde sanki bir ceset çiğneniyormuş gibi dans edilir.



Bırak gölge oyunlarını,
sen aşığım de ben onu da izlerim.


Hatunumla günlerden birgün


Hani “Yakalım” diyeceğim de bu lanet, düğümüne bakıyorum da; sendedir kökleşen enaniyeti.


Gözyaşı da küfür gibidir, ikisi de sahibini yakar.