
"özür dilerim ben imparator olmak istemiyorum. bu beni ilgilendirmiyor. hükmetmek veya işgal etmek istemiyorum. herkese yardım etmek istiyorum. yahudi , katolik , siyah, beyaz. hepimiz birbirimize yardım etmek istiyoruz. diğerinin mutluluğu hepimizi mutlu ediyor. hiç kimseden nefret etmiyoruz. hiç kimseyi aşağılamıyoruz. bu düny...ada herkese yer var. dünyada herkesi doyuracak kadar zenginlik var. hayat hür ve güzel olmalı. biz doğru yoldan çıktık. iktidar hırsı ruhunu zehirledi, nefret duvarları ördü. bizi mutsuzluğa ve kıyımına mahküm etti. hızı keşfettik ama yerimizde sayıyoruz. makineleşme bolluk yerine yokluk getirdi. bilgimiz bizi saygısız ve yobaz yaptı. çok düşünüp az hissediyoruz. makineden çok ihtiyacımız var. beceriden çok iyiliğe ihtiyaç duyuyoruz. aksi takdirde şiddet galip gelecek ve hayat yok olacak. uçak ve radyo bizi birbirimize yaklaştırdı. bu icatların temelinde iyilik kardeşilik ve beraberlik var. şu anda sesimi milyonlarca duyuyor. umutsuz kadın, erkek ve çocuklar... masum işkence yapan , hapse atan bir sistemin kurbanları onlar. beni duyanlara sesleniyorum. umutsuzluğa kapılmayın!!!
mutsuzluğumuzun sebebi hırslı kişilerin ilerlemesinden korkmasıdır. nefret geçer , dikatatörler ölür. halktan aldıkları iktidar halka geri döner... ölür , hürriyet ölmez!
askerler !
zorbalara itaat etmeyin. onlar sizi eziyor...
düşünce ve hareketlerinizi planlıyor... sizin koyun yerine koyuyorlar!!
çıkmış beyni ve kalbi makineleşmiş kişilere teslim olmayın... siz ne makine ne koyunsunuz!!! sizler insansınız!!!
kalbinizde aşk besliyorsunuz. sizde nefret yok. sevilmeyen kin besler. askerler , esirlik için değil , hürriyet için savaşın. aziz luke 'ün dediği gibi cennetin kapıları insana açıktır. bir kişiye , bir gruba değil herkese açıktır.
güç sizin halkın elindedir... makine ve mutluluk yaratma gücü... bu güçle yaşamı hür ve güzel yapın! harika bir maceraya dönüştürün! demokrasinin verdiği bu gücü kullanalım. birlik olup harika bir dünya yaratalım. herkese iş sağlayan , gençlere umut, yaşlılara garanti veren bir dünya. yobazlar bunları vaat ederek iktidarı aldılar. yalan söylediler. zaten asla sözlerini tutamazlar. diktatörler , kendi hırsları için halkı köleleştirir... biz bu vaatleri yerine getirmek için savaşalım. dünyayı kurtaralım. milli engelleri yokedelim. hırs, kin ve yobazlığı yürürlükten kaldıralım. aklın idare ettiği bir dünya için savaşalım. bilim ve ilerleme herkese mutluluk getirsin.
askerler, demokrasi uğruna birlik olalım!"
Çarli Çaplin

çok guzel insanlarsiniz bee. bodrum halki :)

Beynini yemiş,kafa uçmuş,ne soyledigini ne istediğini bilmiyor, sonrada yok ben sapyosexüelim. çok revaçta bu aralar şu terim :)

Ah be gece, sessizliğin alır ruhdaki karanliği.

beni güzel hatırla.

hala dinlenir hala sevilir. ;) https://youtu.be/Ee6hL2u8d-0

bir hologramla başlar hayatında varolduğunu sandığın boşluk. işte burda başlar hayaller, onlara ulaşamadıkça büyür yarattığın boşluk. sonra bomboş bi hayat hissedersin ruhunda. arafta alabildiğin küçücük bi nefesle ,yine kendi yarattığın parçalar doldurmaya başlar hayatını. devam eder ve eski hayatını geri alırsın. ama sadece kendi yarattığın hologram sayesinde senelerin kişiliğinle savaşarak geçmiştir. şimdi yeniden doğdun hadi yaşa...



aglayani guldurebilmek ?


başka dillerin şarkilariydik,
ama hep düet yapmaya çalıştık.

wos wos seven kiz candir :)

Karanlik geri geldiğinde, içindeki renklerin onu yenmesi için gereken güç,mutlu olmayı unutmamış bi ruhtan geçer. sadece hatırla, ve izle karanlığın kaybedişini!

Eğer birinin, kıllı örümceğe benzeyen elleri ğeçirecekse ilmiği boğazıma, mavi gözlerinde korkuyu görmek için boşuna bakacaklar Nazım`a.

oyuna başlarken merhaba, oyun bittiğinde iyi akşamlar, iyi geceler falan diyebilsek bari. ne kapitalist bir siteymis arkadaş :)

Birini nasil seviyorduk?
Nerden başlıyorsun?
ilk önce seviyor muyduk
Yoksa önce güveniyor muyduk?
Neyse, çayı nasil demliyorduk?

Avucun butun yanagini kaplarya hani, sana bakar ask, mutlu olur masumca dokunustan. Yesil olur ruhu ve alir ruhundaki gunahi. Ama beden gider lste senden, sonra her yesili gordugunde masumiyetini hatirlasin, giden bedende kalmistir o.

adam haklı :)


duyguların darbesinde beden, mutluluğun dışarı çıkması yasak, tebessüm alnından vurulmuşken, eyy kalp nasıl alabilirsin beynin hükümdarlığını elinden. zayıf düşersin ,taşıyamazsın.

Ben sana hep üşüyordum,
Çünkü kıştım.
Nakıştım, bakıştım.
İnkar etmiyorum da bunu,
Seni sevmek gibi büyük işlere kalkıştım.
Ve lütfen inkar etme;
Sana en çok ben yakıştım.
*Özdemir Asaf

uyandığına lanet edecek kadar güzel olan bi rüyaya geri dönmek için gözlerini kapatırsın ya hani. o hırsla gerçekten uyuyabilirsin ama sabah uyandığında rüyan geri gelmemiştir. rüya anındaki tarifsiz mutluluk, uyandığın andaki nefret,rüyaya geri dönmek için kapattığın gözlerdeki umut, güneşle beraber doğan hayal kırıklığı. tek bir gecede yaşanmış onca duygu, kocaman bi hayatmış gibi gelir insana. ama tek bir gecedir işte o geçip giden.

Sonra gulumsedi ve sanane dedi toplum baskısının yüzüne. Umursamaz, değersiz hissettirici ve küçümseyici bir sanane. Sadece sanane.

,bir yokmuş.



benimde hayatımın bittiğini düşündüğüm günlerim oldu
ama her karanlıkta gülen bir yüz aradım
mutlu etmekle mutlu olmak aynı şeymiş anladım
gülen her yüz parça parça aldı karanlğımı...

Sonra bi bakıyorsun,eskisi gibi bakamıyorsun.
