
İstanbul gibiyim artık! Gülmeyi Gülhane'de bıraktım, Vefa'yı bozacıda. Ayasoyfa kadar yorgun, Topkapı kadar yıkık, Esenler kadar vedalara alışık,
Uzaktan bakınca ışıl ışıl ama aslında yorgun.. Ama hala ayakta, hala çok şey bekleyen…

Keşke başka yolu olsa,
Kırıldığını ve yorulduğunu anlatmanın.
Küsmek dışında, susmak dışında
Ve nihayetinde gitmek dışında..

Fırıldak olmaya gerek yok herşey başladığı yerde biter ebe tokadı nereye vuruosa imam pamuğu oraya tıkar

"insanLarı anLatan bir resim çiz" dedi. YoL çizdim. Hani görünüşte sağLam iyi GözükürLer ama aLtLarından kanaLizasyon geçer KirLenmiş HayatLarınızLa benden uzak Durun.

Ben, senin bilinçaltı karanlıklarına ittiğin ve gerçekleşmesinden korktuğun kirli arzuların, ben senin bilinçaltı ormanlarının Tarzan’ı! Yemeye geldim seni. Benden kurtulamazsın. Ben, senin vicdan azabınım!

Artık gelecek planlarımı hayattan gizli yapıyorum. Sanki hayat, işini gücünü bırakıp planlarımı bozmak için her şeyi yapıyor.

Beni anlamalısın çünki ben kitap değilim çünki ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz yaşarken anlaşılmaya mecburum

İki kişinin bildiği sır değildir kime ne anlatırsan anlat ama kendini anlatmaa