
Vurunca güneş yaprakların, teninde altın bir parlayış.
Ukte ile dönerim kalbime şu içimdeki mevsim hep kış.
Gözlerimde insanların ölürken takındıkları bakış.
Aynı ürkekliktedir tedirginlik aynı yalvarış.
Uzunluğunu merak ettiğim o yollar, gittiğim kadarmış meğer.
Hemde sen değişirsen,eğer değişebiliyormuş kader.
Gerçekti hayatım çocukların oyuncak kavgaları kadar.
Sevdim seni, küçükken sevdiğim siyah ayakkabım kadar.
Öyle basitmiş gibi ancak öyle mükemmel.
Öyle hayalmiş gibi ancak öyle gerçek.
Sevdam sana zimmetli,
Korkma kırmaktan kalbim yedekli,
Ben gedikli sen gerekli. Her dert medetli.
Beni kaybetmen imkansız. Hayatta kaybetmen imkanlı.
Gözyaşlarım sırlı, sen yoksan kalbim kahırlı.
Tut bırakma demek isterdim ellerimi. Tanışmadık ki hiç…
Senden habersiz sevdim uzaklardan hep seni.
Biliyorum sana görünmek istemeyişimin sebebi ne.
Çözemedim ki seni zerrinkadeh çiçeklerinden güzel yapan ne.
Bir sesin var hayalimde bilmek istemiyorum sesinin ahengi nasıl gerçekte.
Tonun nasıl rengi ne böyle uzaktan severken seni hiç olamayacak kadar benimsin.
Eminim aslında hayalimdeki kadar güzel değilsin.
Öğrenmek istemiyorum yaşarken ne kadar zayıfsın.
Sen huzur veren bir berraklıksın, sanki sudansın.
Kim içtiyse kandı sana bende farklıyım sen gibi herkesten.
Benim mevzum farklı isteğim sana kanıp doymak değil.
Yüzün kenarı çiçeklerle bezeli camdan bir nehir.
Ben ne kadar seninsem sen bir o kadar benim değil.
Yalnızlığın yakar seni, bense kalmadım yalnız.
Seni gördüğümden beri aynı yerdesin hep solar gül değişince yeri.
Çizebilirim kağıtlara bakmadan nur cemalini.
Gezebilirim peşinde seni görebilmek için tüm evreni.