
Beton duvarlar, tahtasından çürümüş kapılar
Açılmaz tene takılır, Yırtar acımaz
Bir kız çocuğunun gülüşündedir masumluk
İhanet ,bozgunculuk aranmaz
Ben arar bulurum acısını
Kahpe sapanlar vurmuş kuşları vakitsiz
İçimin göğünde…
Devrik , soluk bir düş yoncasıdır elimde zaman
Yıkmış üzerime üzerime bulutsuz gökyüzünü
Ben bulurum ayağından asılmış umutları,
Taşırım sabahlardan azar azar geceye,
Kara kervanlar iner şafağından sabahın,
Sonra gün batımından çıkar gecenin tepesine,
Yürür içimde yorgunluğum, kervan yolundan,
Dinlenmez , dinlendirmez soluk kesmez,
Bir çamur kıvamında suskunluğum,
Öyle pislik öyle görüntüsü kirli , leş
Ciddiyet aranmaz ahmakçadır, bozgun eyler
Sürer ,karartır kan güllerini yoncalardan.
Sevmelerimiz olur susmamızdan fazla,
Sevmelerimiz diyorum hani bir umut,
Bir yeşertidir bataklığında hayatın, güldürür
İdam sehpası kurulu suratlarımızdan açar,
Umut saçar geleceğimize , belki deriz …
Belki gene de oldururuz olmazları.
Kurşun işlemez , bıçak kesmez umudumuzu,
Hani satmışızdır çok önceden ucuza,
Vurmuşuzdur tekmeyi alçaklığa, adiliğe,
Celladına , zalimine eyvallah etmişizdir,
Yıkmaz öyle hain tekmeleri, küfürleri,
Gülmüşüzdür inadına eceli çağırarak,
Umudumuz olur leş kargası zaman,
Gene umudu ecelden ayırarak…

Yorumlar