
Ben de artık o kalabalığa karışıyorum. O’nun artık benden bir parça olmadığını hissediyorum, kabul ediyorum. Sızlamıyor hiçbir yerim. Tesadüf tanrısı, nihayet yıllar sonra, başımı merhametle okşuyor.
Buna birkaç damla gözyaşı döküyorum ancak, kurtulmuş adamın histerisiyle, gözlerimin yaşını silip, gülüp yürüyorum...