
Neden bir atı tarif ederken güçlü , bir taziyi tarif ederken hızlı , bir kediyi tarif ederken sevimli deriz de insanları tarif ederken temel özellikleri ile değil de zengin, iyi giyinen , lüks villası olan , is adamı gibi tarifler kullanırız ?

Yüreğinizi göremeyenlere en güzel yarınlarınızı harcatmayin..!!
Sizki bir çok kişinin belkide en güzel 'HAYALİ'siniz değmeyenlerin ' HİKAYESİ' olmayin..

Aşk denen şey bazen yürür bazen uçar; bazen koşar biriyle birlikte, bir başkasıyla ölümcül yürüyüşe çıkar; üçüncüyü buzdan heykele çevirir, dördüncüyü alevlerin içine atar.birini yaralar;öldürür ötekini. Aynı anda çakıp sönen bir şimşeğe benzer.Geceleyin saklar şafakta zapt edeceği kaleyi. çünkü dayanacak gücü yoktur karşısında.
ZÜLFÜ LİVANELİ(KARDEŞİMİN HİKAYESİ)

Hiç bir şey için başkalarını suçlamazsan mutlu olursun. Her şeyi affedebilirsen daha da mutlu ama sevmeyi başarabilirsen en mutlusu olursun..

Yumma gözlerini, eksik kalmasın ışığın. Gülümse ve hep konuş. Seni dinlemek, seni izlemek ruhumu bilinmeyen diyarlara taşır . Kendimi bilinmedik yerlerde, bilinmedik dillerde bulurum. Kimseyi anlayamam, kimseye cevap veremem ama senin varlığın bana umut yolu. En bilinmez dilleri öğrenir, en bilinmedik yerleri severim. Yeter ki sen hep gülümse ve konuş.

Bana dedi, bir isim ver, varlığım olsun. Durdu, aklından yeni bir şey geçti. Bana dedi, sen isim ver, varlığım senin olsun. Bana öyle bir isim ver ki senin adının yanında dursun.
Seni anan beni de ansın. Seni hatırlayan beni hatırlamadan olmasın. Bir "ile" koy aramıza bizi birbirimize bağlasın..."

Yaşamınız ne kadar uzun olursa olsun . Gecmisinizden sevgiyi , dostluğu, arkadaşlığı , sevilmeyi çıkarın geriye okunamayacak kadar değersiz küçük bir pragraf kalır