Musa
Musa, 45

Allah'a hamdolsun. Her halukarda O’ndan yardım diler, O’nun bağışlamasını isteriz. Nefislerimizin şerrinden, kötü amellerimizden O’na sığınırız. Allah kime hidayet ederse onu saptıracak, kimi de saptırırsa ona hidayet edecek yoktur. Şehadet ederim ki Allah’tan başka ibadete layık ilah yoktur. O tektir, O’nun ortağı yoktur. Ve yine şehadet ederim ki Muhammed (s.a.s) O’nun kulu ve rasulüdür.

“Ey iman edenler! Allah’tan korkulması gerektiği gibi korkun ve sizler ancak Müslümanlar olarak ölün!” (Ali İmran: 102)

“Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üretip yayan Rabbinizden sakının! Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten sakının! Şüphesiz Allah sizin üzerinize gözetleyicidir.” (Nisa: 1)

“Ey iman edenler! Allah’tan sakının ve sözün en doğrusunu söyleyin ki Allah, amellerinizi ıslah etsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah’a ve rasulüne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur.” (Ahzab: 70-71)

En doğru söz; Allah’ın kitabı ve en hayırlı yolu gösteren Rasulünün sünnetidir. En şerli şey; bid’at olan şeydir. Her bid’at, dalalettir. Her dalalet, ateştedir.

Zamanımızda tekfir, bid’at ve fesat çıkartma meselesi hakkında çok değişik yorumlar ve fikirler ortaya atılmaktadır. Öyle ki, bu fikirlerde bazen aşırıya gidilerek ifrat ve tefrite düşülmektedir. Günümüzde aşırı mürcie zihniyeti yaygınlaşmış, şeyhlerin ve ilim talebelerinin fikirlerini epeyce etkilemiştir. Küfre, sapıklığa, demokrasiye ve laikliğe çağıranlar bu fikrin arkasına sığındılar. Her yerde onların bayrakları yükseldi. Her evde onların zikri geçti. Küçükler bu fikirler üzerine yetişti ve büyükler bu fikirler üzerine yaşlandı. Gerçek İslam artık garipleşti. Fitnenin karanlığı çoğaldı. Öyle ki tevhidde ihlâslı kişiler tekfir edildi. Sünnete bağlananlar “bid’atçi” olarak isimlendirildi. İhlâsla tevhide bağlanan, dalalet ve sapıklıkla itham edildi. Böyle kimselerin bid’atçi havariçten olduğu, İslam ümmetine fitne soktuğu, Müslümanları ve hâkimleri tekfir etmek için ortaya çıktığı anlayışı yayıldı. Böylece maruf münker, münker maruf oldu. Tağutlar mü’minlerin emirleri kılığına, zındıklar ise ıslahçı, âlim, zahit kılığına girdiler. Bid’at ehli, sünnet ehlinin elbisesine büründü. Fasık ve mücrimler, adalet ve takva elbisesini giydi. Saptıranlar ve menfaatçiler, âlimlerin kılığına girdi. Hatta tağutları müdafaa gayesiyle; İslam’a girmek için sadece iki şehadetin telafuzunun yeterli olduğuna, manasının bilinmesinin gerekli olmadığına, gerekleriyle amelin şart olmadığına, şirk ve şirk ehlinden uzaklaşıp beri olmanın gerekli olmadığına dair kitaplar yazarak insanları aldattılar ve böylece onları cahilleştirdiler.

Allah (c.c), sanki rasulleri “La ilahe illallah’ı” insanlara sadece telaffuz ettirmek için gönderdi. Müslüman kılıçları sanki bunun için kınlarından çekildi. Boyunlar sanki bunun için kesildi. Kâfirlerle Müslümanlar arasında devam eden savaş sanki bunun için ortaya çıktı. Sanki bunların hepsi, şirkten uzaklaşmaksızın, tağutları tekfir etmeksizin, Allah’a itaate yönelmeksizin, O’nu birleyerek ortak koştuklarından uzaklaşmaksızın sadece “La ilahe illallah Muhammedun Rasulullah” şehadetini telaffuz ettirmek için ortaya çıktı.

İşte dikkatlice hazırlanmış bu plan yüzünden yeryüzü şirk ve müşriklerle doldu ve modern Cehalet yayıldı.

概要
  • ピシュティ (お気に入りのゲーム)
写真