
Bazen öyle karışıktır ki herşey, anlamını yitirirsin.! Ne istedim? Neler kaybettim? dersin.. Bazen hayal kurarsın yaşamak istediğin şekilde ama beceremezsin.! Gemilerini kağıttan yapar, hayallerinin batışını izlersin.. Hatta bazen bir bakmışsın hayatın en acımasız sahnesindesin.. Çok seviyorum, ayrılamam dersin. Ama bir bakmışsın ki bir kenarda unutuluvermişsin.




Hani diyorlar ya, bundan sonra herkes ederi kadar..Çok sık duyduğum bir cümle..
Ederi kadar ne demek ya! İnsanı basitleştiriyor sanki böyle bir cümle.. Ben şahsen yakıştıramıyorum bu tarz konuşmayı kimseye, heleki bir bayana.. Bence kendini bilen birine yakışanı,bendeki degeri,bana verdiği değer kadar olmalı...
Bir insan ya değerlidir ya değersizdir gözümüzde... Kimsenin ederini sorgulamak bence kimseye düşmez..
Kimse kimsenin ederinide giderini de bilemez sonuçta...Söz sahibine aittir, insan kişiliğini ve seviyesini konuşmasıyla ve davranışıyla belli eder... İnsana insanca konuşmak davranmak yakışır...Kendini bozmak değil... 😉🌹🌹





Öyle kadınlar var ki;
Hani herkesin onu parmağıyla gösterecek
kadar yaşamasını bilen..Gizemli,biraz tutkulu,
gerektiğinde gözünü kırpmayacak kadar cesur,
yeri geldiğinde bir o kadar naif ve kırılgan...
Bazen isteyerek aptal,bazen de kendine
hayran bırakacak kadar konuştuğu hatta susacağı yeri de bilen...
Öfkesiyle,coşkusuyla,isyanıyla,
kahkahası ve duruşuyla tabi, öyle kadınlar
var ki; kaderin değişmez sanılan tabularını yıkan... Öyle Kadınlar var ki;
Kimsenin kadınsın sen;
söylemleriyle hayallerini öğütmesine izin vermeyen...
Öyle kadınlar var ki;hırpalanan, kanayan, kanatılan yinede kendine olan inancını kaybetmeyen...
Öyle Kadınlar var ki;
ezilip büzülmeyen en alasından ahkam kesen, kimseye minnet etmeyen...
Öyle Kadınlar var ki; hesapsız çıkarsız seven,
sevdiği uğruna herşeyi feda edebilen ama her şeye rağmen onurundan gururundan taviz vermeyen.. sevildiğini hissetmediği hiç bir yürekte kalmayan..
İşte böyle kadınların değeri hiç bilinmedi bilinmeyecek...
Çünkü böyle kadınlar göz yaşlarının arkasına sığınmazlar, kendilerini acındırmazlar...
Güçlü olmayı öğrenmişlerdir kolay kolay yıkılmazlar...
Olmazsa olmazları olsada, olmazsa olmasın demeyide bilirler...
Böyle kadınların hayatında ya var olmayı bileceksin yada yok olmayı...
Öyle arada derede bırakılmayada gelemezler,
Herşeyin farkındadırlar, sabırla beklemeyi bildikleri gibi arkasına dönüp bakmadan gitmesinide bilirler...
Nerede ne yapacağını kestiremezsiniz böyle kadınların... Biraz uçuk biraz kaçık olsalar da, onların değerini bir daha böyle sevilmediğinizde anlarsınız ancak...
İşte böyle kadınları kaybederseniz, bir daha ne bulabilirsiniz nede görebilirsiniz...
Çünkü onlar gittimi bir daha geri dönmez...






Bir kadının yanağındaki her damla da kocaman bir acı uyur. Ve bir kadın, yorulduğunu hissettiği an, aşktan uzak durur. Yanlış bir kalpte düşlediği huzuru bulamamaktansa, yalnızlığa sarılır. Çünkü yalnızlık ihanet etmez. Yalnızlık aldatmaz. Yalnızlık gitmez. Yalnızlık daima onunladır. Yalnızlığa alışan bir kadını, yeniden aşka inandırmak, çıkmaz bir sokağın ortasında kalmak gibidir. Belki de çıkış yolu, güvendir. Sadık kalmaktır, yalanlardan arınarak, onun safça saçlarını okşamaktır. Yanağındaki göz yaşlarına dokunup, "bunların nedeni asla olmayacağım" diyebilmektir, dürüstçe. Aşka sırtını dönen bir kadının yüzünü yeniden gülümsete bildiğin zaman, hayatta ki en şanslı adam olabilirsin. Çünkü o kadın, hayatı boyunca seni sol göğsünde büyütür...!



















