
🤣🤣🤣🤣🤣Yeni yıl kampanyası başlamıştır


Minnet eylemem be gülüm 🔥🔥🔥

Öyle bir güne başlarken 💤💤💤🙄

"Vazgeçebilmek lazım. Artık bizi sevmeyen sevgilileri bırakabilmek. Vazgeçebilmek, bazen en güzeli."

"Sevgililerimizi elimizden kaçırmaktan ölesiye korktuğumuz için onlardan gelecek değişime inatla direniriz, oysa belki de aşkla beraber gelen değişim tek kurtarıcımız olacak hayatta."

"İnsan doğası böyle işte, en çok nefret ettiklerimiz en fazla sevdiklerimiz oluyor hep."

"Belki aşk sevgiliyi kazanmayı değil, onda kendini kaybetmeyi gerektirir.

Keşke söyleyebilsek birbirimize dürüstçe: "Seni seviyorum ama şu anda değil. Seni görmek istiyorum ama bugün değil."

"Birinin korkulardan, evhamlardan bahsettiğini dinlemen onu esnerken seyretmeye benzer. Daha onunkiler bitmeden bir bakarsın sen kendininkileri saymaya başlamışsın."

"Her ne yöne gidersen git, kaç menzil tüketirsen tüket sakın ola kendinden utanma. Vücudun şehrine gir Pinhan, onu seyreyle. Hem de doya doya seyreyle. Biz nefsimizi silmekten değil, bilmekten yanayız unutma."

"İçimin tünellerine girer girmez bir fener alıyorum elime. Buralar çok karışık. Kaç defa geldim. Gene de kayboluyorum."

"Güzel günlüklerim vardı ve bir de asla günlüklerim kadar güzel olmayan günlerim."

**Sıkıntıyı çekecek gücün, acıyı bastıracak sabrın ve sevmesini bilecek bir kalbin varsa eğer zindana dönsede hayatın beklemeye değer.

Henüz 5 yaşında bir kız çocuğuyken babasıyla çıktığı bir gezinti sırasında ayağı ağaç köklerine takıldı ve büyük bir acıyla yere düştü Frida. Bu olaydan sonra geçirdiği çocuk felcinin ardından ona kalan; hafif topallayan çelimsiz bir bacaktı. O günlerini “Chapultec’teki düşüşümle, daha sonraları yaşadıklarım arasında ne tür bir bağlantı kurulabilir, bilmiyorum. Ama kesin olan birşey varsa, o da acının bedenime ilk kez o gün girmiş olduğudur” sözleriyle hatırlıyordu Frida.

“…Bedenim beni bırakacak. Oysa ben hep o bedenin kurbanı olmuşumdur; biraz asi de olsa bir kurban işte. Biliyorum aslında birbirimizi yok edeceğiz, böylece mücadele sonunda ortaya hiçbir galip çıkmayacak. Düşüncenin sırf hasar görmemiş olmasından ötürü, tenden oluşan öteki maddeden kopabileceğini düşünmek ne hoş bir yanılsama…
…Ah, Dona Magdalena Carmen Frida Kahlo de Rivera, topal Majesteleri, kırkyedi yılın geçtiği bu kavurucu Meksika sıcağında, iliğine kadar yıpranmış, sancı herzamankinden bin beter kasıp kavururken, onarılması olanaksız bir durumdasınız işte!
İhtiyar Mictantecuhtli*, Tanrım kurtar beni!”