
Gecenin 4 ünde mesaj atıp “ne yapıyorsun “ diye sormuşsun,duymadım mesaj sesini,ne mi yapıyorum,şöyle anlatayım :
Dün akşam çok sarhoştum sevgili,Bu sabah hiç tanımadığım bir kadınla uyandım ,senin yastığına bir başka saç teli döküldü,tenime yabancı bir koku sindi,boynumda biraz morluk bıraktı, oysa ne sadakatiydim sana.üzgünüm o kadar zaman sonra ilk defa bir başka ten değdi tenime,aldatmış sayılmam dimi seni !!!
Sana aldığım iç çamaşırı vardı ya,”geldiğimde alacağım “ dediğin ona verdim,pek yakıştı ama şevişirken yanlışlıkla yırtıldı,üzgünüm zaten yanlışlıkla seviştik.
Sonra yüzün geldi aklıma,kapadım gözlerimi,öpüştük seninle öpüştüğümüz gibi,görsen kibrit gibi tutuştu bendenlerimiz,sensizlik
üzerime çöktü ,ben kadının üstüne çöktüm,,bedenim gidip geldikçe gitti geldi
Aklım,o kadın “ohhh” dedi,ben ah dedim.
Onun kasıkları sulandı ,benim se gözlerim.ne güzel sevişmelerimiz vardı oysaki,avuç içlerinle oynaşırdım,göğüs uçlarını dudaklarıma alıp uyurdum ya,işte öyle uyudum dün gece,tadı yabancıydı.
Ruhunun en hücra köşelerine dokunurdum göğsünde.girdiğim tüm günahlar sevap gibi gelirdi bana seninle,neyse ..............
her seferinde ilk defa bir kadını tadar gibi sevişirdim seninle. Topuk seslerinden tanıdığım bir çok kadın varken ben sadece Titrerdim senin teninde.
Üzgünüm sevgili dün gece aldattım seni.bana gönderdiğin fotoğraflarını yatağıma serpiştirdim,yorganı üzerimize çektim,sensizliğinle deliler gibi seviştim,bu sefer çarşaf değil yastık sırılsıklam oldu,
Ve sonra Uzun inlemeler ,sensizliğin orgazm çığlığı bu ,aç kalbini içine boşalıyorum !!!!!!



Kadınlar .......
Biz kadınları hiç sevmedik!
Saçlarını sevdik, hele bir de sarışınsa daha çok sevdik
Ağızlarını sevdik, hele bir de şehvetli ve dolgun ise daha çok sevdik.
Göğüslerini sevdik…
Bacaklarını sevdik, hele bir de sütun gibiyse bayıldık.
Kalçalarını sevdik…
Gerçekten güzel vücutlu ve “çıtırsa” daha çok sevdik…
Yolda, arabada, televizyonda, internette onlara hep “baktık”
Her yerlerine iyice ve dikkatle baktık.
Pek iyi görememiş olacağız ki bir daha baktık.
Bir daha ve bir daha…
Kadınların her yerlerine baktık ama gözlerine ya hiç bakmadık ya da baktığımızda çok geç olmuştu…
Biz kadınlara çok dokunduk! Onlar istese de istemese de dokunduk.
Son yıllarda dini motiflerden güç bulanlarımız oldu.
Eh! Yozlaşan toplum ve geç gelen hatta hiç gelmeyen adalet olunca da 13-14 yaşındaki çocuklara bile dokunmaya başladık! Sapık damgası yemeyi göze alanlar bile şaşırdı çünkü sapık diye haykıran ne kadar azdı!
Kadınlara dokunmada dünya sıralamasında üst yerlere geldik… 2009 itibariyle rakamlar oldukça “umut verici!!! “
% 40 ını sürekli dövdük
%45 ine duygusal şiddet uyguladık (küfür, hakaret, küçük düşürme)
%16 sına zorla sahip olduk (ve olmaya devam ediyoruz)
Tüm bunlara maruz kalan her 3 kadından biri intihara kalkıştı ama biz hiç oralı olmadık (hem bize ne değil mi? Fener ya da Cimbom maç kaybedince çok üzüldük ama kadınlar söz konusu olunca pek oralı olmadık)
% 9 una daha masum birer çocukken bile dokunduk.
Ama onlar hep sustular. Çünkü konuşsalar kimse inanmazdı. “kim bilir neler yaptın ki sana tacizde ya da tecavüzde bulundu amcan ya da komşun” bu da sana ders olsun, türünden tepkiler görecekti.
Ama bu ders o kadar acıdır ki biz erkekler bilemeyiz. Bizlere sorduklarında %25 imiz “bazı durumlarda kadın dövülür” demeyi doğal bir şey gibi dile getirdik.
% 51’i erkekler ile tartışmayı bile “saygısızlık” sanıyor artık. %36’sı kendisi para kazansa bile parasını nasıl harcayacağına karar veremeyeceğine inanmış ya da inanmak zorunda kalmış. % 52’si “erkek kadından sorumludur” diyecek kadar kadınlığını unutmuş ya da unutturulmuş. % 49’u “erkek ne zaman isterse bana sahip olabilir benim itiraz hakkım olamaz” diyecek konuma gelmiş ya da getirilmiş!
Hal böyleyken kabul edelim biz kadınları kullanmayı çok sevdik. Evde, işte, siyasette, okulda kısacası her yerde…
Parti kongrelerinde sözde liderler konuşurken arka fonda 3-4 kadın vardı hep. Onlardan vitrin yaptık, imaj yaptık. Başörtülü, normal türbanlı, modern türbanlı ve türbansız…
"Cennet anaların ayakları altında" diye diye büyütüldük ama anaları hep ayaklarımız altında çiğnedik, ezdik, tepikledik…
14 şubat sevgililer günü ya da anneler gününde bir kaç saat ara verdik ama sonra yine ezmeye devam ettik.
İş verirken bile onları hep düşündük! İş yerinde gözümüz gönlümüz açılsın ya da malum niyetler ile bayan eleman aranıyor ilanı vermeyi çok sevdik.
Bu ülkede kadın olmanın ne kadar zor olduğunu biz erkekler bilemeyiz. Çünkü artık konuşmuyorlar, konuşamıyorlar, konuşturulmuyorlar.
Bu ülkenin kurucusu Atatürk 1930’lu yıllarda Türk kadınına dünyadaki birçok çağdaş ülkeden önceden hak ettiği hakları verdiğinde umutlanmıştık. Çünkü o Atatürk’tü ve Kurtuluş Savaşında bebeğinin kundağında mermi taşıyan anayı ya da cephede erkeği ile göğüs göğüse savaşan bacısını unutmamıştı. İhanet edemezdi ve etmemişti de. Ama biz ihanet ettik! Türkiye nereye gidiyor? Diye soruyor herkes birbirine.
Oysa cevap ne kadar da açık değil mi? Türkiye hızla ve şevkle karanlığa gidiyor. Hatta koşuyor…
Çünkü kadın yok oluyor, yok ediliyor…
Benim annem, kız kardeşim, sevgili kızım yok oluyor…
Kadını yok olan ülkenin gideceği yol bellidir. Karanlık ve onursuz bir gelecek…
Kadınlarımızın değerini koruyalım...
Dünya kadınlar günü kutlu olsun.


Dönüp bakma arkana....yeçersiz bir yolculuk senin ki.




Üzerine alınan herkese,sevgilerle...
Bazı kadınlar pahalı hediyeleri severler.
Spor arabaları, lüks mekanları, hesap ödeyen abileri.
Bazı kadınlarsa, saçlarının taranmasını severler. Ayaklarına oje sürülmesini, uyumadan önce masal anlatılmasını, gözlerinin içine bakarak gitar çalan adamları.
Bazı kadınlar takım elbise severler, kaslı kolları.
Bazı kadınlar,oduncu gömleği severler, ve bira göbeği.
Bazı kadınlar kışları kayak yapmak isterler.
Bazıları, Beyoğlu’nda el ele tutuşup közde mısır yemek.
Bazı kadınlar özel günlerde parfüm hediye eder, bazı kadınlar her gün aynı ten kokusuyla uyanmak için canlarını verirler.
Bazı kadınların telefon rehberleri kalabalıktır bilirsin. Diğer bazıları ise defalarca aynı mesajı okuyup ağlarlar.
Bazı kadınlar kızlarla Cadde’de bilmem ne keyfi yaparlar. Bazı kadınlar evlerinde suyu şişeden dikerek içerler.
(Gerçekten yalnız insanlar bardak kullanmaya gerek duymazlar çünkü.)
O bazı kadınlar hiç kaybetmezler değil mi. Onlar hiç beklemezler, bekletirler. Onlar sürüklenmezler, sürüklerler.
Ağlamazlar, ağlatırlar. Canları istediğinde sevişir, sıkıldıklarında siktiri çekerler.
Sen olamadın değil mi o kadınlar gibi. Hiçbir zaman olamayacaksın da.
Zaten, olma da.
Çünkü yıllar sonra onlar kocaları metresleriyle kaçamak yaparken, haftasonları alışveriş merkezlerinde mutsuz çocuklarını kollarından sürükleyip kendilerine ayakkabı bakacaklar..
Sense pazarları evinin balkonunda hala deliler gibi sevdiğin kocan gazetesini okurken, küçük sevimli çocuklarınla yumurta tokuşturup, gülüşüyor olacaksın.....

Yo,hakikaten
bak ben böyle çok güzelim.
kafam rahat,
sıkıntı yok.
Artık doğum gününü unutabilirim.
ot çekebilirim.
Günaydın mesajı da yok sabahları.
on numara.
Kafam güzel diye değil cidden bak
hatta dün gece
bir
şarkıda
uyuttum seni..geberdim özlemekten avuç içlerini.




hastayım dediğinde bir erkek,
kıyamam, kendine dikkat olur mu'dan öteye geçemeyen kısa mesaj budalaları..
artık havalar soğudu, sıkı giyin bak diyen yapmacık ağızları
dişleriyle birlikte asıyorum tutumsuz davranışlar vestiyerine...
gelemeyecek kadar meşgul olan sevgililerin
rol icabı kısa mesajla verdikleri o unutulmaz sadakat sözleri, siktirin gidin..
sonra hastayım dediğinde bir kadın,
aklına neyin var demekten önce regl olma ihtimalini birinci plana koyup
işimiz haftaya kaldı planlarını yapan bacak arası kuklaları..
demişler ki dünya kadar malınız olacağına fındık kadar,
yok küfür yok
yüreğiniz olsun diyecektim...
köpeğinizi gezdirir gibi elini tutup gezdirdiğiniz ve
beni seviyor, ne dersem yapar düşüncesinde seviyorum dediğiniz adamlar
bir haftada kıvama gelir ya da iki birayla dediğiniz kadınlar
ilk günden oldukça yol katedip samimiyetin amına koyanlar
ve siz,
hepiniz...
aynı telefondan aynı mesajları kaç farklı numaraya gönderdiniz kimbilir,
kaç kılığa girdiniz, kaç kez şekil değiştirdiniz biliyormusunuz ???
siktir edin,
nasıl olsa kimse bilmiyor...




Rüzgarrrrrrrr





Ya sen erken geldin yada ben geç kaldım 😏





Gel gör beni aşk neyledi 🙄🙄


Yürü dehlül,gidelim buralardan 😊

