
Aşinası olmadığım bir şehir gibi parmakların... Gel çıkınımda ekmeğim, çıkacak yolum kalmadı...Bir sen kaldınbir de yalancı kahinler uğrağı olan ellerin... Bir Eyyüb fethi midir yoksa uzanıp dudağından öptüğüm güneş midir boynun... Tanrılardan çalınan ateşte bir tutam misk-i amber misin... Sessizce ayetlenip geçiyorsun İncil'i, Tevrat'ı, Zebur'u ve Kur'an'ı... Sen heybemde kırıklarıyla çoğalan serçem,ufka sığmaz yağmurun zümrütle çarpışması,bundandır her aşk bir Mecnun doğurur aslında...Her aşk bir sünnettir ve secdesidir yüreğin...Sen suya, havaya, toprağa düşen cemrem,sen kovulduğum cennetsin... Bu yüzden soyunma, kıskanırlar giyindiğin rengarenk gökkuşağından seni... Çalınmış bir harf, kırık bir mısrasın sen... Gelip dizinde beklediğim ağlamaklı bir dudak bükümü... Sen ömrümün şimal körfezi,sen bilindik bir sakimestane, bir bade, perili bir hazansın...Hadi durma yüreğinin hükmüyle vur boynumu....

Aşinası olmadığım bir şehir gibi parmakların...
Gel çıkınımda ekmeğim, çıkacak yolum kalmadı...
Bir sen kaldın
bir de
yalancı kahinler uğrağı olan ellerin...
Bir Eyyüb fethi midir yoksa uzanıp dudağından öptüğüm güneş midir boynun... Tanrılardan çalınan ateşte
bir tutam misk-i amber misin...
Sessizce ayetlenip geçiyorsun İncil'i, Tevrat'ı, Zebur'u ve Kur'an'ı...
Sen heybemde kırıklarıyla çoğalan serçem,
ufka sığmaz yağmurun zümrütle çarpışması,
bundandır her aşk bir Mecnun doğurur aslında...
Her aşk bir sünnettir ve secdesidir yüreğin...
Sen suya, havaya, toprağa düşen cemrem,
sen kovulduğum cennetsin... Bu yüzden soyunma, kıskanırlar giyindiğin rengarenk gökkuşağından seni...
Çalınmış bir harf, kırık bir mısrasın sen...
Gelip dizinde beklediğim ağlamaklı bir dudak bükümü...
Sen ömrümün şimal körfezi,
sen bilindik bir saki
mestane, bir bade,
perili bir hazansın...Hadi durma yüreğinin hükmüyle vur boynumu....
Hadi durma yüreğinin hükmüyle vur boynumu....


Aşinası olmadığım bir şehir gibi parmakların...
Gel çıkınımda ekmeğim, çıkacak yolum kalmadı...
Bir sen kaldın
bir de
yalancı kahinler uğrağı olan ellerin...
Bir Eyyüb fethi midir yoksa uzanıp dudağından öptüğüm güneş midir boynun... Tanrılardan çalınan ateşte
bir tutam misk-i amber misin...
Sessizce ayetlenip geçiyorsun İncil'i, Tevrat'ı, Zebur'u ve Kur'an'ı...
Sen heybemde kırıklarıyla çoğalan serçem,
ufka sığmaz yağmurun zümrütle çarpışması,
bundandır her aşk bir Mecnun doğurur aslında...
Her aşk bir sünnettir ve secdesidir yüreğin...
Sen suya, havaya, toprağa düşen cemrem,
sen kovulduğum cennetsin... Bu yüzden soyunma, kıskanırlar giyindiğin rengarenk gökkuşağından seni...
Çalınmış bir harf, kırık bir mısrasın sen...
Gelip dizinde beklediğim ağlamaklı bir dudak bükümü...
Sen ömrümün şimal körfezi,
sen bilindik bir saki
mestane, bir bade,
perili bir hazansın...Hadi durma yüreğinin hükmüyle vur boynumu....
Hadi durma yüreğinin hükmüyle vur boynumu....