

Bahar neydi kaptan ? Çiçekler ne renk açar ? Dedi kadın. sustu ve gözlerini denizin dibine batırdı adam... omuzları medet umar gibiydi martılardan......!

deniz aşırı ülkelerin sisli sokaklarında peydahlanan aşklar yaşadım senden önce,her birine seni çizdiğim izler bırakarak.
şimdi dalgaları kadar yırtıcı gelen bir okyanusta yolculuk yapıyorum,
gözlerimde geceden kalma bir ayyaşın gülüşü.
ufka doğru ilerleyen gök kuşlarına eşlik ediyor yalnızlığım,
ve olmayan sana bir yolculukta iki şişe şarap baş ucumda...

"Saklasam,
Çocukları ve şiiri,
en derin yerine yüreğimin.
Fazla güzel ikisi de,
bu çirkin dünya için ..."

aynalar mı kör yoksa insanlar mı
yırtıkların vebali hep züleyha'nın mı
mısır'a varmayan onca yoldan sonra
adı yusuf mu yine
gömleği dikiş tutmayanların
...

günü geçmiş bir hikâyenin kadavrasıydı
mavi pelerinli çoçuklar
ol ki göklerden gelen karardı
sadece yalnızlığına sığar insan
...


bir kere de dudağında mavi uçurtmalarla gelsen ey akşam
gözlerinde hep gamlı bir hazan...

düşman oluyoruz büyüyünce uçurtmalarımıza yatırınca her gün içimizdeki çocuğu musallaya...


yıkılmaz bir duvar değiliz ki, dedi adam.! kırılan baharından. havanın karanlığındandır bazen duvarları yıkmak, dedi kadın..!! korkunun ağrazından
...

Bazen;
Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan,
Güneş kucağındadır, bilemezsin...
Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür,
Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın.
Uçar gider, koşsan da tutamazsın...


kanıma karışıyor cümlelerin gün batımına doğru
sessizlik dilimi lime lime ediyor her ay ışığında
ve ben yine sana döküyorum kanımı
ucunda ölüm olan kalemimle...













Oksijensiz Bir Ortamda Nefes ALmaya ÇaLışmak Gibiydi Sen Kokan SokakLarda Sensiz Dolaşmak.......
En çokta her köşe başından döndüğümde seninle karşılaşa bilme ihtimaliydi boş sokaklardaki avuntum oysa daha kaç köşe dönmeliydim bilemiyorum..
şimdi köhne sokak lambalarıyla konuşuyorum yolun sonuna geldim galiba bu son köşe.....

Dar ağacına asılmış hayallerim var benim..
UNUTAMADIĞIM

İçimdeki imkansızlıklarda ihtimal aramaktan yoruldum.

İçimdeki imkansızlıklarda ihtimal aramaktan yoruldum.


var olmak boşluğu beklemektir. boşluğu neden bekleriz? ayakta kalabilmek, kendi hikâyemizin nöbetini hakkıyla tutabilmek için. bize ayrılan, kimi zaman adına kader dediğimiz o boşluğu ciddiyetle beklemezsek kendimizle hikâyemiz arasındaki mesafeden bir zorbanın hikâyesi sızacaktır.

kitap kendi konuşur, dedi adam gözlerinde ürkek bir tufan. bulutları tesbihe dizmekten başka çare yok o zaman, dedi kadın inmeden göğsündeki salıncaktan
...

Üzgü ve endişeyi kişisel olmaktan çıkaran en önemli sebeptir doğuştan bağlılıklar. Hepimiz fazladan birkaç cana sahibiz ve sevdiklerimizin uğradığı yaşamsal külfete sonuna kadar ortağız.

felsefesini körüklüyorum şimdi hayatın
simetrisi olmayan duyguların yırtık virajlarında
...
