

Bu aralar hep kendime suçüstüyüm. İslah olmaz bir özlemim ve korkak bir mantığım var. tek dinginliğim kelimelerim; koklayıp koklayıp saklıyorum hafızama... Arşivimde acılarım var benim rutubetli; güneşe serip kuruttuğum. Tozunu alıp halı altında biriktirdiğim hatalarım. Ve ''sus'' ların kucağında cocuk masumu yüzüm ve kül rengi günahlarım...


Aynı pencereden hayata baktığım çok insan olmadı yanımda. Farklıydık insanlarla onların çıkarları vardı, benimse doğrularım ve hayatımın olmazsa olmazları... Mesela hiç sevmedim yalanı hal böyleyken yalanlar duyunca değerde veremiyorsun bazılarına... Değer dedikleri keza ağaçta yetişmiyor sonuçta herkese veremezsin ki, bakkaldan alınmıyor bu meret gazoz kapaklarıyla.


