
Her yere bir vasıta var, Ada'ya vapur, Taksim'e dolmuş...Ama sen bekleme...Beni sana getirecek bir vesile, bir heves kalmadı içimde !


Yeniden girme hayatıma, son noktası konulan, mükemmel bir şiirin, akışını bozan, basit bir sözcük olursun.


Hani kesilir ya, elinin inceden bir yeri, sonra bir limon damlası veya tuz tanesi söyler yerini, işte tam da öyle, şimdi kim uzatsa elini, ya bir limon oluyor, ya da bir tuz tanesi, acıtıyor beni, hatırlatıyor seni !


Sakın bakınca çocuk gibiyim, gözlerin bir oyuncakçı vitrinini hatırlatıyor bana, camda parmak izlerim kalıyor diye, kızardı dükkan sahibi, şimdi ne zaman göz göze gelsek, her an birileri kızacak gibi.


Adına yoksulluk dediğimiz şey, yokluktan değil çokluktan kaynaklanır. Hakkına razı olmayanların çokluğundan.