
Hayatımın en zor tarafı, başkalarının algılama yetisine mahkum bir hayatı yaşamaya çalışıyor olmak..! Yormuyorum kendimi anlatayım diye. En nihayetinde ben böyleyim,
Sefil uzanamadıqı yüreğe kahpe dermiş..!
Gülüyorum önümde bile yer alamayan sözde insanlara...
Fraqmanımla idare edip devamını rüyasında bile qöremeyenlere...
iyi seyirler diliyorum hayatımı uzaktan izleyenlere...
Bazen Ben Bile Yabancı Olurken Kendime, Sana Nasıl Anlatırım ki Beni..! Neşeliyim Diyeceğim, Belki Suratsızlığıma Denk Geleceksin, Espriliyim Diyeceğim, Belki Ağlamalarıma Denk Düşeceksin, Özgürüm Diyeceğim, Belki Tutsaklıklarımla Yakalayacaksın Beni, Hani Yaşamadan Bilemeyeceğin Şeyler Vardır Ya, Onlardan Biriyim Belki, Bazıları İçin Herhangi Biri, Bazıları İçin Vazgeçilmez Biri, Düşlediğim Kadar İnsanım, İnsan Olduğum Kadar Hatalı, Hatalı Olduğum Kadarda Gerçeğin Peşinde...!!!
Ne hesabını veremeyeceğim bir günüm,nede vicdanımı lekeleyen bir geçmişim..
Ne hissettiysem onu söyledim ,onu yaşadım.Yaşadığım tek bir andan bile asla pişmanlık duymadım...
Asla keşkelerim olmadı...
Hiç bir zaman kendimle vicdan mahkemesi yapmak zorunda kalmadım...
Karşıma bazen gerçek yüzler bazen sahteleri çıktı.Ama olsun ben yine hislerimle yaşadım...
Asla sevmediğim birine seni seviyorum demedim ya da birini severken karşılığını beklemedim...
Dostluğuma değer biçmedim.Sevgime ise hiç bir zaman sınır çizmedim...
Bazen çok kırıldım belkide bazen çok kırdım...
Ama hata insanlara mahsustur dedim affettim,af diledim...
Kimileri birden fazla kırdılar ama ben yinede onları affettim...
Onlar belki beni saflıkla yargıladılar,belkide içten içe sinsice güldüler...
Ama asıl unuttukları şuydu..
Aldanan her zaman kendileri oldular ama bunu anlayamadılar...
Bir insan kaybının ne olduğunu bilmedikleri için...
Kaybetmek onlar için alışkanlık haline geldiği için...
Oysa ben hiç bir zaman kaybetmedim...
Sadece zamanı geldiğinde vazgeçmeyi bildim o kadar...
İşte bu yüzden yüreksiz insanların yüreksizliği asla koymadı bana...
Gecer Dediklerimi Gecirdim
Duyduğum, dokunduğum, gördüğüm, tattığım, kokladığım için var bu dünya..Farkında olduğum için.. Kendim yazdım, kendim oynadım en başından beri..
O yüzden ki bir dünya yarattım, roller verdim sahnedekilere..
Sevdim; sevgilim, paylaştım; dostum dedim..
En derinimde hissettim; annem, kızdım da kıyamadım; babam dedim..
Geçer dediklerimi geçirdim..
Biter dediklerimi bitirdim..
Nefret ettiklerimi sildim, geçtim..
Gün oldu; silkindim, yeter dedim..
Geride bıraktıklarım hesap sormaya kalkmasın o yüzden bana..
Farkında olduğum için var oldunuz, vazgeçtiğim için bugün yoksunuz..
Bu nasıl bir cüret ki; bir başka hayata müdahil olma, umarsızca sorgulama, pervasızca yargılama hakkını bulur insan kendinde..
Haddinizi aşmayın ey faniler..
Ben yok olmayı kabullenirken, kar taneleri mütemadiyen ayak izlerimi kapatmaktayken, güneş bile her gün batarken, sizdeki ne arsızlıktır; silinmeyi dahi kabul edemiyorsunuz bir başka faninin zihninden.. Mezarlıklar, kendini vazgeçilmez sananlarla doluyken, yerin üstündeki bu şatafat da neyin nesi oluyor acep?
Uğraştırmayın da dağılın hadi..
Dağılın ve gidin, ama bilin..
Kör cehalet çirkefleştirir insanları!
Suskunluğum asaletimdendir...
Her lafa verecek bir cevabım var...
Lakin bir lafa bakarım lafmı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye...
Mevlana