Ömer
Ömer, 30

Nedir Bu Beşiktaş?" diye soralım.

Sahiden, Nedir Beşiktaş?

Katip Tevfik’in Taşkışla’da İngilizler’den kapıp kaçtığı, Refik Osman’ın Valideçeşme’deki evinin bahçesinde özenle sakladığıdır Beşiktaş.

Refik Osman Top’un ta kendisidir Beşiktaş.

Refik Osman’ın ayağından 92 penaltının 91’ini gole çevirmektir Beşiktaş.

Şeref Bey’in "Valideçeşme"si ile Münir Bey’in "Basiret"ine eklenen "Harika", "Barıka", "Kuvvet"tir Beşiktaş.

Bir araya gelmenin, dayanışmanın, tek yumruk olmanın, bir semti efsane kılmanın, ama yine de semt takımı kalmayı başarmanın öyküsüdür Beşiktaş.

Şeref Bey’in inadı, kararlılığı, iradesidir Beşiktaş.

Şeref’tir Beşiktaş.

İşte o Şeref Bey’i genç yaşta yitirmektir Beşiktaş.

Yine o Şeref Bey’in anısına bir sistem yaratmak, "Üç Pas, Bir Şut, Gol"dür Beşiktaş.

"Pazar Ligi"nin tozunu atmak, Maccabi, Strugglers, Pera, Dork, Aris, Enosis, Stella, Mayak gibi takımları yere serip hiç yenilmeden şampiyon olmaktır Beşiktaş.

Cumhuriyetin ilk yılında, 22 Ağustos Cuma günü, ilk resmi İstanbul Ligi Şampiyonu’dur Beşiktaş.

1931-32 tarihli 9. İstanbul Ligi’nde ilk yarıyı lider bitirip "Fenerbahçe ve Galatasaray’ın bulunmadığı bir ligde şampiyonluk istemiyoruz!" diyerek ligden çekilmektir Beşiktaş.

Yetmedi, 1939’da, 1940’da, 1941’de, 1943’de, 1945’de, 1946’da, 1952’de "yenilgisiz" İstanbul Ligi Şampiyonu olmaktır Beşiktaş.

Yetmedi, 1941’de 18 maçın 18’ini de 84 gol atarak kazanmaktır Beşiktaş.

Yetmedi, 1942’de 18 maça 90 gol sığdırıvermektir Beşiktaş.

Yetmedi, 439 maçta fileleri 382 kez havalandıran "Baba" Hakkı Yeten’dir Beşiktaş.

"Sabri, Hakkı, Şeref, Kemal, Şükrü" forvet hattıyla 140 resmi maçta 599 gol atmaktır Beşiktaş.

320 golünden 93’ünü ağlara voleyle zımbalayan "Voleci" Şeref Görkey’dir Beşiktaş.

Palermo ve Lazio’da 79 maçta 36 gol bulan, 226 golünün 32’si doğrudan köşe vuruşundan gelen Şükrü Gülesin’dir Beşiktaş.

Her üç serbest vuruştan birini gole çeviren "Baba" Recep Adanır’dır Beşiktaş.

Siyah-beyazlı formayla 569 kez sahaya çıkan Ahmet Özacar, "Küçük Ahmet"tir Beşiktaş.

"Çengel" Hüseyin Saygun, "Beton" Mustafa Ertan, "Keklik" Kemal Gülçelik, "Kasatura" Bülent Aziz Esel’dir Beşiktaş.

1950’de Amerika’da, New York Turnuvası’nda boy göstermek, Manchester United’a kafa tutmaktır Beşiktaş.

"Şenol-Birol-Gol"dür Beşiktaş.

Türkiye Ligi’nde 1959-60 sezonundan bugüne dek kırılamamış "13 maç üst üste galibiyet rekoru"dur Beşiktaş.

UEFA Kupası’nda Romen takımı Steagul Rosu karşısında ilk maçı 2-0 bitirip rövanşta son üç dakikada üç gol yemektir Beşiktaş.

Rosu maçında, yediğimiz ikinci golden sonra topu ağlardan çıkarıp koşa koşa santraya diken Sanlı Sarıailoğlu’dur Beşiktaş.

Sanlı’yı sevmek, hem de çok sevmektir Beşiktaş.

Süleyman Seba gibi bütün bir ömrü adamak, başka avuntu aranmamak, bu mutlulukla kıvanmaktır Beşiktaş.

Tükenen, tüketilen umutlara, boşa çıkan beklentilere karşı, hem sabırlı hem gururlu olmaktır Beşiktaş.

15 yıl şampiyonluk görememek, buna hiç yerinmemek, Ziya Doğan’ın Eskişehir’de attığı ikinci golden sonra boğazına bir şeyler düğümlenmektir Beşiktaş.

O 15 yıl boyunca Yusuf Tunaoğlu’yla, Vedat Okyar’la, Zekeriya Alp’le, Niko Kovi’yle, Tuğrul Şener’le teselli bulmaktır Beşiktaş.

"Bir ki üç de yetmez, dört beş altı olsun, Metin Ali Feyyaz atsın, Beşiktaşım Şampiyon olsun"u motto kılmaktır Beşiktaş.

Metin-Ali-Feyyaz’la bir maça 10 gol sığdırmaktır Beşiktaş.

Türkiye Ligi’nde "yenilgisiz" tek şampiyon olmaktır Beşiktaş.

Türkiye Ligi’nde 48 maç yenilgi yüzü görmemektir Beşiktaş.

Nihat Kahveci’yle birlikte Fulya’ya giden dolmuşa binmektir Beşiktaş.

Spayiç, Metin Türel, Gündüz Tekin Onay, Dorde Miliç, Gordon Milne, Christoph Daum, Mircea Lucescu’dur Beşiktaş.

İkili mücadelelerde rakibi yerinden uçurmakta Briegel’i bile geride bırakan Sinan Engin’dir Beşiktaş.

Necmi Mutlu, Sabri Dino, Rasim Kara, Adem İbrahimoğlu, Zafer Öğer, Fevzi Tuncay, Oscar Cordoba, Göksel Gencer, Nüvit Yasin’dir Beşiktaş.

Mehmet Ekşi, Kadir Akbulut, Samet Aybaba, Recep Çetin, Ulvi Güveneroğlu, Gökhan Keskin, Mutlu Topçu, Alpay Özalan, Ahmet Yıldırım, Ali Eren Beşerler, Tolga Doğantez, Ronaldo, Zago’dur Beşiktaş.

"Atom Karınca" Rıza Çalımbay, Mehmet Özdilek, Fikret Demirer, Zeki Önatlı, Fani Madida, Tayfur Havutçu, Yasin Sülün, Tümer Metin, İbrahim Üzülmez, Kaan Dobra, Serdar Topraktepe, Bayram Bektaş, Tamer Tuna, Niyazi Güney, Frederico Giunti’dir Beşiktaş.

Necdet Ergün, Bora Öztürk, Ali Kemal Denizci, Oktay Derelioğlu, Sertan Eser, Ertuğrul Sağlam, İlhan Mansız, Ahmet Dursun, Daniel Pancu, Ali Cansun, Eser Yağmur’dur Beşiktaş.

Milli maçta Lothar Mattheus gibi bir futbol devine "Bizi sürklase etti!" dedirten Sergen Yalçın’dır Beşiktaş.

Barcelona’ya üç çekmektir Beşiktaş.

Milan maçının bitiminde Oliver Bierhoff’u "Dünyanın dört bir yanında maça çıktım, böyle taraftar görmedim, gerçekten biz mi kazandık diye skorborda bakma gereği duydum!" diye konuşturmaktır Beşiktaş.

"Bu Alemde Çarşı, Herkese Karşı"dır Beşiktaş.

"Hepimiz Zenciyiz" diyebilmektir Beşiktaş.

Daniel Amokachi’dir, kim ne derse desin, Pascal Nouma’dır Beşiktaş.

Yalnızca zaferlerin değil, olmayacak yenilgilerin, büyük düşkırıklıklarının ardından İnönü’yü hıncahınç doldurmak, avazı çıktığı kadar bağırmaktır Beşiktaş.

En sonu İnönü’nün tribünlerinden denize bakmak, derin bir soluk almaktır Beşiktaş.

Dünlere İnat Yarınlar İçin

Sebep aramayıp, anlamını bilememekle de birlikte anlatamadığımız, yaşamaya kalktığımız vakit ömrümüze sığdıramadığımız, kırıldığımız vakit gömmek istesek yüreğimize sığdıramadığımızdan 'küsmek' kavramını lugatımızdan kaldırdığımız tarifi imkansız ve mukadder, kapkara sevdamızın bi' parıltısıdır 'Gol'.

Kimi zaman gelir ki 'Kartal Gol Gol Gol !' haykırışları içerisinde yüreğimiz Şeref Bey'de, bedenimiz tribünde, ruhumuz sizinle atağa kalkarken rakibe tam saha pres uygulayan sevdamızın beklentisidir 'Gol'.

Çoğu zamandır ki tribünde tanımadığımız abi/kardeşlerimiz için bi' haykırışın akabinde sarılmamıza sebep olandır 'Gol'.

En güzel beklentimizin akabinde yüreğimizi ısıtan sevdamıza en temiz serinliktir kimi zaman 'Gol'.

Bi' çok kahpeliklere karşı verilen cevap, masa başlarına karşı atılan tokattır beLki de..

Kaybedilen hayatın kazanıldığı tribünümüzde hayata bağlanmamıza sebep olan sevdamızın en güzel meyvasıdır 'Gol'.

Kimisi için herşey olmakla birlikte bizim için sevdamızın gölgesinde kalmış, rafa kaldırdığımız gülücüklerimizi bi' nebze de olsa hatırlatan, umudumuzun tohumcudur sadece 'Gol'.

lakin kimi zaman gelir ki en büyük isyanımızdır.

Dünlere İnat, Yarınlar İçin; Kartal Gol Gol Gol !

KUTSAL TOPRAKLARDAN, KUTSAL DÜNYALARA... ( OPTİK BAŞKAN )

( MEHMET IŞIKLAR )

( ÇOK SEVDİK BE ABİİ )

Sen biliyormusun?

Seni ne kadar çok sevdiğini?

Hiç tahmin edebiliyor musun?

Haberin var mı tanımadığı insanların sana getirdiği başka insanları nasıl kafasında yıllarca didik didik düşündüğünden?

Senin haberin bile yokken, ismini günde BİN kaç kez söylediğinden?

Sen çaresizken sana çare yaratabilme arayışından?

Evet!

Senin için korktu! Geride duramadı! Çünkü sana vereceklerine sınır bile koymamıştı.

Sen giderken, onun da özgürlüğünü götürdün beraber gittiğiniz yere...

Artık sen onunla bir'din. Başkaları kendiyle bir'ken.

Ama o Bir'likten cinnet doğmadı aranızda.

Çünkü senin yoluna esir olmuştu, yanına yoldaştı.

Sen sıcak yuvanda dinlenirken, o , sağanak yağmurun altında yorgun kalakalmıştı.

Senin yıllarının izlerini , renklerinin sadeliğini taşıyan kaşkolu hala boynundaydı.

Akaretlerdeydi o tabela. Kapısında 3 basamak, İçerisi buz.

Senin için orada üşümeye devam ediyordu.

Orada cebindeki tüm parayı çıkarıp tanımadığı küçük çocuklara veriyordu da seni daha çok kişiye izlettirme hevesinden.

Sen bunlardan bihaberken, her yeni gün yepyeni hesapların içerisine düşmüştü.

Son hesabı, buluşma gününüzdü. 1 ağustos 2007'i hayal ederek yaşıyordu.

Sen buluşmanıza gelicektin, ama onun bu kez mazereti var!

Şimdi sen buna inanamayabilirsin, belki de ağlayabilirsin.

Ama ne olur başkalarına duyurma.

Sadece gururuna sarıl ve yaşa.

Çünkü o , sessizce gelip sessizce gitmelerin insanı....

Ama "ben Burdayım, senin için burdayım!" dediğini çok uzaklardan duymuşsundur.

Doğru, belki de bu 5 kelime salladı Beşiktaşı bugün. Ki ne depremler salladı da bu derece yıkıcı

olmadı....

Şimdi hem BEŞİKTAŞ, hem biz.

İlk defa sensiz...

Böyle gelecekse 1 Ağustos, gelmesin kalsın.

Ama şundan eminki

Bu kez beraber açacaksınız kanatlarınızı gökyüzüne.

Belki de ilk kez beraber uçacaksınız.

Ama sen!

Bizler için değil,

Sadece onun için saldır o gün!

Tribünler "Optik başkan için saldırın" diyerek inleyecek o gün!

En sessiz tezahuratımız bile düşmanlarının kulaklarında çınlayacak o gün!

Çünkü SEN ve O herşeyinizle bunu hakediyorsunuz....

Sevmeyi geçmişiz varsın el alem seve dursun ..

BİZ YAŞIYORUZ ..!

BİZ FARKLIYIZ , BİZ YAŞIYORUZ , YAŞATIYORUZ .. !

Biz saf bir karasevdanın en samimi taraftarıyız ...

BİZ BEŞİKTAŞIZ .. !

BİZ BEŞİKTAŞIĞIZ .. !

Yokluk SİYAHSA varlık BEYAZDIR ...

Ben SİYAHSAM sen BEYAZ ..

Gözyaşım SİYAHSA tebessümüm BEYAZDIR ..

Hayat SİYAHSA umut BEYAZDIR ..

Gerçek SİYAHSA hayâller BEYAZDIR ..

YOK ULAN YALNIZ ÖLMEK .. !

Tertemiz BEYAZ kefenimle ruhumun SİYAHI bütünleşir ..

Yine SİYAH BEYAZ ölürüz ..

Asılolan hayatsa , hayat SİYAH BEYAZDIR ..

'' HAYATTA BEŞİKTAŞ' TIR '' .. !

SİYAHLA BEYAZIN , ŞAN VE ŞEREFİN , TARİF VE ZAFERİN

ADIDIR -BEŞİKTAŞ- ...

Yerle göğün , İNÖNÜYLE her yerin ,

çoşkuyla kanatlanmanın adıdır BEŞİKTAŞ ...

1903 lerin , 2011 lerin , geçmişlerin geleceklerin ,

yiğitliğin ve mertliğin adıdır BEŞİKTAŞ ...

öme sümeli...r

אודות
  • AA (המשחק האהוב)