
Konuşmak susmanın kokusudur.
Ya sus git, ya konuş gel, ortalarda kalma.
Yalan korkaklığın tortusudur.
Dürüst kaba ol, eğreti saygılı olma.

Ben senin gibi vurmam şarabı şaraba. Tadı kaçar. Daha doğrusu ruhu… Şarabın ruhunu korkutup kaçırma. Bütün lezzeti gider. Şarabı şaraba kırdırmak olmaz. Vuracaksan başına vur, göğsüne vur… ve de beline…
Niye ki?
Başıma vururum; çünkü Eski Yunan’dan beri nimettir şarap. Şükrederim gelmiş geçmiş bütün tanrılara. Göğsüme vururum; abıhayattır, dirim dirlik suyudur, dostluk ve sevdaların nişanıdır. Böylelikle iliştiririm yerine.
Peki beline neden ?
Belime vurmamın nedeni; emektir şarap. Hiç bir şey için bu kadar emek verilmez. Bin bir umut, bin bir sabırla eğilip kalkarsın Allah’ın günü ama değer! Emeğe saygı göstermek, hakkını vermek lazım.”
H.işcen




