
Zaman ağır işliyor; Hani çiçeklerin kokusu, kuş sesleri, ayıpsız sevişmeler, ekmek tadı, hani tanrılar, alfabeler..
Zaman ağır işliyor; Ve baba gibi adamlar ile anne kokulu kadınlar dirhem dirhem ölüyorlar.
Geceler upuzun, günler günah, isimler yazık kalıyorlar.
Bir pencerenin dışı içeride ki yalnızlığı anlatmak içindir bazen...
Bazen bir pencerenin önü ve bir pencerenin ardı arasında ki farktır bütün kederin. Öldü benim Babam bir pencerenin önünde, bir pencerenin ardında öldü benim Babam. Bir anda büyümüş buldum kendimi.
Kırıldı çocukluğumun pencere camları;
bu üşümek, şu boşluk, o beter eksiklik bana bir'az da Babam'dan yadiğar kaldı.
...
Mansur Başusta
