
Doğuyoruz, yaşıyoruz, yaşanmışlıklar biriktiriyoruz ve bunları birer "anı" diyerek basitleştiriyorlar. Yaşımızı sorguluyorlar. İki, üç, beş, vs. Sanki bunların birer anlamları varmışcasina. Okuyorsun, çabalıyorsun, gece gündüz derslerine çalışıyorsun, bitirmek için ömründen bir kısım harcıyorsun, hayaller kuruyorsun, belirli bir düzeyde eğitim görüyorsun, mutlu oluyorsun başardım diye ve sorguluyorlar. Sanki her şey kaliteli bir kağıda basılmış diplomadan ibaretmişcesine. İş arıyorsun, zorluk çekiyor, parasız kalıyorsun, baskılara maruz kalıyorsun, hayal ediyorsun, hedef koyuyorsun önüne, binlerce haksızlıklar içerisinde yine de dişinu tırnağına takıyorsun, bir iş buluyorsun ve mutlu oluyorsun çünkü senin hayatını kimse bilmiyor. Yaşantını bilmiyorlar işte. Sorguluyorlar. Alay ediyorlar maddiyatın lafını ediyorlar.
Aptallar işte. Tamamen aptallaşıyor ve acizleşiyorlar. Ancak pencerelerinden her şey yaş, diploma ve darphanede basılmış bir kaç banknot. Hayatı sevememişler ve sevmene de müsade etmiyorlar.
Bir insan seviyorsun. Bir yani seni besliyor, göremediğin ve çok daha büyük olan bir yanı ölmeni bekliyor.
Ne kadar iyi olursan insanlar seni o kadar aptal ve kolay zannediyor.
Gülüyorsun, "böyle şeyler olur" diyorsun ve devam ediyorsun.
Bir insanın bir noktaya gelinceye kadar ne zorluklar çektiğini ve ne denli yaşanmışlıkları olduğunu bilmeden üzerine geliyorlar. Sağlam durmaya çalışıyorsun diye umursamıyor zannediyorlar. İki damla yaş düşmedi diye her şeye gülersin zannediyorlar. Gün yüzüyle gözleri gülenlerin mehtap eşliğinde hatta mehtapsız gecelerde ne denli iç hesaplaşmalara düştüğünü ve can çekiştiğini bilmiyorlar.
Bir insanın senden büyük yada küçük olmasını yaş ile, akıllı ve zeki olmasını kaliteli kağıda basılı üniversite logosu taşıyan diploma parçası ile, zenginliğini ise hesaplarındaki yanyana gelmiş rakamların basamak değerleriyle ölçüyorlar.
Yaşamanın güzelliğini anlayamayan "insanlar" insanlığımızı alıyorlar. Ruhlarımıza zincirler vuruyorlar ve git gide bizleri insan zannettiklerimiz, insan olanlardan uzaklaştırıyorlar. Umarım bir gün, gerçek anlamda önemli olan şeyleri bilenler ile karşılaşırız, umarım bir gün gerçekten yaşam özümüz olan ruhumuzu besleyen birilerini buluruz...

Comments