
bana biçilen bu ölüm armağan mı bela mı bilemedim
eğildim dünyaya yüzünün yaprağına değdim
gövdeme gömülü rüzgârların kapısında bekledim
taş söyledim çöl içtim kusur ettim kendimi
insanın insana açıldığı ilk tufandır aşk dedim
dağıma indim karanlığıma
aşka tutulan bir mum ile sana değdim
diledim ki kalbimi düşürdüğüm çadırında döneyim!
dilime değen mühür alnımda duran kılıç
dünyaya dağıldığım aynada seni söylesin
kirpiğimden kalkan gemiler hep suyunda gezinsin diledim!