
Hastahane koridorları gibidir bazı sabahlar. Soluk renklerin arasında; tarifsiz kendine has bir koku, kırık dökük bir kalabalık, kırık dökük kalabalıkta; kırıla döküle beklemek. Babasının kokusunu kaybetmeyen, bilmeyebilir bunu.
Sanki; hep aynı tekrarın içinde, her defasında kendimize daha çok yabancılaşmak, ve her defasında kendimizden daha çok uzaklaşmak için uyanıyoruz. Yüzümüzü, uyandığımız her sabah, yıkamaktan çok ; suya yıkmak ya da su ile kazımak istiyor gibiyiz, her defasında.
.........
Kuşlara yazılı ve yazılacak,
kuşlardan çok şiir var sevgilim.
Bu sabah;
Kuşlara ekmek bırak şiiri yazdım,
bende sana.
Sevgilim,
kuşlara,
ekmek bırak...
...
