
Bir kadını anlamak, bir şarabı tatmak gibidir aslında.
Dünüyle, bugünüyle, yarınıyla. Sizde bıraktığı, bırakacağı tatları sevmek, yeniden onu içebilmek arzusuyla yanıp tutuşmak gibidir. Sarhoşun hep bir bahanesi vardır içmek için. O hüzünlense de içer, sevinse de...
Ama, aşığın bahanesi olmaz. Amacı mutlu olmaktır sevdiği ile... Öyleyse, değer vereceksiniz sevdiğiniz kadına. Yüreğine dokunacaksınız, saçına dokunmadan önce... Yüreğine dokundu iseniz bir kadının, işte o vakit en lezzetli şarabı tatmışsınız demektir...!
Nazım Hikmet RAN
