







İLK YAZDA
Sen bir şarkıyı yorumlarken
Ayaklarım yerden kesilir benim
Yedi kat göklerde dolaşırken,
Başım bir yıldıza çarpar
Akkor kesilir bedenim...
Sen bir şiiri yorumlarken
Bense gök kuşağına binerim
Yüreğim kıpır kıpır bir kuştur artık!
Dağın, vadinin üzerinde
Yağmurla yarış ederim…
Sen bir resmi yorumlarken
Boyalar canıma karışır benim
Figürler egemen zaman ve mekana
Yer-gök türkü çiçeğidir
Yeşerten sensin güzelim...
Sen sustuğun vakit ilk yaz yok artık
Berekette biter, sevda da biter
Birden çöküverir kış ve karanlık
Şarkısız, şiirsiz, resimsiz bir dünyaya dökülür
Kanatları kırılan türküler...













Bu şehirde kaç şair öldü biliyor musun?
Hangisi anlatabildi seni?
Hatırlıyor musun;
Hangi sonbaharda mutlu oldun en son?
Bak gözlerime, uzun uzun bak
Oku ne varsa yazamadığım
Kalemden kağıda uzanamayan ne varsa....
oku ve anla......
Konuşamadım. Bekledim belki bir gün dedim. Hani “belki” olur ya, hani o mucizevi günlerden biri gelir ya, o gün gelsin istedim. Kendi kendine gelsin istedim. Ağladım, şarkılar dinledim, yazılar yazdım. Aniden olsun istedim. Hiç beklememeye çalıştım. Anlatmaya çalıştım. Yazık ettim, en çok kendime yazık ettim. Aylar geçsin dedim, mevsim değişsin. Yaz gelsin dedim. Geçiyor dedim. Güneş açsın istedim.... Güçlü olmaya çalıştım. Dimdik durmaya çalıştım. Kendime gelmek istedim. Sana gelmek istedim. Sonra sustum. En çok sana sustum. Buraya yazdım. Bazen hiç yazmadım. Yazamadım. Telefonumu kapattım, fotoğraflar yırttım, kitaplar okudum, filmleri eskittim. Şarkılar söyledim, bağırdım. Sonra şarkıları kapattım. Da-ya-na-ma-dım. Sokaklarda kaldırımlarda oturdum. Çok düşündüm. Gerçekten çok düşündüm. Yerlere düştüm. Zor oldu ama kalktım. “Çok sevdim be, gerçekten çok sevdim” dedim. Sonra da; “Sevmiştim” diye ekledim. Sarhoş oldum. Geçmiş zamanlı konuşmaya başladım. Geceleri uyumadım. Kitapları yarıda bıraktım. Dayanamadım en zor olanı bu ya, dayanamadım. Dua ettim. “İçine atarsan daha kötü olur” dedim. Konuştum. Gerçekten anlatmaya çalıştım. Anlatamadım. Sonuna kadar geldim. “Boşver” dedim her seferinde. Kendimi dinletmeye çalıştım. Kendimi sana sevdirmeye çalıştım. Seni sevdim işte be, çok sevdim. İnsanlara; “Çok sevmiş” bile dedirttim. Sonra, bunların hiçbirine değmediğini anladım Bitiremedim. Bağırdım. Başka tür de bağırmayı denedim. Olmadı, duyuramadım. Olmadı işte, bi’ türlü olmadı. Bitirmeye çalıştım. Bitiremedim. Başka biri oldum, daha güçlü oldum. Tanıyamayacağın biri oldum, zamanında çok sevdiğin ama artık seni çok sevmiş olduğu için sevmediğin biri oldum
_____Beddua Etmiyorum Sana, Beni Kaybettin ya O yeter Sana.....




♥KALEMSİZ ŞAİR.♥
Şu an çığlık atsam sadece ben duyarım. Benim tek yoldaşım, Karanlık ve sönük sokak lambalarım. Hasretin yaktı günlerce. Bülbül misaki aşığım güle. Yalnızlık yine kader bize. Tek yoldaşım karanlık ve sönük sokak lambalarım. Kalemimden kan damlar yazarken. Kızarık gözler kanlı ağlarken. Ukusuz geceler bizi beklerken. Yürüyorum sokakta yalnız; Bnim tek yoldaşım karanlık ve sönük sokak lambalarım..........

~~~Ne demişti şair~~~
Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Göz yaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum









Ne kadar çabuk geldi ayrılık... Oysa daha yeni başlamıştık birbirimize ayak uydurmaya,daha doğrusu ayak uyduramamaya.. Nedensizliklerin iç çekişlerini dinlerken vedalar bozdu suskunluğumuzu.. Bana mıydı kızgınlığın yoksa kendine mi anlamadım... Kaçar gibi veda ettin...
Oysa ben seni sevmelere doyamadım!!!