• Ahmet

    Sessiz bir sevdadır “Gelincik”

    Ben gelincik çiçeğine sevdalıyım.

    En umulmadık yerinde toprağın,

    filizlenerek birkaç günlüğüne de olsa,

    gözümüzü kırmızıya boyayan,

    ne ekilen, ne biçilen...

    Hasadı olmayan,

    tüm umursamazlığına karşın,

    fark edilmekten hoşlandığı

    her halinden belli.

    Ama koparıldığında,

    suni teneffüs için icat edilmiş vazolarda yaşamayı

    ölümü göze alarak reddeden o narin gelini

    dağ eteklerinin, hırçın kaya diplerinin

    davetsiz konuğu.

    Doğası gereği

    bana hep "muhalif"miş gibi gelir gelincik.

    Hani "beni böyle sev" dercesine mağrur,

    boy verdiği toprağına bile

    eyvallahı olmayan tavrını

    kıskanmamak elde değil.

    Bu yüzden alınıp satılmıyor çiçekçilerde,

    ondandır yarendir yolcuya.

    Yerinde güzeldir

    ve "olması gerekeni" anlatır,

    anlamak isteyene.

    Suskun görünür, asla eğilmez.

    Boynunu eğmesi beklentilerinden değil,

    saygıdandır çağdaşlarına.

    Kimsenin onu anlamasını beklemez.

    Gelincik için en büyük düşman

    karanlık olsa gerek.

    Kelebeklerin bile incitmek istemeyeceği kadar

    naif yaprakları,

    güneşi ve gülümsemeleri sever.

    Hiçbir yere dönmeden yüzünü,

    kendince mağrur bir ölümü seçer.

    Bir gün daha yaşamak için,

    müsaade etmez toprağından koparılmaya,

    kendi gibi göçüp gider.

    Tayfun TALİPOĞLU Saygıyla