
Yaş ilerledikçe mi ne bilmem
Hayat değerlerinde zaman ve huzur herşeyin önüne geçiyor
Kaprisli ilişkilerden
Lüzumsuz kiskancliklardan
Sınırını geçenlerden
Sırtına duygu yükü yukleyenlerden
Kaçıyorsun
Kendini savunacak
Birilerini ikna edecek
Uzun açıklamalara zaman ayıracak, ne bir duygu ne de davranis gelmiyor icinden artık
Elini bile oynatmıyorsun
Basitlestiriyorsun
Evindeki eşyaları
Dolabındaki kıyafetleri
Yüzündeki makyajı
Hatta arkadaşlıkları
Kimse dokunmasın istiyorsun artık hayatına
Y

"Sana çok az kişinin anladığı
büyük bir gerçek anlatayım.
İnsan ruhunun en büyük zaferleri
ve en büyük başarıları kimsenin
bilmediği ve tahmin edemediği şeylerdir.
İnsanların en büyük zaferlerini tıpkı
vahşi çiçekler gibi kimse bilmez, görmez."
Lale Müldür


Pir Sultan oluyorum çoğu kez
Kafa tutuyorum Hızır Paşa'ya
Dönen dönsün diyorum,
Dönmüyorum yolumdan
Ve can veriyorum bir darağacında...
Nazım oluyorum bazen de
Ben bir ceviz ağacıyım görmediğiniz
Kılıç gibi sallıyorum kalemimin ucunu
Destanını yazıyorum kurtuluşunun
Ve geberiyorum memleket hasretinden...
Bir de bakıyorum Orhan Veli olmuşum
Gökyüzünü boyuyorum, siz uykudayken
Bir uyanıp bakıyorsunuz, gökyüzü mavi
Alıp başımı gidiyorum gün oluyor da
Yelkovan kuşlarının peşi sıra...
Ahmet Arif oluyorum kimi kez
Ham çarıkta buluyorum bir ayağımı
Kapatılan gözlerle üşüyorum da
Oy havar...!
Hançer yalımı buluyorum sol tarafımda...
Hasan Hüseyin olmadan durur muyum hiç?
Ben şimdi kaç kişiyim söyleyin hadi
Hesabını soruyorum suskunluğunuzun
Haziran'da ölmek zor diye belki,
Şubat'ta ölüyorum, mutlak o yüzden...
Attila İlhan oluyorum bazen de
Sisler bulvarındayım akşam çökerken
Git başımdan diyorum, Aysel gitmiyor.
Mıh gibi aklımda tutuyorum adını aşkın
Dövülüyorum bir de çok gözlüklüyken...
Nesimi oluyorum çok kez de
Minnet eylemiyorum rızkım için kimseye
İki cihan bana sığarken,
Sığamıyorum ben bu cihana
Yüzülüyorum keskin bir bıçağın ucunda...
Veysel oluyorum arada bir de
Birliğe çağırıp insanoğlunu
Sazıma sarılıyorum silahım diye
Zehirli insandan umudu kesip
Şu kara toprağa sığınıyorum...
Neyzen olacağım bir gün mutlaka
Kimbilir belki de o gün bugündür
İçimi soğutmuyor bildik cümleler
Söyleyeceğim lafımı, dolandırmadan
Söveceğim, döveceğim dilimle
Benim son günlerde Neyzen olmaya,
O dili kullanmaya ihtiyacım var...
Sema Güzel Kara


MÜKEMMEL KİŞİLİK
Yaşam "mükemmel" olmak demek değildir. Dünya tarihinde de kimse mükemmel olamamıştır zaten.. Yaşam hata ister. Korkusuzca deneyimler yaşamanızı ister. Korkarsanız kendinizi küçük görmüş olursunuz. Aynı Volkswagen kaplumbağa gibi küçük bir araç. Bu araç yola çıktığında ilk kazasında duyduğu acıyla bir daha yola çıkamaz olur. İşte bu pes etmektir. Kendinize güvenin ve "yaşamın tüm acıları bana gelsin korkmuyorum" deyin. Bunu yapmakla kendi gerçeğinizi keşfetmiş olursunuz ve siz artık koca bir kamyonsunuz. Bir TIR.
Yaşamın getireceği bütün acıları göze alırsanız asla acı yaşamayacaksınız. Siz artık inançlı biri dindar biri olmuşsunuzdur. İnancınızı, gücünüzü küçük bir araca değil bir TIR'a yükleyebilirsiniz ancak. Ruhunuza güvenip yola çıktığınızda yapacağınız kazaların size acı vermediğini tam aksine sizlere gelişim için bir çok fırsat verdiğini göreceksiniz. Size engel olmak isteyen tosbağalar-kaplumbağalar olacaktır elbet. Ama unutmayın ki bir TIR'ı tosbağalar engelleyemez.
Alıntı


Küçük heyecanlara paydos
Çünkü rüzgarla aynı yaştayım
Çünkü güneş kardeşim
Bir ırmakla sevişmekteyim
Bana artık dingin olmak
Bana yalınlık yaraşır
İçimde şiirin güzelliği
Yaşamak sevinciyle yarışır
Güzeller güzeli ömrüm
Sana gitgide sevdalanıştayım
Nice emeklerle dokunmuş
Bir ince, bir nazlı nakıştayım
Küçük tasalara, tutkulara paydos
Çünkü evrenle aynı yaştayım
Başsız sonsuz doyumsuz
Bir başdöndürücü akıştayım


OL
.
Durumlarla uğraşma; hallerle uğraş.
Değiştirilesi tek şey, ne halde olduğundur...
.
Aşk, hakkı hal etmektir.
.
Hayatta iyilik arama - iyiliğin öznesi ol.
Hayatta adalet arama - adalet timsali ol.
Hayatta güzellik arama - güzelliğin ifadesi ol.
Hayatta aşk arama - aşk içinde "O'L"
.
Hayatta hiçbir şey arama.
.
O'L
Ali Karakuş


..............
Ve bir sabah uyandım ki...
Gülüşüm yüzümden taşmış
Gündüzüme düş bulaşmış
Kedi, fare barış yapıp
Sevgi ile kucaklaşmış.
Kurtlar kuzuyla dolaşmış
Tavşan tutmuş, tazı kaçmış
Güneş bile yeryüzüne
Işığını eşit saçmış
Meğer böyle bir dünyada
Yaşamak tatlı telaşmış
Bana neler olmuş böyle..
Yüzümde çiçekler açmış
Dün gece ben uykudayken
İçime Pollyanna kaçmış.
Sema Güzel Kara


NİSÂ
ama nasıl zor okunur özgürlük kelamı kadınlar kitabında
gerçeğin kara bir aklıkta büyüdüğü yerdedir yalan
topraktan gelenin sesi suya çarpınca matematik üç adım uzar
ve
sevdanın içinde kaybolur hayatın yorgun kalçaları
‘seviyorum’ yazmalı en büyük harflerle ve mutlaka dişi olmalı
karakteri
üstüne düşen her damlanın gizemini büyütmeli eteklerinde
gecenin bekçisi bir gümüş ay
çünkü ‘ateşe ve suya dayanıklı’ ne varsa yok ettiler, nefesleri
dardı düşlere
çünkü dar nefesle aşka düşülmezdi
ama güneş utanmazdı bereketi taşarken bir bulutun terkisinde
galaksi diye bir kitap vardı gözleri büyük ağzı yok
sesin kalpten geldiği o çağlarda sevişmeye hep ihtiyaç vardı
çünkü öküzün altında bile durmadan değişen gerçek uzun
saçlıdır
ve bilindikçe kapı açar sonsuza örneğin ak bir güvercin neden
özler zeytin dalını
yunuslar bizden daha gelişkin ve deniz aslında mavi değil
bilmiyoruz ne renktir toprağın arka yüzü
ama rahim dişidir ve hayatı emzirir ak bir karanlıkta ölümün
yüzüne karşı
her isyankar kadın gibi başkaldırıp
yalan söyleyen tarihin yüzüne
karşı yürürken baldıran göğünden
toprağın hüznüne
kalbimizden asılı olduğumuz doğrudur.
Yelda Karataş
Hüznün Kısa Tarihi
2019



Sherlock ve ben ☺️


küçük bir kaçamakdan 😊


Gizlenen, gösterilmeyen, hisstettirilmeyen sevginin zerre değeri, kıymeti yok gözümde.
Bu duvar da beni çok seviyor olabilir, bilemem…
~
Turgut Uyar


Kararlıdır Kasım..
Eylül, Ekim gibi nazlanmaz öyle..
Hoşça kal der,
Ben yokum der..
Giderken kapıyı çarparda gider..
Soğuktur Kasım
Sıkı Giyinseydin der..
Şemsiyeni yanında taşısaydın der
Güneşime aldanmasaydın der..
Vedadır Kasım..
Sonu belli bir aşk gibi
Bir yanını alır da gider..
~
İnan Durak Taş


Zaman geçsin diye bekle, zamanı gelsin diye bekle.
Anlatmak için bekle, anlaşılmak için bekle.
Bulmak için bekle, bulunmak için bekle, buluşmak için bekle.
Başlasın diye bekle, bitsin diye bekle.
Sabahı bekle, geceyi bekle, baharı bekle, yazı bekle, yarını bekle, yeni yılı bekle.
Daha iyisi için bekle, daha yenisini bekle.
Sabırdan bekle, çaresizlikten bekle, panikle bekle, vazgeçerken bekle.
Plan yap bekle, hayal kur bekle.
Değişsin diye bekle, dönüşsün diye bekle.
Bir bekle, iki bekle.
Hayat geçsin önünden geçip gitsin, sen bekle.
~
Icarus


“Çok şey istemedik ki biz hayattan!
Azıcık vefa sevdiklerimizden,
Biraz hal hatır dostlarımızdan ,
Bir de huzur en yakınımızdan.
Üstünü zaten tamamlıyor,
Sabahlar ve kuşlar...”
İnan Durak Taş


bu da burada dursun 😊



....Mükemmel bir hayatım yok...
Mükemmel bir kişiligimde.
Hatasız, yanlışsız falan.
Öyle çok güçlü biri de değilim her zorluğa karşı koyan, yılmayan.
Korkularım da var caresizliklerim de....
"Kahraman" değilim zaten ben de...
ama konserve kapaklarını açabilirim evde...
Tuzu Uzatır mısın Hayat


Güneşli bir günde yağmur 😊


“Ben çiçeklerin samimiyetine inanıyorum.
İster tenekeye ekin,
İster en pahalı saksılara
Emeğiniz kadar güzelleşiyorlar…”
Nazım Hikmet


Erkekler güzel buldukları kadınları severler....
Hiçbir erkek bir kadına "karakteri güzel" diye ilk adımı atmaz.
İstisnalar varsa alınganlık yapmasın, ben rastlamadım.
Kadınlarda ise durum farklıdır, onlar karakterini sevdikleri erkekleri yakışıklı ve çekici bulurlar.
Fiziksel çekim dediğimiz şey sadece bir ilişkiyi başlatmak için yeterli olabilir, sürdürmek için değil.
Ne demiş Rumi;
“İnsanı gördüklerinden ibaret sayma
Göremediklerinde ara.
İçidir hakikatın resmi,
Dışı sadece manzara...”
Güzin Yeğin


"Güzel insanları seviyorum ben.
Hani en çok huyu suyu güzel olanları.
Kendini ve haddini bilen, elindekine güvenip kimseyi küçümsemeyen, espriyi sevse de ağırlığı ile bilinenleri.
Hedef gözetmeden sevebilenlere ısınıyor kanım.
Çaresizliklerinde çare üretenlerle dost olabiliyorum.
Tutkulu görüşleri olanlara hayranım bir de.
Menfaatleri için ilkelerinden dönmeyen.
Döneni de insandan bilmeyenlere akıyor yüreğim.
Gücünü zekası ve samimiyetiyle birleştirebilen herkese aşığım.
Aklını kullanamayan ve kalbinin yerini unutmuş birinin, mesleğiyle, göz rengiyle ve kıyafetiyle hiç ilgilenmiyorum.
Duygulara gelince,
insanlar şiir okusunlar yeter..."
Ayla İzgi


Uzun zamandır kafama takılan birşey üzerine yazasım geldi..Aslında fikir sorasım geldi.Seviyorum bu yüzleşmeleri..
Erkekler kadınların maddiyatçiliği, para düskünlüğü ve açgozlulugunden çok sikayet ediyor..
Parası olmayan bir adamın şansı olmadığini savunuyor çoğu...
Bu konuda yazmam oldukça zor çogunlukla tam tersini yaşamış bir kadın olarak..
Ama gunumuzde tam tersi de cok yasaniyor..
Ama şunu düşünüyorum..
Kadını ruhen doyurmuyorsan
Kadına dokunmayı bilmiyorsan
Kadına sevildiğini hissettirmiyorsan
Kadını hep birileri ile yedekliyorsan
Kadını aşağılıyorsan
Kadını beğendiğini söylemiyorsan
Kadına sevgini hareketlerin ile göstermiyorsan
Kadın sanki bu boşlukları madem bunlar yok bari para olsunla mı değiştiriyor acaba?
Yoksa kadının kolaya kacma çabası mi?
Kadın para ile bedel mi ödetiyor alt bilincinde?
Gençliginde buna hiç aldırmadan sevmiş ama bunun karşiliğinda aldatılma vs gibi hayalkırıkları yasadiği için artık değer listesini tepetaklak etmesi mi?
Sevmiyorlar bari yaşatsinlar, gezeyim tozayim, günümü gün edeyim sevdasi mi?
Ya da gorgusuz doymaz bir kadin olmasi mi?
Bilemedim..
Siz söyleyin...
Dilvin Tekson


Usul usul damıtıyorum kendimi.
Yersiz öfkelerden, hırslardan, kaygılardan…
Biliyorum artık yaşamın içinden geçmek başka bir şey.
Ona kulak vermek başka.
Hayatımın ve yüreğimin içinde kibirle saltanat sürenlerin artık gitme vakti. Hak etmeyeni gereğinden fazla barındırmayan tek yer yürektir. Her şey aslına döner.
Gereksiz gurura son!..
Saygının da sevginin de bir gün karşılığını verir hayat.
Sadece gururun fazla karşılığı yoktur bu hayatta.
Başköşeme samimiyet ve iyilik yerleşti uzun zaman önce.
Saçlarından, gözlerinden ve hatta ellerinden samimiyet akan insanlar var artık hayatımda…
Baktığımda berrak bir su gibi gözlerinin dibini gördüğüm.
Samimiyet; sevginin en güzel dilidir.
Ne çok mutlu ne çok mutsuz olmak umurunda artık.
Mutsuzluğun da bir onuru, gururu vardır.
Başınıza geldiğinde onu kabullenecek bir cesaret ve olgunluk bekler.
İnsan ne yaşamış olursa olsun, her şey olacağına varıyor.
‘Herkes kötü‘ yaygaram da bitti çoktandır.
İçimdeki kötülükle mücadele etmek, dışımdaki kötülükle mücadele etmekten çok daha zordur. Bu savaşı kazanmanın tek yolu ise kendimi iyi tanımaktan geçer.
Bazı şeylerin kıymetini her zamankinden iyi biliyorum.
Sağlıkla kalktığım bir sabahın, tadına vararak yediğim bir yemeğin ve uzun kış gecelerinde dostlarla yaptığım sohbetlerin.
Sık sık gözlerimi yıkıyorum bu aralar.
Dünyayı daha berrak ve parlak görebilmek için…
Hayat o kadar da kirli ve karmaşık değilmiş aslında.
Bu hayatı artık sadece ‘KENDİM‘ için yaşıyorum.
‘Başkaları ne der‘ diye değil… Kendimi ispatlamak için de değil.
Artık zamanı geldiği için…
Serpil CİRİTCİ





Gece, müzik, şarap ve ben
Daha ilk yudumda sen
Şairin kulakları çınlasın!
Nasıl güzelim, nasıl çiçeğim bilsen!
~
Birhan Eroğlu


Ben deli bir kadınım.
Hep olmazlardadır aklım.
Bakmadan su gibi akıp giden yıllara…
Yaşlanmam, meydan okurum zamana.
Ben deli bir kadınım.
Hep olmazlardadır aklım.
Kör bir inatla inanırım umuda…
Düşerim, düştüğüm uçurumun kıyısından
Tutunurum hayata.
Ben deli bir kadınım.
Hep olmazlardadır aklım.
Gün gelir, ellerimle örerim etrafımdaki duvarı…
Gün gelir, bir pire için yakarım ısındığım yorganı.
Aşk dersen…
Hep aynı…
Onyedi yaşımın heyecanı.
Dedim ya;
Ben deli bir kadınım.
Kimseyle ilgisi olmaz yaşadığımın.
Mutluluğumu da mutsuzluğumu da
Kendim yaratırım.
~
Birhan Eroğlu



İnsafa gelirmisin lütfen
Ben orada bekliyorum seni ...
/..
Mesela seninleyken
Rötarsız uçuşlarım olmalı aşka dair
Toplanıp takım taklavat gelişlerim
Bana işaret etsen yeter
Birde konacağım yeri göster
Ben tepetaplak ineyim geleceğine . . .
E.Kryl




