
............Ah dilim! Ben sana seviyorum deme demiştim.
Gidelim ne olur, kalmayı beceremiyoruz işte. Nedendir bu ısrar ve inat.
Kalk
gidelim, biz gitmeyi biliyoruz, çok güzel biliyoruz, en güzel biliyoruz.
Yürü
gidelim, kalınca dağlanıyoruz, üstümüze yapışıyor bize ait olmayan
suskunluklar. Duyuyor musun dilim, davran gidelim.
Kalmayı istesek de, tek
taraflı istekler doyurmuyor yüreği. Hadi diyorum sana, gidelim. Topla ucunda
biriken sevgileri, yalnızlığı, sarılmaları. Neyi bekliyorsun, herkes kal
diyemeyecek kadar meşgul, acelesi var öpüşmelerin. Seven affeder, diyorsun,
demek ki sevilmemişiz. Yürüsene dilim... of dilim! Nereye gideceğiz? Elde avuçta kalan sevgiyi şiirlere ayırdım.
Hüznüm uyandırdı bu sabah, alnımdan
öptü. Demli bir yalnızlıkla karşıladım günü. Telefonuma baktım, ne mesaj ne de
cevapsız arama, süs eşyası olarak büfeye kaldırdım. Geceyi
benimle geçiren bir şarkının dudaklarına asıldım, kanattım. İçimde incinmiş bir
çocuk, boş gözlerle bakıyor etrafına. Hatasını kabullenen bir yürek daha kaç
zaman yaşayabilir sessizlik içinde? ..Ve hatalar insanlara mahsusken, çocuklar
neden cezalandırılır sadece sevgi bekleyen yüreklerin gözünde? ... aman dilim! Bir daha hiç konuşmasan diyorum. Şehir suskun ve mavi. Sokakların telaşı insanların yüzüne vurmuş. Ne çok insan
var, ne çok yalnızlık, ne çok yetişmeme korkusu, ne çok acı...Hiçbir şeye
inanmıyoruz artık. İnançları zedelenen ne çok insan var. En ufak bir hatada,
silip atıyoruz değer verdiklerimizi. Paylaşılan onca zaman ve sevgi bile
görünmez oluyor. Sevgi, artık tek başına birleştiremiyor ayrılan elleri.
Şehir...suskun ve mavi. Her şeye rağmen sevgiden korkma diyor. Şehirler acımızı
hisseder gibi kollamaya çalışıyor.
ay dilim! Acıyor.
ALINTIDIR

.......Sabrı anlat bana...
Mağlubiyetlere dayanmayı öğret ruhuma
Bir ışık yak aydınlansın ufuklarım
Söyle ne vâkit sona erer bu amansız sınanma?
Özlemi anlat bana...
Göğünde kanat çırpan vuslat kuşları
Nereye konarlar yorulduklarında?
Ayaz yemiş sevdaların bakışlarındaki
Ümitsiz ümitleri anlat.
Yalnızlığın dili olsaydı sormazdım sana...
Sevgilerin nihayetini anlat...
Nasıl biter bir sevda?
Yakıp, yıkılan umutların külleri
Nereye savrulur sonunda?
Ben sustukça sen anlat...
Hüzünlerine geldim,
Bir damladan derya yaptığım hasret
Ve
Dinmek bilmeyen bir sancıyla.
Al kat acılarımı acılarına...
Hep vuslatı düşünürken savruldum
Yüreğimin esir rüzgârlarıyla.
Hayat körebe oyunuydu
Sobelendim yaşanmamışlıklara.
Anlat, merak ediyorum
Her zaman ışık var mıdır, tünellerin ucunda?
..........
...............
.....................



Ve ben artık içinde şeytanlık barındırmayan insanlarla karşılaşmak istiyorum...

Bir birine çok uzakta olsa
Denize kıyıları olan
Meçhul bir kentten yazıyorum sana.
Martıların kanatlarına yüklüyorum özlemimi
Yorgun ve hırçın dalgaların
Koynuna bırakıyorum yüreğimi
Sana ulaştırsınlar diye selamlarımı gönderiyorum
Konuşmak görüşmek ve kavuşmak zaten hayal di
Aşk üzerine kurduğumuz bütün cümlelerimiz
Hayal di biliyorsun !
Suçlamak ve yargılamak yerine
Kötü bilmek ve düşman olmak yerine
Anlamak ve anlaşılmak istiyorum
Helal edilmiş bir hakkın
Helal edilmiş bir Aşkın
Helalliğini istiyorum sen den
Bir daha yazabilirmiyim sana ?
Fırsatım olur mu ?
Ya da cesaret edebilirmiyim bilmiyorum
Bağlayıcı hiç bir söz vermemiştik bir birimize
Hatırlarsan baştan kabullenmiştik çaresizliğimizi
Ve bir gün biteceğini
Yüreğin, cümlelerin yorgun düşeceğini
Ayrılığın bir gün kapımızı çalacağını
İkimiz de biliyorduk en baştan
Bu yüzden gönül koymak yerine anlaşılmayı
Düşman kesilmek yerine dost kalmayı
Tercih edip etmeme hakkına sahipsin
Çünkü ben artık olmayacağım
Ve bu yarayı kanatmamak adına
Tek bir satır dahi yazmayacağım
Özlemlerim mi ?
Çaresizliğim mi ?
Ben taşırım bunun yükünü
Bırak hepsi bana kalsın
.....Hoşçakal....😞😞


Gunaydinnn...


AVUÇ🙏🙏 ICLERINDEKI🙏🙏 DUALARINIZIN KABUL OLMASI DILEGIYLE IYI GECELER ...


Ey Aşk;
Ellerimi sevmedim hiç,
Boşluğu tuttuklarından.
Gözlerimi de sevmedim,
Gözlerine bakmadıklarından.
Nefesim yetsin diye umut ettim,
Nefesim ikimize yetişmedi sevgili.
Sen soluk aldığın o uzak diyarlarda,
Adını yaşamak koydun.
Ben ise sen yaşa diye yarınlarım dan oldum ..





Ne biliyorsun hakkımda?
Yani gördüklerinden başka? Giysilerim, gülüşlerim, sana anlattıklarım; ben bunlar mıyım? Beni sadece kendi gözünün gördüğüyle mi yargıladın? Ya da bi düşün Belki baktıkça kınadığın kendi yüreğinin aynasıdır! Kendi günahların, sakladıkların!
Anladım ki insan ne yaparsa yapsın kim neyi görmek istiyorsa onu görüyor yüzünüze baktıkça.
Peki ya sustuklarım! Kırılmışlıklarım, yürüdüğüm yollar, ellerimdeki günahlar, belki sırtımda kırılan kanatların izleri var! Nerden bilebilirsin? Belki Allah a senden bir adım daha yakınımdır, belki bir tövbe fazlam vardır nasıl bu kadar eminsin?
Vazgeçtim! Anlaşılmayı ummaktan, anlatmak için çırpınmaktan...vazgeçtim anlaşılmayı ummak boşuna, anlatmaya çalışmak....
Yorgunum zira...

HADI O ZAMAN KOCAMAN BI GUNAYDIN MUSMUTLU SABAHLAR...


Hayirli geceler Yanliz yuregi guzel olanlara huzur diliyorum RABBIME EMANET KALIN...


FARZETKİ
-Farzetki bir rüzgardım, esip geçtim hayatından.
-Farzetki kanatsız bir kuştum, pervasızca gelip kondum yüreğine.
-Şimdi bana !!!!!
-İster dua et, istersen beddua,
-Şunu bilmeni istiyorum sadece !!
-Bir karabasan gibi girdiğim hayatından, bir yıldız gibi kayarak çıkıyorum.
-Bensiz günlerin de sana mutluluklar diliyorum.
-Hoşçakal yağmur gözlüm hoşçakal....
.....
........
..........

......dedim ki ;
yüreğin gezmesin yabancı ülkelerde!
çok oldu,
epeyce zamandır,
s'aklamıştım ben onu kalbim'e,
şimdi,
attım ya, kilidi üzerine, kolaysa kır zincirleri üzerim'e
.......
.........
..............

.........dokunamam ki,
kıyamam ki,
senin bir soğuk bakışın üşütür yüreğimi ısınamam ki,
beni el'ler'in'den düşürme
tutunamam ki,
kırılır benliğim, sarılamam ki,
bulaşmışken s'özlerine,
arınamam ki,
sen'li de olmaz, sen'siz de
anlatamam ki'!
.......
............
...................

..........say ki,
yıldızların üzerine resmettim seni
say ki,
bir mucizeye benzettim, öyle sevdim yüreğini
say ki,
hakkım değilsin, suç işledim çok sevdim seni
...........
................
.........................




İlkez bukadar saklandım senden.
Kimliksiz bir şehrin sokağına, beni bulma diye.
Dilsiz bir çocuğun, dudağına sorma diye ve bir şarkının yarısına beni duyma diye kaybolmak istedim.. İlkez kendimde bu kadar mum olup, yavaş yavaş sönmek istedim.....

KİM BİLİR
Belki bir gün
Diner içimdeki fırtına
Durulur benim de denizlerim
Sen den çok uzaklar da
Issız bir limana sığınır
Dönüşünü beklerim kim bilir..
Ufuklara dalarım belki
Kumsala adını yazarım
Belki azgın dalgalara
Bırakırım kendimi kim bilir...
Yürüyemesekte sahil de el ele
Konuşamasakta maziyi güverte de
Belki yeni den denizlere açılır
Gözlerini de mavi gülüşlerini de
Alır giderim buralar dan kim bilir...
Belki bir sahil kasabasında
Mehtaba karşı keman çalar
Tahta masa daki mum ışığında
Bana dönüşünü beklerim kim bilir...
Rüzgar hoyratça eser belki
Dağıtır saçlarımı
Sorun değil yeni den tararım
Masada ki gül solsa ne çıkar
Sen gel gel yeterki
Dünyanın bütün güllerini ben
Ayaklarının altına sererim kim bilir...
Belki bir gün
Yalnızlığım son bulur
Yenilirsin duygularına
Sana geldim dersin bana
İşte o an sarılırım
Dalgalara karışır gözyaşlarım
Sen de beni seversin kim bilir...
........

............Susuyorum sadece,
Aklım firarda olduğu için yüreğimin sesini dinliyorum,
Ve bakıyorum geriye ne kaldı diye,
Masum bakışları mı,
yoksa deniz gibi gözleri mi,
Yoksa benim şu masum ve alaya alınmış,
sahipsiz sevgim mi
...........
...............
.........................

Neyim varsa duymuyor beni
Gözüm gönlüm doymuyor sana
Bende kalmıyor başım
Yoluna düşüyor dağım taşım...
Hapislerim kaçıyor
Düğümlerim çözülüyor boynuna
Kırıyor kilidini gizlerim
Hayallerim süsleniyor ayaklarına
İlk düşüncende
Ay hilal gecede
Dudağına sabahlıyor tüm soluklarım
Kanunundan kopuyor elalem yasaklarım
Aş tütüyor
Aç arzular
Tutuşuyor en ücra kuytularım
Laftan anlamıyor artık
Senin için sustuklarım
Aklım da yanıyor sende
Her yerim aşk göçünde
Bin fikrim var senden
Bir sen içinde...
Sen Ateşin bedeni
Yüreğim kaçıncı yangınının yeri
Seni sevmek bende;
İçimin göz nuru,
Kalbimin alın teri...
*************************

.......Sessizce Sevmeli İnsan
Hayalinden Tutup
Bağrına Basar Gibi
Mesela
Bir Çiçeğin Rengini Ona Benzetip Koklar Gibi
Yahut Süzülen Bir
Kelebeği
Gözleriyle Okşar Gibi
Sessizce Sevmeli İnsan
Sevdikce Susmalı
Sevgi Sanal Alemde Şov Değil
Yürekte Saklı kalmalıki
Bir Değeri Olmalı
....
......
...........

Yüreği kocaman insanlar vardır,içine her sevgiyi, her acıyı sığdıran.
Derdi büyük imtihanı ağır insanlar.
Bir lutuftur bu bize,bir hediyedir belki de.
Bilmeyiz,farkında olmayız ama bizi bize ulastıracak bir yoldur.
Çaresizliklerimiz,sustuğumuz; içimizin çığlık attığı imkansızlıklarımız var.
Kalbimizi söküp atmak istediğimiz,
Sürekli düşündüğümüz anılar vardır.
Uyumak istediğimiz, bitmek bilmeyen geceler vardır.
Ağladığımız, bitsin artık geçsin dediğimiz günler...
Biter derttaş;o hic geçmez dediğin dertler biter,
Gözyaşların biter,düşünmezsin artık,
Unutmazsın ama alışırsın...
Sonra bi bakarsın ağladığın geceler,bitmek bilmeyen düşünceler sabrettiğin o günlerin sonunda...
Kendini de hayallerini de mutluluğuda bulursun.
Istediğin,hayal ettiğin herseyi yaşıyorsun...
Biter işte...!
Geçer herşey...!
Çünkü "Yaraları Allah sarar"...
HAYIRLI HUZUR DOLU SABAHLARA RABBIMIN ADI ILE ALLAHA EMANET KALIN YUREKLERI GUZELLIKLERLE DOLU OLAN KALPLER...🙏🙏

............Gel bir şiirimiz olsun seninle…
Harf harf dokuyalım aşkı bu şiirde…
Sen sözlerini dök…
Ben gözlerimi süreyim sözlerine…
Sen aşkı anlat…
Ben sevdamı dökeyim ömrüne…
Hiç sevmemiş gibi sev beni…
Hiç sevilmemiş gibi hissettireyim bu sevdadan önce seni…
Gel işte ….
Gel…dedim…
Bir siirimiz olsun seninle…
Daha önce hiç yazmamış gibi
........
...........
.................

"Dünya neden böyle bir yer ?
Geceleri sadece sigaramızla konuşacaksak, herkesten ve her şeyden şüphe ederek, sürekli saklanarak yaşayacaksak, neden buradayız ?. "
......


Anla beni !
Yeni başlangıçlar yapamayacak kadar yorgunum,
Kanatları kırık serçe kadar mecalsiz,
Ve sokak çocukları kadar umutsuzum.
Anla beni !
Çağırsan gelemem,
Sev desen sevemem,
Talan edilmiş bahçe kadar sessiz,
Çöle düşmüş bedevi kadar kısmetsizim,
Sana geleceğe dair umutlar veremem.
Anla beni !
Bir damla yağmur düşmez benim coğrafyama,
Sarp dağlar kadar kıraç,
Ot bitmeyecek kadar kurağım,
Benim benden bile haberim yok,
Artık Aşk’a sevgiye çok uzağım.
Anla beni !
Ne sığınacak bir limanım,
Ne dizlerim de dermanım yok,
Bir hiç uğruna eskittim ben ömrümü,
Günahım bile sevabım dan çok.
Anla beni !
Sonu olmayan başlangıçlar yapamam,
Yeni hüzünlere ve yeni dramlara,
Hele faili meçhul cinayetlere imza atamam,
Anla beni ! .....
......

Mutlu sabahlar...
