

Şu kesin ki,
Her şey bittikten ve herkes gittikten sonra
Kendinden başka hiç kimsen kalmıyor bu hayatta...
İşte bu yüzden iyi geçin kendinle...
Hiç kimse bilmese de, sen bari bil kıymetini,
Ve asla kimse için sırtını dönme...
Her gün yüz yüze baktığın kendine,
Bir selamlık hatırın olsun bari...



İnsanın OLMAZSA , OLMAZLARI vardır hani..
Çayla simit gibi mesela, mesela deniz gibi;
günbatımını seyretmek, sabahın kuşlarına tanık olmak gibi..
VAR OLMANA SEBEP DEĞİLDİR ,
ama var oluşa BAĞLANMANA SEBEPTİR..
BENİM DE var 'OLMAZSA OLMAZ' larım:
şiir gibi, yağmur gibi, çikolata gibi, kitap gibi,





Gönül kalemimin aşk hikayesi
Bir varmış bir yokmuş seviyorum seni
Ne bir ırak ne bir uzak ayırmıyor beni senden
Sürüm sürgün seviyorum seni...
Hicran tüketmiş vuslat busesi
Sırılsıklam ıpıslak seviyorum seni...
Ne bir dağ ne bir uçurum kesmiyor yolumu
Durmadan düşünmeden seviyorum seni...
Kış'a düşmüş bahar cemresi
Hayır bereket seviyorum seni
Ne bir kar ne bir boran soğutmuyor beni senden
Alev ateş seviyorum seni...
Karanlığımın kandil gecesi
İman şükran seviyorum seni...
Ne bir müjde ne bir cazibe alamıyor beni senden
Rüku secde seviyorum seni...
Aklımın kayıtsız şartsız işgalcisi
Sorgusuz sualsiz seviyorum seni...
Ne bir yeter ne bir keder geçirmiyor beni senden
Sitemsiz şikayetsiz seviyorum seni...
Gözlerimin cezbesi
Gönlümün sevgilisi
Aşkımın başucunda seviyorum seni
Ne bir yokluk ne bir zorluk incitmiyor sabrımı
Hiçlerimin hepsinde seviyorum seni...
Kalbimin nuru
Ruhumun Sur'u
Ölüm kalım seviyorum seni
Ne bir dert ne bir hasret ayıramıyor seni yüreğimden
Dünya ahret seviyorum seni...





Gün biter gülüşün kalır bende
anılar gibi sürüklenir bulutlar
Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır
yarım kalan bir şiir belki de Aykırı anlamlar arayıp durma
güz biter sular köpürür de
kapanmaz gülüşünün açtığı yara
uçurum olur cellat olur her gece Her gece yeniden bir talan başlar
acı ses olur, ses deli bir yağmur
eski bir eylüle gireriz böylece Sığındığım her yer adınla anılır
ben girerim, sokağı devriyeler basar
bir de gülüşün eklenir kimliğime.




Gönül kalemimin aşk hikayesi
Bir varmış bir yokmuş seviyorum seni
Ne bir ırak ne bir uzak ayırmıyor beni senden
Sürüm sürgün seviyorum seni...
Hicran tüketmiş vuslat busesi
Sırılsıklam ıpıslak seviyorum seni...
Ne bir dağ ne bir uçurum kesmiyor yolumu
Durmadan düşünmeden seviyorum seni...
Kış'a düşmüş bahar cemresi
Hayır bereket seviyorum seni
Ne bir kar ne bir boran soğutmuyor beni senden
Alev ateş seviyorum seni...
Karanlığımın kandil gecesi
İman şükran seviyorum seni...
Ne bir müjde ne bir cazibe alamıyor beni senden
Rüku secde seviyorum seni...
Aklımın kayıtsız şartsız işgalcisi
Sorgusuz sualsiz seviyorum seni...
Ne bir yeter ne bir keder geçirmiyor beni senden
Sitemsiz şikayetsiz seviyorum seni...
Gözlerimin cezbesi
Gönlümün sevgilisi
Aşkımın başucunda seviyorum seni
Ne bir yokluk ne bir zorluk incitmiyor sabrımı
Hiçlerimin hepsinde seviyorum seni...
Kalbimin nuru
Ruhumun Sur'u
Ölüm kalım seviyorum seni
Ne bir dert ne bir hasret ayıramıyor seni yüreğimden
Dünya ahret seviyorum seni...



Bazı adamlar yorgundur
Göz kenarlarında ki kırışıklıklara saklarlar içlerindeki yaramaz çocuğu
Her ağladıklarında bir kez daha boğulur o çocuk
Bazen ağlarkende gülerler
Acır her yanları bir of kadar yaşarlar
bazen yaşamak ağırdır,zordur
erkekler,kadının adı,kadınlar,suskun
Bazı erkekler yorgundur…
Bazı kadınlar sadece susar
Konuşmak isterken delice
Yumruklar sıkılır,gıcırdayan dişler arkasında tutulur bütün düşler
Gözlerden kan damlar ağlayınca
Öyle salya sümük değil
Ağlar kanaya kanaya
Ve halden anlamaz bir alacaklı gibi çöker karanlık,
Gece olunca sokağın ortasına bir tutam ahh kusar
Bazı erkekler sadece yorgun
Biliyorum can özüm sen suskun ben yorgun
Biraz acı,biraz ağlamak yakışır bize
Ama her ikisi de gizlice
Dedim ya iyiyim şükür özledim sadece
Zor bilirim…
Sevda bize yasaklı
Bu aşk,bu dünya için fazla pasaklı
Diyorlar ki bu olmamışlık keskindir,soğuktur,ince bir beladır
Aşkın gözü kör diyorsun ya sen
Bana sorarsan eladır..

Bir yolun varsa gidilecek sona bırakma…
Bir sözün varsa dilden yüreğe hiç susma…
Görmen gerekiyorsa birini git yanına…
Okşaman gereken biryürek varsa
esirgeme elini…
Hayat çok zalim…
An gelir…
Elini, gözünü, yolunu, yüreğini alır senden.
O zaman istesende dokunamaz,
göremez gidemez…
Söyleyemez olursun.."


Tam şu anda nerede durduğuna bak
Sonra da nereye doğru gittiğini düşün
Bunu yaptığında korkunun buzları eriyecek
Umudun günışığı ise parlamaya başlayacak
Hayatta adım adım yürü
En büyük acıları bile yenmek mümkündür
En tatlı meyveler
Arkadaşlık bağından toplanır
Gerçekten inandığın, güvenebileceğin insanları bulursan
Onları sakın bırakma
Unutma yansıttığın ışık kadar iyisin

Aşık Veysel evli olduğu zamanlarda eşi başka bir adama aşık olur ve kaçmaya karar verir. Gece uyumak için yataklarına girdikten sonra eşi
kalkar, bohçasını da aldıktan sonra pabuçlarını giyer ve ardına bakmadan kaçmaya başlar. Biraz aradan sonra ayağına bir şeyin vurduğunu fark eder. Pabuçlarını çıkarttığında gördüğüne inanamaz. Aşık Veysel'in tüm parası oradadır. Kaçacağını anlayıp sahip olduğu her şeyi eşine bırakmıştır.
Ayrıca parayla beraber bir kağıt bulur.
Ve o kağıtta şu yazar: Al bu para ananın ak sütü gibi helal olsun, gittiğin yerde kendini ezdirme. Bir de güzelliğin on para etmez bu bendeki aşk olmasa...


Günaydın ...
Günaydın gök yüzü. .
Günaydın martılar. .
Günaydın yüzümü aydınlatan güneş. .
Günaydın aynı dünyada ayrı yerlerden aynı pencereden baktığımız insanlar.
Günaydın şiir sokakta ailesi. .
Günaydın saygıdeğer ADMİN arkadaşlar. .
Günaydın hala gülmek için neyimiz kaldı diyen yürek. .
Günaydın umut ışığınız hiç sonmesin. .
güzel günler bizlerinde olacak. .
sen kalbin ve yüreğinle inanirsan bir gün şans senden yana olacak. .
hadi uyanin ve kendinizi çok sevdiğinizi söyleyin. ve güzel olduğunuzu hatırlatin kendinize bunu sizden duymaya ihtiyacı var. .
Hadi hepimize rast gele. ..

Söyle canım
Yüreği camdan
Sevgisi candanım.
Sen hiç denize döktünmü içini?
Bir balıkçı kayığında sabahlayıp,
Yıldızların sönüşünden,
Güneşin doğuşuna geçtin mi?
Derinlerine dalıp sonsuzluğun,
Haykırdınmı aklının almadığı bilinmeyeni?
Sonra geçip karşısına,
Veya dalgaların sesinde,
Duydunmu mavi dinletiyi.
Canına can, yoluna yoldaş olur,
Kırmazlar insanlar gibi
Senin camdan kalbini.






Sanki kilometrelerce yol koşmuşum da dinleniyor muşum gibi, dilim damağım kurumuş; çook susamış ve buz gibi suya kavuşmuşum gibi, uykum gelmiş de; bembeyaz ve tertemiz çarşaflar içinde uykuya dalıyormuşum gibi, deliler gibi özlemişim de kocamaaan sarılıyor muşum gibi, heyecanla okuduğum ve sonunu deli gibi merak ettiğim kitabın sonuna gelmiş ve de beklediğim son olmasının hazzını yaşıyor muşum gibi seninle olmak