Mehmetcemil
Mehmetcemil, 46

güzellikleri yaşamak her zaman güzeldir yaşamasını bildikten sonra

About
  • Chess (Favorite Game)
Photos
  • Mehmetcemil

    Parayı ne kadar seviyorsunız

  • Mehmetcemil

    Hadi uçalım

    Mehmetcemil
  • Mehmetcemil
  • Mehmetcemil

    ULKEMIZDE BUNLAR YASANIYOR

    TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran Symes: Endişe duyuyoruz

    SONRA OKU

    

    19 Kasım 2016Utku BOLULU/DHA

    TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran Symes, Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu’nun (TÜRKONFED) İzmir’de düzenlediği 20’nci Girişim ve İş Dünyası Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisinin öngörülebilirliğin azaldığı, güven ve güvenlikte olağanüstü sıkıntıların yaşandığı bir süreçten geçtiğini söyledi. Symes, "Veriler, ekonomik büyümenin ciddi boyutlarda yavaşladığını, işsizliğin uzun zamandır hiç olmadığı kadar yükseldiğini gösteriyor. Son iki haftadır hızlı bir şekilde yükselen döviz kurunun, enflasyon beklentileri ve dolayısıyla uzun vadeli faizler üzerinde yaratacağı olumsuz etkilerden fazlasıyla endişe duyuyoruz" dedi.

    TÜRKONFED’in düzenlediği 20’nci Girişim ve İş Dünyası Zirvesi İzmir Kaya Termal Otel’de yapıldı. TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran Symes yaptığı konuşmada dünyadaki ekonomik, sosyal gelişmeler ve Türk ekonomisini değerlendirdi. Symes, iki bambaşka düzlemde evrilen bir dünyada yaşandığını, bir tarafta her geçen gün daha sofistike olan robotlar, birbiriyle iletişim kurabilen nesneler, giyilebilir teknolojiler, genetik bilimdeki gelişmeler, hatta Mars’ta koloni kurma gibi konular tartışılırken; diğer tarafta ise renk, inanç, ulus, cinsiyet gibi konularda insanların birbirlerini yediğini söyledi.

    İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ DÜZENSİZLİK ÇAĞI

    Symes, "İçinde bulunduğumuz durumu düzensizlik çağı, yeni bir soğuk savaş, hatta vekƒleten savaşlar aracılığıyla yürütülen yeni bir sıcak dünya savaşı olarak gören yaklaşımlar gün geçtikçe çoğalıyor. Rekabetçi ekonomi mantığının sosyal refah mantığıyla yeterince bütünleştirilemediği durumlarda ortaya çıkan krizler, siyaset yelpazesinin sınırlarını genişletse de genel olarak kimlik siyasetini öne çıkaran popülist akımların güçlenmesine zemin oluşturuyor" diye konuştu.

    Son yıllarda, özellikle finansal kriz sonrasında, küreselleşmenin ulusal egemenliğin önüne geçmesine yönelik bir direnç olduğunu belirten Symes, "Bu sadece hükümetler düzeyinde değil, toplumlar düzeyinde de artıyor. Evet, küreselleşme toplumlara önemli bir refah artışı getirdi, orta sınıfı güçlendirdi. Sadece otoriter devletlerde değil, demokratik devletlerde de, hatta en son Brexıt’te gördüğümüz gibi Avrupa Birliği’nde ve ABD’de de bu karşı çıkışın temelinde ne var? Tüm bu gelişmeler ve bunun yol açacağı değişim, vatandaş olmanın ötesinde, birer iş insanı olarak, bizleri çok yakından ilgilendiriyor" dedi.

    ÖRNEK ALINACAK ÜLKELER

    Symes, bir ülkenin sadece gelir seviyesinin veya büyüme oranlarının yüksek olmasının, ciddi altyapı yatırımlarının yapılmasının o ülkenin toplumunun gelişmişliği ve hatta mutluluğu için yeterli olmadığını söyledi. Türkiye için referans alırken sadece gelir seviyesi yüksek ülkeleri almadıklarını belirten Symes, "Ülkemiz için referans alacağımız, kendimizi karşılaştıracağımız ülkeler; demokrasisiyle, ekonomisiyle, yarattığı katma değerle ve yaşanabilirliği ve yaşam standartları gelişmişlik gösteren ülkeler olmalıdır" diye konuştu.

    ADALET DUYGUSU SARSILIRSA, MEŞRUİYET SORGULANIR

    Dünyada üzerinde durulması gereken ana konulardan birinin bu toplumlarda giderek artan şekilde, adalete inancın azalması ve özellikle 2008 krizinden sonra sosyo-ekonomik eşitsizliğin artması olabileceğini belirten Symes şöyle devam etti:

    "Biliyorsunuz, artık teknolojinin ve iletişim araçlarının çok hızlı geliştiği bir çağdayız. İnsanlar bilgiye ve birbirlerine anında ulaşabiliyorlar. En baskıcı ve otoriter devletlerin bile bir noktadan sonra bunun önüne geçmeleri imkansız. Sansürlerin, bilgiye ulaşma konusunda anlamını yitirdiği bir dönem bu. Bir toplumda adalet duygusu sarsılıyorsa, sistemin toplumun farklı kesimlerine karşı adil işlediğine inanç zayıflıyorsa, gelirin ve fırsatların adil dağılmadığına yönelik kanı giderek artıyorsa, kendini dışlanmış görenler çoğalıyorsa, yeni kuşakların öncekilerden daha iyi yaşayacağına dair umutlar azalıyorsa, hem ekonomik hem de siyasal meşruiyet de gittikçe artan şekilde sorgulanır, toplumlar da buldukları her fırsatta tepkilerini bir şekilde gösterir. Burada kritik olan husus, bu adaletsizlik ve eşitsizliğe karşı olan tepkilerin nasıl bir siyaset ve politika üreteceği. Bunun, tüm toplumlar için daha adaletli ve eşit bir dünya talebini mi doğuracağı; yoksa aksine, daha fazla düşmanlık, kimlik kutuplaşması, dışlayıcılık ve yine sonunda adaletsiz ve eşitliksiz olan savaşlarla dolu bir dünya mı üreteceği. Bu da dünyadaki tüm liderlere, siyasilere, iş dünyasına, STK’lara karşılaştığımız sorunları anlama ve yeni çözümler üretme konusunda önemli bir sorumluluk veriyor. Enerjimizi neye harcayacağız?"

    HEP DAYA İYİSİNİ TALEP EDİYORUZ

    "Kullanılan dil, izlenen politikalar, odaklanılan konular, kutuplaşma, kavga ve savaşlar mı olacak yoksa gelişen teknolojiyi özellikle çocuklar için daha demokratik, daha refah seviyesi yüksek, daha adil bir dünya için nasıl kullanılacağı mı tartışılacak" sorusunu soran Symes "Çünkü biliyoruz ki, teknolojinin inanılmaz bir hızla gelişmesi, geleceğimizin nasıl şekilleneceğini göstermeye yetmiyor. Bu teknolojiyi nasıl kullanacağımız, bizlerin yapacağı tercihler aslında nasıl bir geleceğe sahip olacağımızı gösterecek.Türk iş dünyası olarak, bulunduğumuz noktayı hiçbir zaman yeterli bulmadık. Her zaman ülkemizin daha fazla kalkınması, daha fazla refah üretmesi, demokrasinin daha güçlü olması için görüşlerimizi her ortamda paylaşıyoruz. Hep daha iyisini talep ediyoruz. Bu tür zor değişim dönemlerinden geçerken en çok dikkat etmemiz gereken, iktisadi kurumlar, demokratik hak ve özgürlükler, rekabet gücümüz, uluslararası zemindeki yerimiz, işbirliklerimiz gibi alanlardaki kazanımlarımızı kaybetmemek" dedi

    'TÜRKİYE EKONOMİSİNDE ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK AZALDI'

    Symes, son dönemde hızlanan ve ardı ardına yaşanan iç ve dış gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerinde giderek daha büyük etki yarattığını söyledi. Türkiye ekonomisinin, öngörülebilirliğin azaldığı, güven ve güvenlikte olağanüstü sıkıntıların yaşandığı bir süreçten geçtiğini belirten Symes, "Veriler, ekonomik büyümenin ciddi boyutlarda yavaşladığını, işsizliğin uzun zamandır hiç olmadığı kadar yükseldiğini gösteriyor. Son iki haftadır hızlı bir şekilde yükselen döviz kurunun, enflasyon beklentileri ve dolayısıyla uzun vadeli faizler üzerinde yaratacağı olumsuz etkilerden, fazlasıyla endişe duyuyoruz. Aynı zamanda, en önemli ticaret ortağımız olan Avrupa Birliği ile uzun zaman süren ve çeşitli aksamalarla sekteye uğrayan müzakere sürecinin neredeyse kopma noktasına geldiği algısı bizleri ciddi şekilde endişelendiriyor. Sınır ötemizdeki Suriye ve Irak operasyonlarının yarattığı riskler gün geçtikçe büyüyor" diye konuştu.

    GÜVEN VE GÜVENLİK SORUNU

    Ekonomi açısından, bugün itibarıyla güven ve güvenliğin en önemli iki temel sorun olduğunu dile getiren Symes şunları söyledi:

    "Tüm yaşananların etkilerinin reel sektöre yansıması biraz daha zamana yayılıyor. Özellikle, Anadolu’daki firmalarda güven sorunu yaşanıyor ki, güven zinciri ticaret için en önemli konu. Normalleşme için önce güvenin yeniden acilen tesisi gerekiyor. Hep söylüyoruz, güven olmadan ne yatırım, ne harcama, ne de büyüme olması mümkün değil. Diğer taraftan, aynı anda çeşitli terör örgütleri ile mücadele ediyoruz. Yani, güvenlik açısından da çok zor bir dönemdeyiz. Bu tüm ülke ekonomisini ciddi şekilde etkiliyor. Turizm sektöründeki zararın etkisi, pek çok sektörü ve tüm tedarik zincirini çok ağır şekilde etkilemiş durumda. Güneydoğu Anadolu bölgemizde insanlarımız ise ülkenin yaşadığı tüm bu zorlukların yanı sıra, daha da ağır bir travma yaşıyorlar. Hem savaşların yaşandığı bu ülkelere coğrafi olarak yakınlığın getirdiği zorlukları; hem de daha 2 yıl öncesine kadar iç barışın tesisi ile reformlardan, bölgede yapılacak yatırımlardan, fırsatlardan, acıları geride bırakıp geleceğe yönelik umudu konuşuyorken, çok ciddi çatışmaları ve bu çatışmaların getirdiği ağır maddi ve manevi yükü çekmek durumunda kaldılar."

    O dönemde TÜRKONFED ile birlikte bölgede, Cizre’de, Batman’da yatırım danışma konseyleri topladıklarını, pek çok TÜSİAD üyesinin bölgeye götürüldüğünü, nasıl yatırımlar yapılabileceğinin konuşulduğunu belirten Symes, o günerin özleminin içlerinde olduğunu söyledi.

    Hükümetin açıkladığı son teşvik paketinin çok kapsamlı ve olumlu olduğunu dile getiren Symes, "Ancak, bölgede güvenlik sağlanmadan, öngörülebilirlik artmadan yatırımların olması çok mümkün görünmüyor. Barış, güven, öngörülebilirlik ve huzur iş insanları için en büyük teşvik. İyimser bir tablo çizmek kolay değil. Ancak, mesele, buradan ileriye nasıl bakacağımız. Nasıl refah düzeyimizi yükseltecek adımları atarak, asıl gündemimiz olması gereken, teknolojiye, dijital dönüşüme, girişimciliğe, 21’inci yüzyıl becerilerine odaklanacağız? Aslında 2 yıldır, gündem ne olursa olsun TÜSİAD olarak bu başlıklara odaklanmak için çaba gösterdik, hükümet ile yakın temas içerisinde bu alanlardaki reformlara özel önem verilmesi için çalıştık, sürekli uyardık. Ve gördük ki; aslında Türkiye’de bu alanlarda ciddi bir potansiyel var. Yapısal reformlarını erteleyen ülkelerin, hem ekonomik, hem de siyasal anlamda nasıl zorlandığını görüyoruz. Kısa vadeli politikaların sadece geçici çözümler ürettiğini asla unutmamalıyız.

    GÜVENLİK SORUNLARI, DEMOKRATİKLEŞMENİN ÖNÜNE GEÇMEMELİ

    Ekonomiyi canlandırmak için kısa vadeli bazı tedbirler alırken, asıl ihtiyacımız olan uzun vadeli reform alanlarını ihmal edemeyiz. Bu dönemde kısa ve uzun vadeli tedbirler elele gitmek zorunda. Güvenlik sorunlarımız

  • Mehmetcemil
  • Mehmetcemil
  • Mehmetcemil

    Sen hic özgür oldunmu

    Basini iki elinin arasina alipta dusundunmu. Hic dusundunmu sana soruyorum hey okur irkilme evet sana sabah yola.ciktiginda isine istedigin gibi gitmekte trafikte yolda sokakta hic ozgur oldunmu eve ey bir bayan tavlamaya calisan erkek evine ekmek alabildinmi eşin buzdalabi bos dedi dusundunmu cocuk sparis verdi sende metelik yok bu is nasil ey parasi bol olan kardes sen ozgur oldunmupara borsadami iyi altindami yiksa tefedemi bakma oyle can yakmak artik serbest sikinti yok nasilsa.aksam iki sise dibi sabah zimbayiz sikinti yok ey.tum zengini garibani hic biriniz hic birimiz ozgur degiliz en onemli ozgurluk DENIZ GÎBÎ YUSUF GÎBÎ HŮSEYÎN GÍBÍ ÖLÜME GÜLÜMSEYEREK GITMEKTIR.

  • Mehmetcemil

    BU NE DEMEK

    Mehmetcemil
  • Mehmetcemil

    inanki fotograftaki kadar masum degil aslinda o butun pisliklerin anasi

    Mehmetcemil
  • Mehmetcemil

    Sozum neslihan hanima oncelikle sizin gibi bir bayana.sidikli spermli paylisim uygun gormedigimi soylerim .

    evet benimde fikirlerime ters konusuyor o kendine uygun gorusuniu savunuyor onu bence yadirgama cunku o dusman ona boyle hakertle ddegil turk milletinin caliskanligini gosterek cevap verelim

  • Mehmetcemil

    Ey İnsan! Kaf Dağı kadar yüksekte olsan da, kefene sığacak kadar küçüksün. Unutma her şeyin bir hesabı var; üzdüğün kadar üzülürsün

  • Mehmetcemil

    Yorulacaksan, zorlanacaksan, şikâyetçi olacaksan, keşkelere sığınacaksan, söze ama diye başlayacaksan; girme aşk yoluna.

  • Mehmetcemil

    Ey sevgili. Düşüncelerim, ipliği kopan tesbih taneleri gibi dağılıveriyor sensiz. Şimdi gözyaşlarımdan inci yapmak isterdim sana.

  • Mehmetcemil

    Ben seni severek “ayvayı” yedim diyorsun . Benden başkasını seversen “helvanı” yerim biliyosun

  • Mehmetcemil

    Kuran-ı Kerim oku bana Sevdiğim Dünyanın En güzel Sesinden Dünyanın en güzel Cümlelerini duyayım..

  • Mehmetcemil

    Sevgiden anlamayanlar sevdiklerini hep yarı yolda bıraktı, Oysa sevgi Cennet yolunda sadece bir duraktı..

  • Mehmetcemil

    “Yâr dediğin ? Allah’ın emri Peygamberin kavli ile girebilmeli yüreğine. Sana Allah adıyla gelebilmeli..Ve İlk suali iş değil, Namaz olmalı..

  • Mehmetcemil

    en guzel kiz gonlunde ALLAH MUHAMMED sevgisi olandir

  • Mehmetcemil
  • Mehmetcemil

    Ey sevgili

    Yare sultan kalbe sultan

    Gunesin nurunu sacan

    Yuregime can veren

    Ey sevgili

    Ummeti icin yanan yanan

    Gunu geldiginde bir.nefesi ile 7 gok asan

    Ey sevgili

    Cok ozledim seni

    Ummetine sefkatini esirgeme ey sevgili

  • Mehmetcemil

    EY SEVGILI

    SEN YOKSUN YANIMDA

    HZ. BILALI HABESININ SELASI KULAGIMDA

    EYSEVGILI SEN YOKSUN YANIMDA

  • Mehmetcemil

    AGLARIM AGLATAMAM

    GÜLERÎM GÜLDÜREMEM

    DÍLÌ BAGLI KALBÌMÌN

    BUNDAAN COK MUZDARIBIM

  • Mehmetcemil

    Ey sevgili ne guzelsin

    SEN YAR LARA YAR SULTANLARA SULTANSIN

    EY SEVGILI

  • Mehmetcemil

    ”Sen böyle güzelken bana söz düşmez. Bakma böyle yazılar yazdığıma, ben aslında Oku! emrine amade seni okuyorum sevgili

  • Mehmetcemil

    Günaha düştüğünde tövbe et, günaha dalıp gitme. Çünkü insan suya düştüğü için değil, sudan çıkamadığı için boğulur. Hayırlı Sabahlar,

  • Mehmetcemil

     Neyi bekliyorlar? Kendilerine meleklerin gelmesini mi, Rabbinin gelmesini mi, yoksa Rabbinin bazı mucizelerinin gelmesini mi? Rabbinin bazı mucizeleri geldiği gün, daha önce iman etmemiş yahut imanında bir hayır sahibi olamamış kişiye imanı hiçbir yarar sağlamayacaktır. De ki: 'Bekleyin! Doğrusu biz de bekliyoruz.' "

  • Mehmetcemil

    Ey Yar . . ; Ben Senin Kömür Karası gözlerine değil . ” ALLAH ” diyen ” YÜREĞİNE ” vuRuLdum..

  • Mehmetcemil

    Ağlamakla tükettum gözümdeki yaşları

    çok mi gördun sevduğum bana mutlu olmayı x2

    ağlıyor karadeniz terk edip gidişune

    istesam bakamam artuk senun güzelluğune x2 (nakarat)

    sevdadan mi bilinmez habu benum dertlerum

    yalnuz geçen günlerumde nerdedur sevduklerum x2

    Nakarat x2

    bir kuru ekmek yesam olmaz olsun varluğun

    acısı büyük olur böyle bir ayrılığın

    K o-sozu_sarki-pjjvpn.html-pjjvpn.html</a>

  • Mehmetcemil

    karanlık bir gece de yine düştün peşime

    yanlızlığın son noktasına geldi yüreğim

    hasret dolu bekleyişlerin

    yarına umutla bakan gözlerimin feryadı bu

    bitsin artık bu hasret gel ne olursun

    yaralı bir kuş misali kanadı kırık yorgun bedenim

    o tatlı gülüşünün ve kara gözlerinin isyanı olsun bu haykırış

    bitmek tükenmek bilmeyen arayışlarımın tek sahibisin

    hadi gel artık , yeter artık

    sensiz geçirdiğim günlerin hesabını sor artık

    haykır dünyaya isyan et vur dök kır ama GEL ARTIK

  • Mehmetcemil

    DÜNYANIN EN IYI INSANI OLDU ABI

    BU DUNYA EN IYILERIN YASAYAMACAGI KADAR IGRENC BIR DUNYA

  • Mehmetcemil

    Menü

    .allah Var Gam Yok. Şiiri - Mecit Aktürk

    AnasayfaProfilimŞiirlerPopüler ŞairlerÜyeler

    M.A.

    Mecit Aktürk.Allah Var Gam Yok.

    Bakmayın siz bülbül gibi figân-ı feryâdıma 

    Mütevekkil h/er kişinin hiç işi olmaz gamla. 

    Gülen gülsün, dudak büksün, ne çıkar, imdâdıma 

    Nâçar kulum, su taşırım, her yangına; gagamla. 

    İmânımız noksansızdır pay edilen kadere 

    Davası Hakk olan için yastık olur koynumuz. 

    Benzemeyiz ye'se düşüp kahreden derbedere 

    Yâr'dan gelen kabulümüz; kıldan ince boynumuz. 

    Beşer âciz! Olanları, bazen akıl almıyor 

    Zâr ediyor telâş ile; yaz ayında yağsa kar 

    Nemrutların yaptıkları yanına kâr kalmıyor 

    Her gecenin akabinde sabredene sabah var. 

    Ezel-ebed arasında bu âlem bir anlıktır 

    Sağlam olan tek dalımız bir tek Allah'ın ipi. 

    Resul değilse kılavuz akıbet karanlıktır 

    Akledene hedef tektir; nurlu izin takibi! 

    Hiç şüphesiz imândandır vatan-bayrak sevgimiz 

    İsteriz ki dokunmasın düşman eli Hilâle 

    Ne bir kişi, ne bir zümre hüzünlüysek, kaygımız; 

    Sezdiğimiz sinsi düşman; sevdamız İstiklâle! 

    Kalp gözüyle bakan kula aşikâr tuzak kuran 

    Rabbim izin vermez ise, dokunmaz bu âcize 

    En etkili silah duam; tek pusulam var Kur-an 

    Abes deriz fazla söze? Allah var gam yok bize!

  • Mehmetcemil

    inan gunler sensiz haftalar hatta yillarin hukmu yok artik bilemiyorum yeter artik seni uzaktan taaa uzaktan sevmek zor.

  • Mehmetcemil

    ALLAH IN IZNI ILE

  • Mehmetcemil

    BUGUN MISMUTLU BIRGUN EN GUZEL GUNLER SIZLERLE OLSUN ERBILDEN

    AKSAM DUBAIDEYIZ ALKAH IN IZNI ILE

  • Mehmetcemil

    Birini seviyorum

    habersizce uzaktan issiz ve yanliz

    gozlerinde engin denizler var

    gulusu dunyalara bedel

    birini seviyorum yanliz ve habersiz

    O.bunu bilmiyor bilmeside gerekmiyor

    Inanin onun bunu ogrenmesinden korkuyorum cunku belkide ben onu sevdigimi seviyorum bilemiyorum ama ben onu yanliz uzaktan seviyorum gozlerinde engin deniz yureginde selala pinari gibi huzur.saclari birkivircik at yelesi gibi o bir huzur o bilmesede gormesede