Acerca de
  • Gelatinas (Juego favorito)
Fotos
  • Nergiz
  • Nergiz

    Yardıma ihtiyac var

  • Nergiz

    😊😊👍🏻

    Nergiz
  • Nergiz

    İnsanın " yüreği " büyük olmali

    Kendisi değil .

    Nergiz
  • Nergiz

    Umudum her zaman bakidir amma,

    Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun..

    Nergiz
  • Nergiz

    ''İnsan hayvandan konuşmakla üstündür ama doğru konuşmazsan hayvanlar senden üstün olurlar...!!!''

  • Nergiz

    Vaktiyle bir bilge hoca, yıllarca yanında yetiştirdiği öğrencisinin seviyesini öğrenmek ister. Onun eline çok parlak ve gizemli görüntüye sahip iri bir nesne verip:

    "Oğlum" der, "Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.

    Öğrenci elindeki ile çevresindeki esnafı gezmeye başlar. İlk önce bir bakkal dükkanına girer ve "Şunu kaça alırsınız?" diye sorar.

    Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği nesneyi eline alır; evirir çevirir; sonra: "Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın" der.

    İkinci olarak bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği nesneye ancak bir beş lira vermeye razı olur.

    Üçüncü defa bir semerciye gider: Semerci nesneye şöyle bir bakar, "Bu” der "benim semerlere iyi süs olur. Bundan "kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna bir on lira veririm."

    En son olarak bir kuyumcuya gider. Kuyumcu öğrencinin elindekini görünce yerinden fırlar.

    "Bu kadar değerli bir pırlantayı, mücevheri nereden buldun?" diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. "Buna kaç lira istiyorsun?"

    Öğrenci sorar: Siz ne veriyorsunuz?"

    "Ne istiyorsan veririm."

    Öğrenci, "Hayır veremem." diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar:

    "Ne olur bunu bana satın. Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim."

    Öğrenci emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini anlatıncaya kadar bir hayli dil döker.

    Mücevheri alıp kuyumcudan çıkan öğrencinin kafası karma karışıktır. Böylesi karışık düşünceler içinde geriye dönmeye başlar. Bir tarafta elindeki nesneye yüzünü buruşturarak 1 lira verip onu oyuncak olarak görenler, diğer tarafta da mücevher diye isimlendirip buna sahip olmak için her şeyini vermeye hazır olan ve hatta yalvaran kişiler..

    Bilge hocasının yanına dönen öğrenci, büyük bir şaşkınlık içinde başından geçen macerasını anlatır.

    Bilge sorar:

    "Bu karşılaştığın durumları izah edebilir misin?"

    Öğrenci: "Çok şaşkınım efendim, ne diyeceğimi bilemiyorum, kafam karmakarışık" diye cevap verir.

    Bilge hoca çok kısa cevap verir:

    "Bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bileni anlar ve onun değeri bilenin yanında kıymetlidir."

    Her insanın hayatında varlığını ve değerini bilen, hisseden, fark eden kuyumcular mutlaka vardır.

    Mesele kuyumcuyu bulmaktadır...

    Nerde benim kuyumcum🙈

  • Nergiz

    Can sıkıntısı hiç geçmiyo

  • Nergiz

    "Hayatını değiştirmek istediğin ve nereden başlayacağını bilemediğin zaman

    #Namazdan başla"

    Nergiz
  • Nergiz

    Unutma .!

    Güneş " parlıyorken, herkes seni sevebilir.!!

    Ama gerçekte seni kimin umursadığını.!!

    Fırtınalar" koptuğunda anlarsın .!!

  • Nergiz

    Berra b. Azib şöyle anlatır: Birgün Hz. Peygambere çok sual so rulduğunda şöyle buyurdu:

    Ey insanlar! Herşeyin bineği vardır. Kişinin bineği de akıldır. Sizden hüccet ve delili en iyi bilen, aklen en üstününüzdür.

  • Nergiz

    SEVİLEN UYUMADI

    Adam Bir gece namaz kılmak için seccadesini serer. Namazını bitirdikten sonra şöyle bir duada bulunur;

    -Ya Rabbi şu vakitte bir çok kimse uyudu, birçoğu sevdiğine gitti, bende sana geldim, çünkü benim sevdiğim sensin.

    Sonra zikire başladı ve seccade üzerinde zikrederken uyuyakaldı.

    Bir hırsız girdi evine biraz sonra, bakındı sağına soluna, oldukça az ve eski eşyaların olduğu fakir birinin eviymiş bu ev diye düşündü. Ama birkaç parça eşya almadan çıkmak olmaz diye düşündü. Torbasına doldurduğu birkaç parça eşya ile tam evden çıkacakken birde baktıki kapı yok!

    Az önce girdiği kapı hiçbir yerde yoktu, her yer duvardı. Aldıklarını bıraktı ve tekrar çevresine baktı, kapı orada duruyordu. Tekrar torbasına doldurdu eşyaları ve tekrar baktıki kapı yine yok! Bu işlemi tam 3 kez tekrarladı. Tam o esnada duvarlar dalga dalga yarılarak dediki;

    -Ey hırsız..! Seven uyudu ama sevilen uyumadı, ayakta....