
(BURDAN SİZE YAZAMIYORUM SEVGİLİ MESAJ GÖNDERENLER ULAŞMAK İÇİN FB ADRESİM https://www.facebook.com/firat.koseoglu) Ne boktan bir gün. Ben plan yapmaması gereken bir insanım. Yaptığım en küçük bir planı bile hayata geçiremeyecek kadar çaresizim. Zaman ve mekan tamamen benim düşüncelerimin zıddına işliyor. Belki de ben yanlış yolda gidiyorum. Belki de ben gitmemesi gerekenlerdenim. Belki de ben çoktan ölmüş olan, arafa düşmüş bir melek gibi hissediyorum kendimi. İrademin sahibi olan Tanrı tarafından sınanmak gerçekten çok garip. Ve belki de daha da garibi her cümlemin başında, içinde ya da herhangi bir yerinde bir "belki"ye rastlanması. Belki de ben yalnızca bir "belki"yim ve "belki"den ibaretim. Kanım çekiliyor, kadınım bana çok uzak ve ben son saniyelerini yaşamakta olan bütün umutları felçli bir hastadan farksızım.

















Bugün günlerden BEŞİKTAŞK https://youtu.be/jNgSjyuBY3s

Islak sokaklar mevsimindeyiz artık…
Bu kalabalık şehre hüzün yağar bu zamanlar…
Yalnızlık yağar caddelerine…
Darmadağın saçlar, ıslanmış yüzler hep yere bakar…
Kahveleri bile dert yüklenir…
Çayları daha bir demli…
Unutulan sevgililer hatırlanır veya sevgililer unutulmaya çalışılır…
Bu mevsimde vitrinleri az sulu rakı gibidir bu şehrin…
Her adımın yalnızlığa uzanır….
Yine de hızlı adımlar atılır, koşulur bu sokaklarda…
Herkes kendi türküsünü söyler yüzünü buruşturarak,
Herkes kendi hikayesini en acıklı sanır…
Kendisi koca bir yalanken gerçeği arar bu şehir…
Sokakları gibi evleri de acı doludur, gözyaşları taşar pencerelerinden…
Geceleri gerçeklerini saklar da, her gün başka bir maske takar insanları…
Hayatları vardır anlatıkları, bir de tek başına kalınca yaşadıkları…
Aşkları bir damla gözyaşında boğulur bu şehrin…
Onun için geceleri yeni hayatlar yazılır kimsenin bilmediği zamanlara…
Onun için kimse üzülmez gidenlere, ve acır geride kalanlara…
Herken kendi türküsünü söyler bu şehirde, sadece kendi acısına ağlar…
Herkesin tiyatrosudur bu şehir, herkesin en yalandan sahnesi…
Ve onun için bulunmayı bekler bu şehrin denizlerinde incilerin en sahtesi…
Yine de yalan olduğunu bile bile hergün aynı oyunu oynar bu şehrin insanları…
Herkes kendi hikayesini en acıklı sansan da, her geceyi pembeye boyar gündüzün yalanları..
Bu mevsimde vitrinleri az sulu rakı gibidir bu şehrin…
Her yudumun yalnızlığa uzanır….
Yine de hızlı adımlar atılır, koşulur yalnızlığa…
Herkes kendi türküsünü söyler yüzünde bir maskeyle,
Herkes kendi hikayesini en acıklı sanır..



EVETçi gönüllü SUUDİ ARABİSTANda yaşayacak bi aile istiyorum.
İstedikleri sistemin işleyişini canlı şekilde göstermek adına gelmek isteyen varsa bana ulaşabilir..?
Biliyorum kimse oraya gelmek istemez çünkü o EVET çilerde salağa yatmalarına rağmen sebebini çok iyi bilirler ki o yüzden öyle bi yere gitmek istemez..
Son kez soruyorum yiyor mu?






Sözüm hani şu aslında namuslu görünümlü namussuzlara.Biz yırtık rahibeleri de izledik kimin ne mal olduğunu iyi biliyoruz bilin istedim.Anlayan anladı.








Türk erkeğinin kadınla imtihanı.
Ammı lan o.
Am var dediler geldik.
Nefes alsın yeter.
Yalakalık mı yeter ki yalamalık olsun.
Am nerde ben orda.
Ne kadar yalakalık yaparsam bana verir acaba.
Yorum acaba yorum yapsam bana verme ihtimali nedir?
Budur yani kimse kusura bakmasın bazı kaşarların hoşuna gitmiyor mu tabi onların aşağı kalır yanı da yok.