
’Ben gidiyorum!’’
Yalancı bahara bırak yarınlarını ve seni sabahlara dek ağlatan ne varsa hepsini inkar et.Dönülmez yollar yoktur bilirsin.Yine bilirsin ki dönüşün geç kalmışlığında saklıdır dönülmezlik.
Dinle son sözlerini kararan yüreğimin… Öncekiler gibi yapacak kül tablasına gömdüğüm hayatları düşünüp pişman olacağım… Yüreği avucundakiler zaferi yaşayamaz… Yolunu yolsuz olanlardan seçki dönmek kolay olmasın bulmak yani. Hatıraları emanet bırakma gece vakitlerine. Saatler şafak kadar bile sadık değildir.
Bak bu kaçıncı; dönülmez olduğunu zannettiği yollardan dönen… Sen kal… Ben gitmeliyim; gitmeye hakkı olanlar arasından. Çünkü en büyük lafları ben ettim
En tutulmayacak sözleri ben söyledim… Tövbe günahkarlar içindir. Sancıların kefareti olamaz hiçbir zaman, Tut ki; hiç kimse aldanmadı benim kadar; hiç kimse kaybettiği güzelliklere ağlayamadı. Say ki; maviye tutkun olan bir benim, bir benim mavide eriten akşamları. Haklı görünen kim varsa hakkım var üzerinde.
Haksız olanları geç, gidemeyenleri, dönemeyenleri sil-at hayatından en haklı olan sensin ve bir senin hakkın var üzerimde… Ve ben döndüğümde bulamayacağımı bildiğim halde gidebilecek kadar güçlüysem saygı duy. Saygı duy emanet bir yürek taşıyan kim varsa bedeninde. Her şey bittiği yerden başlar demiyorum Bitmeyen şeylerin başlangıcı zaten olmaz.
Sana kaçışın bir kurtuluş olmadığını da söylemiştim ama kaçmak zorundayım… Sen ki o kadar doğru bir limandın ki bu fırtınalı denizde, ben becerip sığınamadım saçaklarına.
Tarifsiz acıların kahramanı sevgilim benim.
Nasıl ayrıldıysak her şey aynısı sadece geceler çok daha uzun ve yollar sonuna ekli sonsuzun. Hakkını helal et...