
Hayal kuruyoruz..
Yıkıyoruz yenisi kuruyoruz
sonra birdaha aynı zırvalıklar
bu döngü hep devam ediyor
sonra günün birinde arkana dönüp bakıyorsun ki hep yalnız kalmışsın.
yalnız bırakılmışsın. ne için. kim için.
nelerden vazgeçmişsin. topluyorsun.
çıkarıyorsun ama bir tane “sen” yapmıyor. inancını yitiriyorsun. en çok o koyuyor. plastik top peşinde saatlerce koşan çocuklardık lan. patlayınca eve gider gizliden ağlardık. büyüdük güya. adam olduk. adam oldukta beceremedik çocuk kalmayı.
şimdi kendimize sığınacak limanlar arıyoruz. medet umuyoruz. umuyoruz.
cümle içinde umuyoruz. haykırarak umuyoruz. türkü söyleyerek ve şiir okuyarak.
günler gidiyor.
aylar gidiyor.
zaman gidiyor...

Ne var ki imla düşüklüğünden tat alıyorum. İfade düşüklüklerini bile bile olduğu gibi bıraktığımda oluyor. Nasıl olsa mükemmel değiller, olmaları da gerekmiyor.

önce kolunu kanadını kırıp sonra "niçin uçamıyorsun?" diye hesap sormak zalimlikte firavuna taş çıkartmaktır.

Gemiler battı diye acırmı denizin canı ? .. Ben biliyorum ama sen yinede Anlat ...😏

Kendime sorduğum bilmecenin cevabı kim ?


"Ah ,Sevilmiş olduğunu bilmenin O ilahi mutluluğu her acıyı nasıl da tatlı kılıyor !"

Bazen bir yudum nefes ,bir ömre bedeldir ..

İnsanların kalpleriyle oynuyorlar ."Sonra da "ALLAH"tan gönül rahatlığı diliyorlar ..

Bir "neyse"ye sıkıştırırsın söylemek istediklerini ..söylesen de sonuç yine başka bir "neyse"ye varacaktır zaten ..Neyse iyi geceler ..

Elvedadan fazlasıyız Vesselam ..