













ÖZLEDİM GARDAŞ
Gayri o köylerden göçüp geldik de
Dağını taşını bi başka özledim ğardaş
Baba ocağını viran ettik de
Adam gibi bir gün görmedik ğardaş
Ne havası tutar köyü ne suyu tutar
Bırakmaz bu şehir bizide yutar
Can dediğin ucuzmudur bu kadar
Düştük kaldıranı görmedik ğardaş
O boyanın cilanın altı hepten dert yükü
Sonradan görme çoğu sırtında kürkü
Kapılmışlar popa caza bilmezler türkü
Kaval sesi koyun sesi özledim gardaş
Yazılarda çelik çomak oynardık
Yavan ekmek kuru soğan ile doyardık
Eve geç geleni köyde kınardık
Çoluk çocuk eve gelmiyo ğardaş
Yaban da yazıda ayağımıza diken batardı
Rahmetli ninem bi kara sakız yapardı
Ne doktor arardı ne ilaç arardı
Hapşırsak doktordan beri gelmiyok ğardaş
Köyde gelin pınar başında kalsa
Bir iki komşuyla az lafa dalsa
Evi dar ederdi oğlana kalsa
Şimdi eve hiç gelmese bir şey demiyo ğardaş
Vel edep vel haya köydeymiş meğer
Bir imkanım olsa dönmemmi eğer
Hoş görme halımı beterim beter
Tozlu yollarını özledim ğardaş
Gün olurda bir gün ben dönemezsem
Akıl baştan gider ben bilemezsem
Vasiyetim köyümdür diyemezsem
Beni İstanbul da bırakma ğardaş
Cenazemi yaban elde bırakma ğardaş





Hiç birşey göründüğü gibi değil Hani herşey süslü diye güzel gözüküyorda hani herşey pembe ve turuncuydu ya biz o zaman cesurduk Şimdisimi şimdi hayat karanlık ve bir o kadar zifiri taa canından can sıkılana kadar bedeninden can cıkarcakcasına uzak ve sessiz bir hayat Hergün iyi günleri anımsarcasına boşa kürek sallamacaksına hayat boş bir sandalda ıssız kıyaya ulaşmak gibi hayat. Yanlız çaresiz hüzünlü hergün yalan mutlulukların dolu olduğu dünyaya merhaba demek gibi . . .






