
Bir Destandır ÇANAKKALE...

Ne Mutlu Türk'üm diyene...


Hayat demek ölümü beklemek demek...


O kadınlar ki gün geldi Çanakkalede sırtlarında cepheye mermi,bugün ise hudut boylarında,sınır ötelerinde,Afrindeki nice kahraman Türk Askerini karnında taşıdı.Kimileri Anne yada kadeş belkide O yiğitlerden birinin Yari,ama her daim bize Yüce Yaradanın emaneti...Anadolumun,Egemin,Akdenizimin kısacası Memkeketimin Cumhuriyet kokan tüm kadınların Dünya 8 Mart Kadınlar günü Kutlu olsun...

Sen yağan karın romantik oluşundan,
Ben sokakta üşüyen mahsun bakışlı masumlardan bahsederim !!
...Farklıyız işte...


Şöyle bir baktım da
Ben seni ne çok yere yazmışım,
Kalbime,defterlere
Şiir diye,aşk diye,
Heryerim senin ile dolmuşken,
Alnıma başka birşey yazılmış
Kader diye...


Bir sevda işte ateş ve külden ibaret,varla yok arası bir sevda...Ben ve kalemim.


Di' li geçmiş zamandı yaşadıklarımız ve kimsesizliğimizin savruluşu bundandı...


Evet oyun için her iki tarafta istek gönderebiliyor ama nüfus kağıdı mavi olanlar mesaj yazamıyor :))

Baheneler ayrı olsada sonuç hep aynı yani ayrılık oldu.Ve bu sefer su,yolunu rakıyla buldu...


Video izleyip 6 kredi kazanmayıda kaldırmışlar :)) mesaj alındı sociable.

Buraya bişeyler koyuyorum.Yokluğumda aklında olsun.Lazım olursa okursun.Bırak acılarımızı başkalarıda duysun.Hem zaten şiirler niye var?Sadece içimizde değil böyle ulu orta dursun.Olur ya biri alır derdini okşar azda olsa unutursun...


Yuh diyorum sana sociable şimdide tavlada kendi tarafımdaki pulları hareket ettirmeyip beni zor duruma sokuyorsun ya pess...

Neden dedi güzel kadın,neden beni sevmedin diye kaleminden dökülen hüzününü gözyaşlarıyla yanaklarına çizdi, hayalleri gözleri kadar güzelmiydi bilmiyordu,ama dudaklarının kenarındaki tatlı tebessümlerine şiirler gizledi adam...

Ben bana gece gece içirtip sövdüren kendine güven diyen ukalalığı göklerde mütevazılığı yerlerde insanlar tanıdım, kendine güven deyip sesimdeki tonlamadan ürken aslında kendine güvenemeyen insanlardı oysaki onlar...ve ne kabalaşmayı hak etmediğinden nede kendime güvenmediğimden değil efendiliğimden bu ince sözler.


Yalancı bir şairin çalıntı cümlelerindeki duyguydun sen...


Bize düşen, düştüğümüz yerde beklemek oldu hep. Bekleyecektik ve beklenenler asla gelmeyecekti. Gelecek dedikleri şey, olmayanlar, gelmeyenler ve kaybedilenler üzerine inşa edilecekti. Soğuk, karanlık, yalnız ve tedirgin koridorların çatlak duvarlarına asılmış birer gölgeydik bu hayatta. Bir fotoğraf kadrajının dışında bırakılmış sevimsiz bir detay, devam zorunluluğu olmayan sıkıcı bir derstik. Öğrenemediler. Onlar bizden vazgeçtiler. Vazgeçtiler ve kazandılar. Biz kaybettik. Yine de vazgeçmedik. Her seferinde daha güzel kaybettik. En güzel biz kaybettik…


Talihim hiç masal bilmiyor bugünde lanet okudu...

Bizde hayaller kelebeğin ömürü kadar,vur kadehi kadehe kelebekler uçana kadar...


Günde 45 kredi ile sociablede hayat :)) oyun oynamak istersiniz ancak 5 krediden 9 oyun oynabilirsiniz yada profilinize kim bakmış öğrenmek isterseniz 10 krediden 5 kişiyi görürsünüz.Mesaj yazmakmı oda ne?Günlük 45 kredisi olan bir sociableli anca ona gelen laf sokmalı mesajları soda içerek hazmetmeye çalışır:))mesajlara ve oyun isteklerine cevap vermiyor diyede günlük 1500 kredi sahibi sociable hissedarları o 45 kredili zavallıyı ya kendini beğenmiş bir havalı yada büyük baş bir sığır sanıp büyük bir yanılgıya düşer.45 kredili bir sociableli profile bakanı göremez çünkü kördür :)) mürekkebi yok mesaj yazamaz,kısmi felçtir bir müddeten sonra oyun oynayamaz kısacası 45 krediyle bişey yapamaz ama siz ona çok şey yapabilirsiniz...

Çok pintisin sociable :))) ne oyun oynayacak kredi ne laf sokanlara cevap hakkı veriyorsun millette bizi tepkisiz yada dilsiz sanıyor...

Kumar olur hayat vazgeçmez oynarsın,kalbini koy masaya belki kazanırsın...


Hadi,bir sevda demle, Aşkı yudumlayıp tazelensin umutlar. Bardaklar birbiri ardına tükensin, unutulsun tüm acılar...


Çıkmaz sokaklarının duvarlarını deli kadınlara selamlarla süsledi güzel bayan.O küçük sokağında yüreği gibi gül kokan filler, ince ruhlu koca koca filler...Ve daha senaryosu yarım kalmış izlenmemiş filmler,çıkmaz sokaklarda yankılanacak yazılmamış nice şiirler ...


Hayat paylaştıkça güzel kimi sevgiye kimi bir lokma yiyeceğe muhtaç...Açın gönül kapılarınızı bu masumların karnı sizlerin ruhu doysun.


Son şarkısını yine yokluğuna çalıyordu gitarcı Ezgisinde yüreğimin sahipsiz çocukluğu Avuçlarımda sensizliğe yazılmış şiirlerim ile, öksüzüm yine.....


Sende olmasan kimi sevicez...


Eğer birini ararsan titreyişlerimde.. Görüp görebileceğin, duyup duyabileceğin.. Herşey ama herşey.. Senin cennet kokan saçlarına karşın.. Benim yüreğim şahit... Ruhun Şad Mekanın Cennet olsun Murat Abi.Yüreğimizde sevgini gözlerimizde resmini bıraktın...


Mutluluk bazen minik bir dostun uykulu gözlerini izlerken dudağında oluşan tatlı bir tebessümdür☺...



Şiirler doldurdum kadehe İstanbulum bu gece...


Kimin kayığına binerse, onun küreğini çekenlere inat, biz hala Bandırma vapurundayız!...


Ben kimmiyim diye sormuş yelkeni yırtık bodrosu gönlü kadar kırık rüzgarın kızı ☺peki ben kimim ne ses ne nefes nede sedefim şiir treniyim ben Lokomatifi benim kelimerin bazen hüzün istasyonundan bazen gönül durağından geçen bacası şiir tüten trenim ben...


Deniz kokusu rüzgara karışmış yine Dudaklarım suskun Gözlerim fırtınalı bir yaz mevsimi Ve ellerim her zamakinden daha çok hasret ellerine...
