
Ne halin varsa görmeye geldim.. Bendeki "sen"i senle buluşturmaya geldim..
Her şeyimi toparlayıp, yüreğinde gösterdiğin yere kurulmaya geldim..
Misafirliğe değil! Ev sahibi olmaya geldim..
Tüm sözleri çürütüp, seni dinlemeye geldim..
Gözlerimi kör; Gönlümü mest eden bakışlarına gark olmaya geldim.. Kırılan ümitlerini tamire geldim.. Hislerine tercüman olmaya geldim.. Halimi haline köle yapmaya geldim.. Aşkın hamurunu yapmaya geldim.. Davetsizce gönlüne emrivaki yapmaya geldim.. Ulu orta aşkın sendeki tecellisini seyretmeye geldim..

Ayrılık kavuşmak değil mi Ey gönlüm,
Yağmur buluttan ayrılmasaydı can gelir miydi toprağa,
Çatlar mıydı tohum sinesinden,
Gece gündüzden ayrılmasaydı,
kim görebilirdi, gökte göz kırpan sevgiliyi,
Ayrılık değil mi görmeden sevdalanmak;
sevdalanmadık mı..?
Ayrılık Aşk, Aşk kavuşmak değil mi gönlüm?

Ey gönül!
Sen rüzgar gibisin.
Bazan sıcak esiyorsun, bazan de soğuk.
Sen ötelere git, orada ne yaz var, ne de kış..!

Görür sandığın gözün kör olduğunu,
görenlerin ise gönül sultanı olduğunu
bilir misin ?..
Sen gönle kıymet vermez isen hangi
güzelliği görebilirsin ?...

Öğreneceksin yüreğim !
Öğreneceksin ...
Dünyanın hasret, ölümün vuslat olduğunu...

Sevgiliye "Lal dudaklarından bana verilecek bir şeker var mı?" dedim "yok" dedi... Fakat bilmedi ki; onun yok demesi de bir şekerdir...

Aşk'a dair sözleri gene Aşk'tan dinlemek gerek..!
Çünkü aşk aynaya benzer..! Hem söyler; konuşur, anlatır..!
Hem dilsizdir; susar durur..!