• Mehmet

    Garson: Efendim, sizleri burada görmek büyük mutluluk!

    Cemal Süreya: Kim istemez ki mutlu olmayı? Ama mutsuzluğa da var mısın?

    Garson: Anlamadım efendim?

    Can Yücel: Geldiğin kadar değil, göründüğün kadar mutlusun ve sakın unutma; gittiğin kadar değil, hak ettiğin kadar unutulursun…

    Garson: Anlıyorum efendim… Neyse, ne alırdınız?

    Nilgün Marmara: Sen ne getirdin bana çocukluğundan?

    Garson: Çocukluğumdan mı? Siz ne isterseniz mutfaktan onu getireceğim işte.

    Edip Cansever: Bu aralar ellerim hep üşür benim. Doktor ‘kansızlık’ der, ben ‘sensizlik’ derim.

    Nilgün Marmara: Üşümüşüm, düşlerimin üzeri açıktı.

    Garson : Ekrem klimayı aç oradan, çattık ya!

    Tomris Uyar: Bazen sessiz kalmak, kırıldığını göstermenin en iyi yoludur.

    Garson: Estağfurullah efendim, ne kırılması, bugün kötü bir gün sanırım benim için.

    Yaşar Kemal: Gülümse karamsarları şaşırt, gülümse güller açsın yüzünde, gülümsemenle yayılsın ışık, dünyayı ısıtmasan da güneş gibi çevreni ısıt.

    Garson: Ekrem klimayı kapat, gülümsüyorum...

    Mehmet

Comentários