
Eğitim yalnızca bilgi aktarmak değildir; bir milletin geleceğini inşa etmektir. Bu nedenle çocuklar, eğitim yuvalarında öncelikle ahlakı, dürüstlüğü ve insan olmanın erdemini öğrenmelidir. Şerefli ve onurlu bir hayatın değeri, daha kalem tutmadan önce zihinlerine ve yüreklerine işlenmelidir. Çünkü karakteri inşa edilmemiş bir bireye verilen bilgi, toplum için faydadan çok zarar getirebilir.
Okullar; şiddetin değil, saygının öğretildiği yerler olmalıdır. Çocuklara öfke yerine sabır, nefret yerine empati, zorbalık yerine merhamet öğretilmelidir. Birbirine saygı duyan, farklılıklara tahammül edebilen, vicdan sahibi bireyler yetiştirmek; eğitimin en temel görevidir.
Aynı zamanda çocuklar ideolojik kalıpların içine hapsedilmemeli, düşünce dünyaları baskı altına alınmamalıdır. Özgür düşünen, sorgulayan ama saygıyı elden bırakmayan bireyler yetiştirmek esastır. Eğitim, bir yönlendirme değil; bir aydınlatma süreci olmalıdır.
Çalışkanlık, disiplin, çağdaşlık ve medeniyet bilinci çocuklara küçük yaşta kazandırılmalıdır. Ancak bu temeller sağlam atıldıktan sonra ilim, fen ve teknoloji eğitimi gerçek anlamda değer kazanır. Çünkü karakterle desteklenmeyen bilgi, eksik ve tehlikelidir.
Son iki gün içerisinde Urfa ve Maraş’ta yaşanan okul saldırıları, bu gerçeği acı bir şekilde bir kez daha gözler önüne sermiştir. Eğitim yuvalarında yaşanan bu olaylar sonucunda hayatını kaybeden ve yaralanan çocuklarımız, aslında ihmal edilen değerler eğitiminin bir sonucudur. Bu olaylar bize şunu açıkça göstermektedir: Okullar yalnızca akademik başarı merkezleri değil, aynı zamanda insan yetiştirme kurumlarıdır.
Artık çok net bir şekilde görülmelidir ki; güçlü bir toplumun temeli, karakterli bireylerdir. Eğer biz çocuklarımıza önce insan olmayı öğretemezsek, verdiğimiz hiçbir eğitim kalıcı ve yeterli olmayacaktır.
Geleceği kurtarmak istiyorsak, önce vicdanı, ahlakı ve insanlığı kurtarmalıyız.
Comments