





Büyük dedem ❤️



Bildiğim tek şey hiç bir şey bilmediğimdir.






Dünyanın hiçbir yerinde ne bir kır evim var, ne de ailece geçirilmiş bir akşamın sonunda, tatlı bir huzur içinde, koca bir fincan çay getirecek yaşlı teyzelerim. Kurduğum hayal, metaforlarıyla, kahramanlarıyla çuvallamış durumda.

“Kendimden ne bekleyebilirim ki? Korkunç bir duyarlılığa sahip olan duyularım, derin bir bilinç için de olan duygularım var. Yalnızca beni yok eden keskin bir zihne, eğlenmemi sağlayan düşler kurma konusunda olağandışı bir kapasiteye sahibim. Cansız bir istek ve onu canlı bir çocuk gibi beşikte sallayan bir düşünce geziniyor içimde.”

Pencerenin kenarına oturmuş, dışarıda var olan evrensel hayat denen hiçliği seyrediyorum.

Yalnız yaşayamıyorsan, doğuştan kölesin demektir.

"Sevilmek, gerçekten sevilmek nasıl büyük bir yorgunluktur! Başkasının heyecanlarının yükü haline gelmek nasıl bir yorgunluktur..."

"İstemeden varım ve istemeden öleceğim. Olduğum şeyle olmadığım şey arasında, hayal ettiğim şeyle hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum."

Hissetmek--- ne renktir acaba?









Mükemmeliyetçilik kaliteli bir yanlızlığıda yanında getiriyor.

