
Hakkında Böylelikle başlar.
Artık yaşamın kıyısına geldim.Yaşam;ucu görülmeyen bir uçurum gibi değil midir?
Sonsuz sanırsın,ucunu bir türlü göremezsin.Ne zaman ki umutların tükenir,işte o zaman yaşamak sana anlamsız gelir.
Uçurumun dibine gelirsin,umudun kalmamıştır,yarınlar artık sana anlamsızdır,çok uzaktır.
Yaşamın kıyısında olduğun zaman geçmişini hatırlarsın.film gibi gelir sana o an her şey.
Tabii ki bu arada artıların,eksilerin olmuştur.Bu günlere nasıl geldim ben dersin.
Bu yaşamda kalmak mutluluktur.
Peki mutluluk nedir?
Konuşmak isteyip konuşamadıkların mıdır?
Boğazında düğümlenen sözcükleri haykıramamak mıdır?
Haykırsam ‘’sesim duyulmaz ‘’misali hayal kırıklığı mıdır?Ya da haykıramayıp içine attıkların mıdır?
Ama şunu unutma ki;içine atmak susmayı kabullenmektir.
O zaman mutluluk susmak mıdır?Peki ya sustuklarınla sen mutlu olabilir misin?Sustukların dile geldiği zaman anlaşılamayacağından çekinip haykırışlarını duyamamak mıdır?
Unutma ki;senin sustuklarınla da mutlu olanlar vardır.Belki de senin mutluluğun bu sustuklarınla sınırlıdır.Ama karşındakilerin mutluluğu senin elini kolunu bağlıyorsa ve gerçekten onlar ‘’daha çok hak etti’’diyeceksen susmalısın.
Susmalı ama nereye kadar.İşte o yaşadıklarınla mutlu olduysan ve sonu hüsranlı bir depremle bittiyse sende susarak mutlu olacaksın.Ya da kendini kandırarak yaşamaya devam edeceksin.
Yaşamın kıyısına geldiğin zaman duraklayıp karar vereceksin...
Ya yoluna susarak devam edeceksin,
Ya da kıyıdaki yerini boşaltacaksın.
Herkese mutlu kıyılar.